Advert
Poşete girmeyelim, ülkeyi germeyelim!
Mustafa Karaman

Poşete girmeyelim, ülkeyi germeyelim!

Doğada çözünmesi mümkün olmayan kimyasal içerikli ürünleri en çok kullanan ülkeler sıralamasında neredeyiz?
Plastik, ucuz bir materyal. Bundan dolayı her yerde kullanılabiliyor.
Doğada 1000 yıl çözünmeden kalıyor ve kimyasal içeriği dolayısıyla bin yıl zehir saçıyor.
 
Yeni yılda poşet kanununun yürürlüğe girmesiyle başlayan tartışmanın bir boyutuna biz de katılalım.
Öncelikle şunu belirtelim, bir kaliteci olarak bu kanunu destekliyor ama yeterli bulmuyoruz.
Niye?
Zincir marketlerde yasak, bakkalda, kasapta, manavda, fırında, diğer satış noktalarında serbest!..
Bu doğru değildir.
Sadece zincir marketlerde uygulanması doğru değildir. Her alanda bu konu kanun kapsamına alınmalı ve plastik türevlerinin tamamı hayatımızdan çıkarılmalı veya en aza indirmenin yollarını aramalıyız.
Pet şişeler 400 yıl, plastik tabaklar 500 yıl doğada zehir saçıyor.
Yasaktan ziyade çözüm, geri dönüşüm zincirini harekete geçirerek bu konuda toplumsal bilincin oluşması sağlanmalıdır.
 
Tartışma konusu olan poşetlerin standartlara uygunluğunu kimse tartışmıyor!
Sahi, bu poşetler, ambalaj standartlarına uygun mu?
Piyasada TSE belgeli poşet var mı?
Avrupa Standardizasyon Komitesi (CEN) tarafından oluşturulan ve CEN üyesi olan TSE tarafından yayınlanan;
TS EN 13427, TS EN 13428,TS EN 13429, TS EN13430, TS EN 13431,        TS EN 13432 standartları hakkında, imalatçılar ne denli bilgi sahibidir? 
 
Her yıl TSE tarafından yapılan ‘ambalaj yarışmasına’ tüm ambalaj imalatçıları katılmakta mıdır?
Ambalaj Sanayicileri Derneği’ne üye olamayan diğer imalatçıların kalite boyutu inceleniyor mu?
Meseleye sadece "25 kuruşa satılan poşet" olarak bakmak doğru değildir. Plastik türevlerinin kullanımı zararlıdır ve bu konuda gerekli önlemler daha detaylı bir şekilde alınmalıdır.
Ve meseleye standartlar açısından yaklaşılmalıdır.
Çevre korunacaksa, kalite ihmal edilmeyecek!
Velhasıl, poşete girmeyelim, ülkeyi germeyelim!


Doğalken özeldik
Fotoğraftaki değirmen; bu toprakların ilk üretim tesisi...
Girdi doğal, çıktı doğal.
Kullanılan hiçbir kimyasal yok.
Enerji doğal.
Çevre kirliliği yok.
 
Mısır giriyor, mısır unu çıkıyor.
Buğday giriyor, buğday unu çıkıyor.
Bugün Endüstri 4.0 hedefleniyor ve tüm hedefler yüzyıllar önce olduğu gibi, DOĞALLIĞA yönelmiş bulunuyor.
Önce, dünyayı kirlettik, hep birlikte zehirlendik!
Şimdi, dünyayı temizleyip, zehirlenmeyi engellemeye, doğal olmaya çalışıyoruz.
Sanayileşirken, önce doğallığımızı kaybettik, sonra çevremizi kirlettik.
Ve maalesef, hep birlikte dünyayı mahvettik...


***
Temiz olmak lazım

Fotoğrafa bakalım, ne görüyoruz?
Bir tarafta temiz insan, diğer tarafta pis insan, tercihiniz hangisi?
Sahi, siz hangisisiniz?


Pikniğe gittiniz, pisliğinizi ortamda bırakıyorsanız, çöpleri etrafa saçıyorsanız, doğayı kirletiyorsanız, görüntü ve ses kirliliğini oluşturuyorsanız, çöplerinizi ayrıştırmıyorsanız, bilgili, bilinçli, duyarlı, duygulu değilseniz, FOTOĞRAFIN SOL YANI SİZSİNİZ!
 
Poşet 25 kuruş olmuş, bedava olmuş, kalitesiz olmuş, sizin için fark etmez ki, çünkü siz PİSSİNİZ!
Çok iyi bir meslek sahibi olmak, çok para kazanmak, zengin olmak değil mesele!
Mesele, temiz bir insan olmakta!
Almanya'dayım...
Geziyoruz, caddeler, sokaklar pırıl pırıl, tertemiz...
Bunları düşünürken, Berlin'de başka bir bölgeye geçtik ve çevreyi görünce, yanımdaki arkadaşa dedim ki;
"Bu bölgede fazla Alman yaşamıyor herhalde!"
"Nereden anladın!" dedi...
Sadece çevreye bakmıştım.
Her taraf sigara izmariti ve yerlere saçılmış çöpler vardı!
Ve o zaman öğrenmiştim, Almanya'da marketlerde verilen poşetler bedava değildi.
"Temizlik imandandır" diyen bir dinin mensuplarına, yukarıdaki fotoğrafın sol tarafı yakışmıyor diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Not: "Bedeli ödenerek satın alınan poşetler üzerinde reklam olmamalı." Bu görüşü biz de destekliyoruz...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500