Advert
Bu gidiş, gidiş değil
Mehmet Çetinkaya

Bu gidiş, gidiş değil

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2018 işgücü istatistiklerini dün açıkladı.

Türkiye genelinde 15 ve üstü yaştakilerde işsiz sayısı 2018 yılı Eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 330 bin kişi artarak 3 milyon 749 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 0,8 puanlık artış ile yüzde 11,4 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 0,7 puanlık artış ile yüzde 13,5. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 1,6 puanlık artış ile yüzde 21,6 olurken, 15-64 yaş grubunda bu oran 0,9 puanlık artış ile yüzde 11,7 olarak gerçekleşti. 

İstihdam edilenlerin sayısı 2018 yılı Eylül döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 266 bin kişi artarak 29 milyon 63 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puanlık azalış ile yüzde 47,8 oldu.

Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 264 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 531 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 19,2'si tarım, yüzde 19,6'sı sanayi, yüzde 6,9'u inşaat, yüzde 54,3'ü ise hizmet sektöründe yer aldı.

İşgücü 2018 yılı Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 598 bin kişi artarak 32 milyon 813 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,4 puan artarak yüzde 54 olarak gerçekleşti. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre; erkeklerde işgücüne katılma oranı 0,4 puanlık artışla yüzde 73,5, kadınlarda da 0,4 puanlık artışla yüzde 34,9 olarak gerçekleşti.

Eylül 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 puan azalarak yüzde 33,8 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre değişim göstermeyerek yüzde 22 oldu. 

Diğer taraftan da sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,7 azaldı.

Evet, resmi veriler ve istatistikler bu şekilde.

İşsizlikte bazen düşüş bazen artış yaşanmakta.

İşsizlik ekonomide işlerin yolunda gidip gitmediğinin en önemli göstergesidir.

Her dönemin kendine has sebepleri, gerekçeleri ve bahaneleri olur.

Geçtiğimiz aylarda dövizin aşırı değer görmesiyle piyasalar alt üst oldu.

Dengeler bozuldu. Fırsatçılar boy gösterdi. Temel gıdaların fiyatları ve tadı kaçtı.

İncecik iplerle hayatına devam eden bazı içi boş firmalar ilk rüzgârda koptular.

Birçoğu dövizi bahane ederek şahane bir şekilde konkordato ilan ettiler. Güya kendilerini korumaya aldılar ancak her firma yüzlerce dürüst firmayı iflasa mahkûm etti.

Dövizin hareketliliğinden daha çok konkordato ilan edenler piyasaya zarar verdiler.

Konkordato dövizin aşırı hareketliliğinden daha tehlikeli bir boyuta ulaştı.

Birçok kanunda güncellenmeye ihtiyaç olduğu gibi acilen konkordato kanununu da günün şartlarına göre güncellenmelidir.

Bir de işi bilen de bilmeyen de parası olan da olmayan da müteahhit piyasasına girerek inşaat sektörünün temeline dinamit koydular.

İnşaat sektörü sekteye uğrayınca birçok sektör zincirleme kazaya kurban oldu. Bu ve buna benzer sebepler işsizliği tetikledi.

Birçok işveren de kalifiye yetişmiş çalışkan insan bulmadığından dertli ve şikâyetçi.

Üniversitelerden mezun olan birçok insan yeterli eğitimi alamadığı için iş fırsatını kolay yakalayamıyor.

Ülke olarak, devlete de, hükümete de, işverenlere de, üniversitelere de, meslek okullarına da, ticaret ve sanayi odalarına da, meslek odalarına da velhasıl herkese çok iş ve sorumluluklar düşüyor.

İş bulup çalışacak iş görene de çok iş düşüyor.

Nüfus artışı oranına göre iş fırsatlarının temellerini planlayarak atmalıyız.

İhtiyaca göre ilköğretimden başlayarak kişilerin kabiliyetlerine göre meslek seçimlerine yönlendirmeliyiz.

Tarımı ihmal etmemeliyiz.

Tarım istihdam ve göç açısından önemli.

Turizm sektörünü her ilimizde alt ve üst yapısını yeniden ele alıp şahlandırmalıyız.

İşsizliğin nedenleri de belli çözümleri de belli.

Herkes üzerine düşeni yaparsa ortada sorun da kalmaz.

Görevini yapanlar elbette var ancak yaş ile kuru beraber yanıyor.

İşsizlik hepimizin ortak sorunudur.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500