Advert
Bu böyle gitmez
Mehmet Çetinkaya

Bu böyle gitmez

Bu haftaki pazar hikâyemiz gelin kaynana üzerine.

Malumunuz geçen hafta Bursa’da yaşanan sokak ortasında kaynanasını döven gelinin görüntüleri hızla yayılınca, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı devreye girerek yaşlı kadını dayakçı gelin müsveddesinin elinden alıp sahiplendi.

82 yaşındaki kadının sokak ortasında evire çevire dövülmesi de izleyenlerin yüreğini sızlattı. Bu görüntüler adeta insanlık bitti dedirmişti.

Bazı olaylar akıl ve hafıza almıyor.

Ayrıca öncesinde neler yaşandı bilmiyoruz. Bu da mı oldu diyorsunuz evet maalesef oldu. Olmaması için neler yapıyoruz koca bir hiç…

Gelelim bu haftaki hikâyemize.

Günün birinde güzel bir genç kız sevdiği adamla evlenir ve aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlar. Çok mutludur, fakat kaynanası ile geçinemez.

Kuşak farkı nedeniyle kişilikleri tamamen farklıdır. Bu nedenle ve daha birçok küçük sebeple her gün kavga edip tartışırlar. Kocası da annesi ve hanımı arasında kalmaktan sıkılmış, mutsuz olmuştur.

Genç kız, bu böyle gitmez, bir şeyler yapmak gerek diye düşünür, eski bir tanıdığı olan baharatçıya gider ve derdini ona anlatır.

Yaşlı adam baharatlardan bir karışım hazırlar, kaynanasını zehirlediği belli olmasın diye der ki:

– Bu karışımı 3 ay boyunca her gün kaynanan için yaptığın yemeklerin içine az bir miktar koyacaksın. Kimsenin şüphelenmemesi için ona çok iyi davranmalı, onun en sevdiği, güzel yemekleri yapmalısın.

Sevinç içinde eve dönen genç kız, yaşlı adamın dediklerini aynen uygular. Her gün kaynanasının sevdiği en güzel yemekleri yapar. Kaynanasının yemeğine az miktarda zehri damlatır. Kimse şüphelenmesin diye de ona çok iyi davranır.

Bir süre sonra kaynanası da çok değişir ve ona kendi kızı gibi davranır.

Evde artık herkes mutludur. Genç kız suçluluk duymaya başlar.

Pişman bir vaziyette baharatçı dükkânının yolunu tutar ve yaşlı adama şu ana kadar kaynanasına verdiği zehrin etkisini yok edecek panzehir için yalvarır.

Kaynanasının ölmesini artık istememektedir. Yaşlı adam yaşlı gözlerle karşısında konuşup duran genç kıza bakar, gülmeye başlar ve der ki:

– Merak etme sana verdiğim karışım çeşitli vitaminler içeriyordu. Olsa olsa kaynananı sadece daha da güçlendirdin.

Gerçek zehir ise senin ile kaynanan arasındaydı. Sen ona iyi davrandıkça o da değişti ve aranızdaki zehir yerini sevgiye bıraktı, böylece siz gelin kaynana değil, gerçek bir ana kız oldunuz.

Gelin kaynana çekişmeleri çoğu evliliklerin sonu olur ya da huzursuzluğa ve mutsuzluğa açılan kapısı olur.

Kimi oğlunu paylaşamamaktan kimi kıskanmaktan kimi cahillikten ben çektim gelinim de çeksin gibi anlamsız sudan sebeplerle kavga çıkarmaktadır.

İster gelin ister kaynana kim suçlu olursa olsun sonuçta hem kendileri hem de çevrelerine isteyerek aşırı rahatsızlıklar vermektedirler.

Bunun yerine birbirlerini anlamaya, paylaşmaya verseler daha mutlu ve huzurlu olacaklardır.

Hayat akarken, kendi içimizdeki zehirlerin panzehiri birbirimize daha çok sevgiyle ve iyilikle yaklaşmaktır. Sevgi de, iyilik de karşılığını mutlulukla bulacaktır.

Gelin kayınvalidesini anne olarak görse, kayınvalide hazretleri de gelini kızı gibi görse ve ikisi el ele verse sanki kıyamet kopacak.

Neyi paylaşamıyorsunuz ey gelin ve ey eski gelin olan kayınvalide

Sevgi ve saygı ile birbirinize sarılın tadını çıkarın bence…

Araya zehirler (!) girip devrelerin yanmasına gerek kalmasın...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500