Advert
Şimdi annem Ayşe oldu…!

Şimdi annem Ayşe oldu…!

 

Öyle baş döndürücü bir hızla geçiyor ki yıllar…

Geride bıraktıklarımızı anmak için bile soluk almaya zaman kalmıyor. Sanki hiç doğmamışım gibi…

Hele dalyanın yarısını geçti mi ömür… Annem babam hiç olmamış gibi geliyor. Göktaşı gibi uzaydan düşmüşüm de tek başıma hiç geri dönesim yok gibi oluyor…

Baba olmak çok komik geldi bana iki kişi idik. Bir gün pat diye üç olduk. Sonra da dört… Ardından büyümeleri ama sanki hiç büyümeyecekler gibi sancıları ile beraber oldu. Arkamda bıraktığım yıllar da büyüdü…

O dönemlerde anacığım sağdı. Anneler gününde ben, eşim ve çocuklarım el öpmeye ve karınca kaderince bir armağan vermeye giderdik bu Frenk adetinin kutlandığı Mayıs’ın ilk pazarında…

Her Anneler günü aynı söylemini yapar ve Sağ ve salim olun yeter hediyeye ne gerek vardı derdi. Ama bizden benden çok oğullarımı severdi.

Yahu hediyeyi alan biziz ama malı bunlar götürüyor diye takılırdım. Gülerdi ve bana torunun olunca göreceksin derdi. Tıpkı babamın üff baba yaaa! Dediğimde Baba olunca göreceksin dediği gibi… Bir Anneler Günü de evde kutlanırdı.

Majestelerinin adına evimizin annesine bu benden bu büyüğünden bu küçüğünden diye hediyeler alınır ve hep birlikte güzel bir akşam geçirmenin planları yapılırdı.

Beni güreşte yendikleri günlerde anladım ki onlar artık evden uçacaklar ve yollarını çizecekler. Büyük İstanbul dedi ardından küçük peşinden gitti. Dedim ya! Devir hız devri oldu. Bayramlar dışında alo ile görüşür olduk beni baba eşimi anne yapan adamlarla…

Ve bizler demeye başladık "Aman sağ ve esen olun.  İşinize ekmeğinize bakın gelmeseniz de olur" demeye başladık annem gibi… Büyüklerimizi toprağa emanet, çocuklarımızı gurbete yolcu edince hayat sanki hep iki kişilik bir aile imişiz gibi gelmeye başladı bana…

Önceleri bayramları iple çekmeye başladık majesteleri gelsin diye. Yaz bayramları pek de iyi gelmedi bu hasrete bu bayram “tatil yapalım oldular “ bir süre… Biz kaderimize razı bir süre bayramlarımızı, kutlamalarımızı iki kişilik yapmaya devam ettik.

Bir gün hayatımıza bir kız girdi ve bizi tekrar büyük aile yaptı. Hem de yetişkin bir hazır evlat ve ilk kızımız olarak bir eksikliğimizi tamamladı.

Majesteleri de ruhen ve bedenen tekrar ata evine döndüler. Pek de güzel oluyormuş derken; o mucize an geldi ve Ayşe’min Ayça’sı aramıza katıldı.

Majesteleri ben gibi komik ama benden becerikli bir baba oldu. Ayşe artık evimizin annesi oldu ve yaşadığı ilk anneler gününün kraliçesi… Ben de evimizin çiçeği burnunda annesini öpüyorum. Bu güne dair ülkemin annelerinin yaşadığı hüzünlerden bahsetmemem kalbimin nasırından olmadı.

Medya ve sosyal medya ne kadar samimi oldukları konusunda ciddi kuşkularım olan acılar üzerine yazıyorlar…

Ben uzun zaman sonra bugünü bana ayırdım…

Bütün annelerin ellerinden öpüyorum…

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500