Advert
İki elma ile üç armut 'beş' etmez

İki elma ile üç armut 'beş' etmez

İçişleri Bakanı Efkan Ala, Bursa'da gerçekleştirdiği huzurevi ziyaretinde "Eskiden bir buzdolabı almak için 5 emekli maaşı lazımdı. Şimdi bir emekli maaşı ile 1 buçuk buzdolabı alınabiliyor. Aradaki fark uçuyor ama biz bunu yeterli bulmuyoruz" diyerek 1970’ler de elma ile armut’ u toplayıp, ardından rakamları yuvarlayıp siyaseten bir konuşma yaptı. Ekonomik formasyon almadığını düşündüğüm Ala’nın bu açıklaması, bursa gibi üretim kentinde çok doğru ve mantıklı olmadı.

Üretim kriterlerininve teknolojilerinin el işçiliğinden,  robotlara kadar geliştiği bir sisteme gelirken bu gün bir saatte üretilen otomobil sayısına, haftada üretilen otomobil sayısından geldik. O nedenledir ki; birim maliyetlerdeki işçilik oranı düştükçe ürün fiyatları gerilemiştir. Bir standart yerli otomobil ile ortalama bir dairenin birebir takas edildiği dönemleri de yaşadık. Bugün mütevazi bir daire almak için 3-5 standart otomobil parası yetmiyor.

 

Ben Efkan Ala Bakanın konuşmasını içerik olarak dolu bulmamakla beraber siyasetçidir, o anda öyle demek gereği duymuştur diye anlayışla karşılarım ama sendikaların, muhalefetin bu ucu açık ve eleştiriye müstahak açıklamaya, tepki gelmemesini hayretle karşıladım.

 

Kıt aklımla küçük bir çeyrek altın hesabı yaptım. 2002 den günümüze asgari ücretin “bugün”satın alması gereken çeyrek altın adedi 13,5 olarak karşıma dikiliverdi. Bu da yaklaşık 2.700 Türk Lirası ediyor. Yani asgari ücretin refahı üzerine yorumlar laf-ı güzaftır.

 

Ben asgari ücret konusunu dönemin Çalışma Bakanı Faruk Çelik’e Çelik Palas İŞKUR toplantısında sorduğumda aldığı yanıt bu güne kadar aldığım en güzel asgari ücret yanıtı olmuştu. Siz neden bu kadar cimrisiniz biraz daha artırıverin dedim. O’da Biz hükümet olarak işverene, işçine asgari ücret öde demiyoruz. En az bu kadar ödemek zorundasın diyoruz. Bu alt sınırı koymasak 500 liraya adam çalıştıracak işverenler var.”demişti.

O gün bugün asgari ücreti konu ya da soru konusu bile etmedim. İşçi temsilcileri sendika ağalığı ya da iktidar yalakalığıyapacaklarına masaya otursunlar ve işverenle bu ömür boyu bitmeyecek çelişkiyi çözmek için kafa yorsunlar diye düşünüyorum.

 

Siyasetçi elbette konuşur. Konuşmalıdır da ama ne diyeceğinden daha önemlisi ne demeyeceğini bilmesidir. Danışmanlar bunun için vardır.

Bursa’nın ilk bilgisayarla tanıştığı yıllar 1980’lerdir. İntam 101 iş merkezinin 5’nci katına çerçeveler sökülerek her biri kule vinçle kaldırılıp 6 adet bilgisayar ile sadece stok tutuluyor ve işçi bordroları yapılıyordu. O zaman SEBİM A.Ş. ye yatırım maliyetini sorduğumda 100 binlerce dolardan bahsetmişti. Bugün ise cebimizde taşıdığımız 600 dolarlık bilgisayarla hem muhabbet ediyoruz, hem de dünyayı avucumuzda oynatıyoruz.

 

İnsan ne diyeceğine dikkat etmelidir. Hele ki makam üzerinden söylendiyse etiketi ömür boyunca yapışır kalır.

 

İki elma ile üç armut toplandığında yine iki elma ile üç armut olur “beş” etmez.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500