Advert
Advert
Hanimiş bizim İş Sağlığı ve Güvenliği Yasamız?

Hanimiş bizim İş Sağlığı ve Güvenliği Yasamız?


İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası çıktığında Meslek Okulu olmayan, Mühendislik Fakültesi olmayan bu branşın işe adam değil adama iş icat eden, işletmelere de yük getiren bir yasa olduğu endişemi dile getirmiştim. Üjj bejj haftalık kurs sonrası alınan sertifika ile geçerken uğramışken maaşımı reca edeyim diye bir iş kolu ve kurumsal(!) sektör yaratacağını düşünmüştüm. Şükürlar olsun yanılmadım. Öyle de oldu!

Eyyy Gürçay! Sen çalışma koşulları ve işçiler lehine olan bir yasa ile maytap mı geçiyorsun diyenlerinakademik” sesini duyar gibiyim.

Asla ve kata öyle bir hadsizlik etmem de aklıma deli zırvası sorular takılıyor cevabını bulamıyorum.

Mesela, Fırtınada inşaat kule vinci devrilen BŞB Stadının iş güvenliği sorumlusu ne oldu? Ceza aldı mı? Ruhsatı iptal edildi mi? Tazminat ödedi mi? O kulenin altından her geçişte ulan bu tepeme yıkılır mı diye başımı eğdiğim kule, fırtına geliyor diye davullar çalındığı halde neden güvenli bir yere indirilmedi?

Mesela geçen gün bir arkadaşımı ziyarete gittiğimde depo personeline bir baktım. Hepsi astronotlar gibi giyinmiş ayaklarında özel çelik ayakkabılar, kafalarında baret depoda çalışıyorlar. Siz gıdacı mısınız yoksa BTSO‘nun Gökmen projesine de mi el attınız dedim. Güldü, Forklift kullanıyoruz ve İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası gereği bu önlemleri alıyoruz. Kanuna uyalım ve iş ve işçi güvenliği için yatırım yapalım tamam ama bütününe baktığımız zaman kırtasiye ve mevzuattan kaynaklanan sabit ek maliyetler ciddi anlamda sıkıntı yaratıyor dedi.

Şeytanın işi yok ille dürtecek beni. Aklıma bir Emniyet Müdürümüze sorduğum uzmanlık sorusu geliverdi. Sağ ön koltukta oturan kemersiz adama ceza yazıyorsunuz da takside önde oturan adam kargo mu ona neden ceza yazmıyorsunuz? Dedim de Bursa’da 3 ay kemerden ceza yazılmayıp sadece uyarı yapılmıştı.

Şimdi de müşterilerinin arasında her daim Forklift ile dans edenlerin olduğu bir market aklıma düştü. Personelde baret falan yok. Ama asıl tehlikede olan müşteriler olduğuna göre, et şarküteri bölümünde kafayı üşütmeyelim diye sırtımıza mont verenler, kafamız ya da ayaklarımız kırılmasın diye her müşteriye kapıda neden çelik ayakkabı ve baret vermezler? Topu topu günlük yaklaşık 15 bin takım baret ayakkabı koca şirkete koyar mı? Gülmeyin! Gerçek bu.

Bu yasanın yaptırım uygulama süresini uzatın bile demiyorum. Biraz çalışın, araştırın. Seçmenlerinize zaten sormuyorsunuz da bu sertifikaya sahip olmayan dostlarınıza sorun ve bu yasayı o bilgilerle revize edin. Bize AR-GE mühendisleri ve kurumları lazım, böylesine işinizi takip edelim abi kurumları değil.

1 Temmuz son gün sözleşmenizi yapın, kaydınızı yaptırın yoksa 13 bin yoğurtlu cezayı ödersiniz demek kolay en kralınız ve akıllınıza sesleniyorum. Bu deli sorulara cevap verin de görelim ve yayınlayalım?

Okullardan Yurttaşlık Bilgisi, Psikoloji, Sosyoloji, Mantık derslerini kaldırmışsınız. Kırmızı ışıkta geçmek moda olmuş, mutfak tüpünü çakmak ile kontrol eden bir nesil yaratmışsınız bir kişilik dev işletmeleri bakkalı, terziyi, berberi yani kısaca esnafın ekonomisini darağacına gönderiyorsunuz. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500