Advert
Evliya her devirde olur mu?
Mehmet Çetinkaya

Evliya her devirde olur mu?

Bu pazar da sizlere kıssadan hisse çıkaracak bir hikâye aktaracağım.

Keyifle okumanız dileğiyle.

Padişah, vezire sorar İstanbul’da evliya var mı?

-Padişahım, İstanbul evliya yatağı olarak bilinir, evliya olmaz mı hiç.

-Öyleyse bir kaç tanesini ziyaret edelim.

Tebdil-i kıyafet ile şehri dolaşmaya çıkarlar.

Kumaşçı dükkânına girip selam verirler.

Dükkân sahibi büyük bir edeple selamı alır ve müşterilerine iltifatta bulunarak hoş geldiniz, sefa geldiniz, maşallah Allah’ın ne güzel kulları var, buyurun efendim der. Vezir, biraz kumaş lazım olduğunu ve kumaş almaya geldiklerini söyler. Kumaşçı, hangisinden alacaklarını sorar.

Vezir;

-Şu topu, bu topu, o topu indir. Topların yarısından fazlasını indirir. Sonra da şundan yarım metre, bundan bir metre, ondan iki metre kes diyerek indirttiği bütün kumaş toplarını kestirir.

Kumaşçı: -Allah’ın ne güzel kulları var, ya Rabbi! Sana şükür diyerek kestiği kumaşları paket yapar, ücretlerini hesap edip miktarı yazılı olan kâğıdı vezire uzatır. Bu sefer vezir kusura bakmayın biz bunları almaktan vazgeçtik, çünkü kumaşları beğenmedik der.

Kumaşçı büyük bir teslimiyetle;

-Hay hay olur efendim, Allah’ın ne güzel kulları var, fark etmez efendim, güle güle diyerek, müşterilerini uğurlar.

Paketlenmiş kumaşlarını bir tarafa koyar.

Elinde sopasıyla;

-Karpuz karpuz, diye bağırarak karpuz satan sert mizaçlı birisini görürler.

Vezir; Padişahım, şimdi bu zattan karpuz alacağız ama hemen almayın. Karpuzları bastırın, birini alıp diğerini koyun, kolay kolay karpuz beğenemeyen bir kimse gibi uzun zaman onu meşgul edin der. Padişah aynen denileni yapar ama bir türlü karpuz almaz. Karpuzcu ise göz ucuyla müşterisini takip etmektedir. Bakar ki ellemediği ve sıkmadığı karpuz kalmadı, müşteriye elindeki sopasını göstererek:

-Bana bak alacaksan bir tane al, git. Karpuzları yaralayıp durma!

Beni de kumaşçı gibi zannetme! Padişah olduğuna da güvenme. Şu sopa ile kafanı kırarım der.

Padişah:

-Sus sus, bizi deşifre etme! Alelacele bir karpuz alıp parasını ödeyerek hızlıca oradan ayrılır.

Vezir;

-Şimdi de başka yere gidelim, orada daha size nice Allah dostlarını göstereceğim der.

Padişah;

-Vezir bu kadar yeter! Karpuzcusu, kumaşçısı evliya olan yerde daha neler vardır kim bilir, yeter!

Şimdi gidip kumaşçının paralarını verelim, adamcağız zarar etmesin der.

Tekrar kumaşçıya gidip selam verirler. Kumaşçı yine aynı teslimiyet ve vakar içinde selamlarını alır;

-Buyurunuz efendim, Allah’ın ne güzel kulları var, buyurun efendim, der.

Vezir;

-Biz yeniden karar verdik kestirdiğimiz kumaşları alacağız deyip parasını verip kumaşçı ile vedalaşırlar. Dükkândan çıkarken kumaşçı ellerini kaldırıp; -Ya Rabbi! Sana hamdolsun. Bugün iki defa dükkânıma padişahı gönderdin diye Allah’a şükreder. Padişah bu hal karşısında şaşırır, anladım bu iki zatın ikisi de evliyadır ama acaba hangisi üstün?

Vezir;

-Padişahım, ben hangisinin üstün olduğunu bilemem; amma herhalde laftan anlayanlara kumaşçı gibisi, laftan anlamayanlara da karpuzcu gibi birisi lazım.

Her dönemde evliyalar olmuş ve olmaya devam da edecektir.

Bir taraftan da maalesef birçok dönemde de evliya görünümlü sahtekâr insanlar oluyor.

Bilinmeli ki onlar şeytandan daha tehlikeli ve zararlıdır.

Gerçek evliyaların dünya malında gözü olmaz.

Devlet kademelerine sızmaz.

Şöhret ve şehvet peşinde gitmezdi.

Gerçek Allah dostları insanların yararına hizmet eden güzel insanlardır.

İslam dininin yayılmasında ve öğretilmesinde gayret gösterirler.

Devletine hıyanet etmezler.

Kendileri için bir şey istemez, mal mülk biriktirme hırsına kapılmazlar.

İnsanları kullanmazlar.

Helal yoldan rızıklarını kazanmaya çalışırlar.

Kazandıklarının fazlasını da hayır ve hasenat işlerinde kullanırlar.

En doğrusu da "Ben evliyayım" diye asla gezinmezler.

Peki, bakın bakalım televizyonlara.

Evliya postuna bürünmüş tilkiler cirit atmıyor mu?

Allah (c.c.) bizi onlardan uzak edip gerçek Allah dostlarıyla karşılaştırmayı nasip etsin.

Amin!..

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500