Advert
Küresel rekabette neredeyiz
Mehmet Çetinkaya

Küresel rekabette neredeyiz

 

Dünya Ekonomik Forumu’nun (DEF) 2018 Küresel Rekabetçilik Raporu yayınlandı. Ülkelerin rekabet gücü sıralamalarında ilk defa bu yıl yayınlanan yeni bir endeks oldu.

Raporda, Küresel Rekabetçilik Endeksi 4.0 adı verilen endeksin temel amacı, 'bir yandan 2008 krizinin, bir yandan da 4. Sanayi Devrimi’nin harekete geçirdiği uzun dönemli dinamikleri rekabet gücü tanımına katmak ve böylece ekonomi politikaları için yeni bir kıyaslama amacını oluşturmak' şeklinde tanımlandı.

4. Sanayi Devrimi’nin dört ana kavramı olan esneklik, çeviklik, inovasyon ekosistemleri ve insan odaklı yaklaşım doğrultusunda 12 yeni bileşen kullanıldı.

Raporda vurgulanan 7 temel bulgu şu şekilde;

1.Rekabetçilik ülkeler arasında sıfır toplamlı oyun değildir. Her ülke rekabetçiliğe erişebilir.

2. Mevcut durumda ülkeler arasında rekabetçilik bakımından büyük uçurumlar vardır ve bu uçurumların daha da büyüme riski yüksektir.

3. 4. Sanayi Devrimi’nde her ekonominin rekabetçiliğe ulaşma olanağı vardır.

4. Ekonomik sıçrama yapabilmek için teknolojiyi bir kaldıraç olarak kullanabilme kabiliyeti çok sayıda ülkede sınırlı kalmıştır. Bunun temel nedeni kurumlar, altyapı ve becerilerdeki yetersizliktir.

5. İnovasyonu teşvik etmek için bütünsel stratejiler gereklidir. Birçok ülke bu stratejileri hayata geçirmekte yetersiz kalmaktadır.

6. Rekabetçiliğin temellerini güçlendirmek şoklara karşı olan direnci yükseltir.

7. Eşitlik, sürdürülebilir kalkınma ve büyüme hedeflerine ulaşabilmek için proaktif ve ileri görüşlü önderliğe ihtiyaç vardır.

2018 Küresel Rekabetçilik Raporu’nun rekabet gücü sıralamasında yer alan 140 ülke arasında ilk on sırayı bu sene ABD, Singapur, Almanya, İsviçre, Japonya, Hollanda, Hong Kong, İngiltere, İsveç ve Danimarka aldı. Geçen sene de İlk 4 sıra aynı idi. 

Türkiye ile ilgili değerlendirmede ise Türkiye’nin 2018 itibariyle, kişi başına düşen 10 bin 512 ABD dolarlık bir gelire, Türkiye’nin Gayrisafi yurt içi hasıla(GSYİH)’sının dünya toplamında yüzde 1,71’lik bir paya sahip olduğu hatırlatılmakta. 10 yıllık ortalama GSYİH büyümesi yüzde 4,8 olmuş. İşsizlik oranı yüzde 11,3 ve 5 yıllık ortalama dolaysız dış yatırım GSYİH’sının yüzde 1,5’i.

Türkiye 140 ülke arasından 61. sıraya gerilemiş. Türkiye, 2017’de 58. sırada idi.

Türkiye’nin iyi performans gösterdiği bileşenler altyapı 72,6 puan, halk sağlığı 86,2 puan ve inovasyon ekosistemi 50,6 puan. 

Türkiye’nin yüksek enflasyon ve olumsuz borç dinamikleri ile boğuştuğu vurgulanmış, ABD’nin uyguladığı ticari yaptırımların tetiklediği döviz krizinin Türkiye’nin makroekonomik ortam bileşenini olumsuz etkilediği belirtilmiş.

140 ülke arasında Türkiye olarak 2018 yılında kurumsal yapılanma da 71. sırada, alt yapıda 50. sıra, bilgi ve iletişim teknolojilerinde 71. sıra, makroekonomik ortam 116. sıra, sağlık 48. sıra, iş gücü piyasası 111. sıra, mali sistem 65. sıra ve pazar büyüklüğü 13. sıradayız bu rapora göre...

Bu rapor elbette her şeyi tam olarak gösterilip gösterilmediği tartışabiliriz. 

Türkiye’nin küresel rekabetçilik endeksini yükseltmesi için daha çok çalışmamız lazım.  Herkes üzerine düşenin fazlasını yaparak küresel rekabet gücümüzü her konuda ve her sektörde sıralamamızı azimle inançla ve sabırla yükselteceğine inancımız yüksektir.

Tabi bunun için bilim ışığında her alanda yeniden yeni bir sayfa açarak aşabiliriz. 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500