Advert
Kılıçdaroğlu'na söylediğim neydi?
Gürçay Cem

Kılıçdaroğlu'na söylediğim neydi?

Hafta başında Bal-Göç yönetimi olarak TBMM ziyaretimizde parti genel başkanları, milletvekili ve parti yöneticileriyle görüşmelerde bulunduk.

Bunlardan birisi de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu idi.

Diğer görüşmelerde olduğu gibi ağırlıklı konu tabii ki yerel seçimlerdi.

CHP Genel Başkanı bu seçimlerde Büyükşehir konusunda her zamankinden daha iddialı olduklarını, kazanmak için özel gayret sarf edeceklerini, bunun için de aday olarak yüksek profilli biri ile seçime gireceklerini ve her ne kadar doğrudan isim telaffuz etmese de adaylarının Nilüfer'de her seçimi kazanmış Mustafa Bozbey olduğunu işaret etti.

Ve her ne kadar Bozbey'in Nilüfer'de kalması için değişik yerlerden destek gelse de, en son ziyaretine gelen bir grup muhtarı örnek göstererek, düşüncelerinin onun Büyükşehir’de aday gösterilme yönünde olduğunu söyledi.

Bu sözlerinin üzerine kendisine, "Sayın Genel Başkan, belki de muhtarların söyledikleri göz ardı edilmemeli.

Büyükşehir hedefi önemli ancak diğer yandan bir de gerçekler var.

Yanlış anlamayın, Mustafa Bozbey ile farklı siyasi görüşlere sahibiz ancak gerçekleri konuşmak lazım.

Nilüfer'de oturan biri olarak oradaki seçmen eğilimini iyi bilenlerdenim.

Tabii nihai kararı siz vereceksiniz ama bir de orasını kaybetme gibi bir olasılık da var.

Bunları iyi değerlendirmeniz lazım" dememin üzerine, artık hedefleri büyütmek gerektiğini, Büyükşehir yarışına iddialı isimle iddialı çıkmak istediklerini ancak diğer yandan da bu konuda henüz kesin bir kararlarının olmadığını ifade etti.

Genel başkanın yanından ayrıldığımızda konu hakkında CHP milletvekilleri Erkan Aydın, Nurhayat Kayışoğlu ve Orhan Sarıbal ile de ayaküstü bir sohbetimiz oldu.

Onlara da, herhangi bir karara varmadan önce seçmen eğilimlerini iyi araştırmaları gerektiğini söyledim.

Zira Bozbey'in dışında bir adayla Nilüfer'in, her şeye rağmen bu çok zor da görünse, olası bir kaybının çok ağır siyasi bedeli olacağını mutlaka kendileri de çok net farkındadır.

Bozbey karşıtı cephede yer alan partililer nasıl bir siyasi risk aldıklarının farkında mı acaba?

Yoksa birilerinin aşırı Bozbey'i oradan kaydırma hırsı gözlerini kör mü etti?

Çünkü şu net olarak ortada ki Bozbey hamlesi esas olarak Büyükşehir’i kazanmaktan ziyade onu o koltuktan etmek olduğu açıkça anlaşılmakta.

Muhalefetin Nilüfer'i, çok uzak bir ihtimal de olsa, kaybetmesi sadece yerel siyasetçilerin siyasi hayatlarının sona ermesi ile sonuçlanmayacak, parti genel merkezini de çok ciddi sarsacağı kesin ve hatta genel başkanın ciddi şekilde tartışılmasına neden olacaktır.

Zira iktidarın İzmir'den sonra en çok istediği en önemli belediyelerden biri Nilüfer'dir.

Ve bundan dolayı kamuoyunda, sonucu en çok merak edilen yerlerin başında doğal olarak orası gelir.

Olası bir kaybın yankısı büyük olmasının ötesinde anamuhalefet için bu alenen yıkım olur.

Oradaki nüfusun çok büyük çoğunluğu iktidar karşıtı olduğu ortadadır.

Ve orada seçim kaybedilirse bu tartışmasız ancak muhalefetin yapacağı stratejik hata sonucu mümkün olabilecek bir durumdur.

Peki diğer yandan Bozbey gerçekten yenilmez mi?

Tabii ki değil.

Bunun formülünü geçen hafta yazmıştık.

Tekrar etmeye gerek yok.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500