Advert
İyi Bayramlar… Tabii mümkünse!..

İyi Bayramlar… Tabii mümkünse!..

Bir Ramazan bayramını daha idrak ettik. Bugün Bayram. Bizleri Bayrama kavuşturan Yüce Allah’a şükür ederek, Bayrama kavuşmanın sevinç ve mutluluğunu doyasıya yaşayacakları bir bayram geçirmelerini temenni ediyorum.

Şimdi işte oruç tutan insanlarla tutmayan arasındaki fark ortadan kalktı. Oruç tutanların, sevinci mutluluğu bayrama kavuşmak, ya hiç bir zorunluluğu olmadan oruç tutmayanların sevinci mutluğu neden..?

 

Bayramlar; dini ve milli bakımdan ehemmiyeti olan, milletçe her sene kutlanan birlik ve beraberliğimizi pekiştiren gün veya günlerdir. Bayram kelimesinin çok eskilerde kullanıldığına dair elimizde bir delil yoktur. Ancak İslamiyet’ten sonra bayram manasına gelen "iyd" kullanılmıştır. Her yıl Müslümanların sevinçli neşeli günleri tekrar geldiği için böyle günlere “iyd”,  yani bayram denilmiştir.

İslamiyet’ten önce kavimler, devletler kendi inanç, örf ve adetlerine göre belli günleri kendileri için kutsal sayıp kutlamışlardır.

Bayramların toplum yapısında; birleştirici, canlandırıcı, eğitici ve mutluluk verici işler ve işlevleri olduğu görülür.

Fertleri biraraya getirir, toplum üyeleri arasındaki dayanışma bağlarını güçlendirip ortak değerleri pekiştirir. Toplumun dağınık yaşayan üyelerini biraraya getirir, toplum birliğini sağlar.Birlik ve beraberlik esasına göre oluşan toplum yapısı içinde çeşitli nedenlerle çıkan ve toplum üyeleri arasındaki uyum ve dayanışmayı zayıflatan küslük dargınlıkları ortadan kaldırır.

Dini bayramların ve özel dini günler, nevruz Hıdırellez gibi mevsimlik bayramlar küslerin barışmasını dargınlıkların sona ermesini özendirir.

Milli Bayramlar ise, toplumda canlandırıcı, geleneklerin devamını sağlayıcı inançları tazeleyici ve bu yolla değer yargılarının törelerin kökleşmesine yardım edici özelliği vardır. Milli Bayramlarda yapılan törenler, toplumun canlı bir biçimde ayakta kalmasını sağlar.

Bütün bayramlar fertler toplum hayatında toplumun gerekli kıldığı düzen bağını ve ortak değerleri paylaşma geleneğini öğreterek eğitir.

Şöyle bir geçmişe dönüp baktığımızda, o eski bayram heyecanları hissedilmiyor. Bayram deyince; birçoğumuzun aklına, çocukluğumuzda kalan o mutlu anlara dair sonsuz heyecanlarımızın zirveye ulaştığı günler geliyor şüphesiz.Geri dönüşü imkânsız hatıralar…

Ama günümüzde öyle mi?

İnsanlar eskisi kadar mutlu değil. Ülkemizde ve dünyada sorunlar gittikçe artıyor… Dertler, sorunlar, artık diz boyu değil, Gırtlağı da aştı!..Çevremizdeki komşularımıza baktığımızda şehirler viran,  cadde sokaklar kan gölü, anaların gözyaşları sel gibi.. 

Buruk bir Bayram yaşıyoruz milletçe. Daha dün İstanbul Hava Meydanı kana bulandı. Her gün Ülkemizin Güneydoğusunda kan akıyor, şehit tabutları yan yana.. Analar babalar kan ağlıyor..

Böyle bir ortamda bayram, bayram gibi nasıl kutlanılabilir ki..

Böyle bir ortamda nasıl bayram yazısı yazılabilir, bilmem ki.

“Allah şu yozlaşmış, beyini başından düşmüş, ruhu bedenini terk etmiş, Müslümanlara akıl ve sağduyu versin” temennisinde bulunurken,Mülteci- göçmen sorunu nedeniyle AB çatırdarken, Cumhurbaşkanımızın,  Türkiye’de kalmak istemeyen 3,5 milyon Suriyeliden  “isteyene vatandaşlık” hakkı verileceğini açıklamasına bilmem ne demeli?

Bizlerin bir ayağı çukurda…  Yaşananlar böyle sürüp giderse,  geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın bundan sonraki bayramları bayram gibi, bayram tadında yaşayacaklarına hiçte inanasım gelmiyor.

İyi Bayramlar…Tabii mümkünse!..

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500