Advert
'Türk Dili Bayramı’nız...
Mehmet Çetinkaya

'Türk Dili Bayramı’nız...

1932’de, Mustafa Kemal Atatürk’ün katılımıyla Dolmabahçe Sarayı'nda toplanan ilk Türk Dili Kurultayı’nın açılış günü olan 26 Eylül, ülkemizde her yıl “Dil Bayramı” olarak kutlanıyor.

Bugün 86. Türk Dil Bayramı’nı kutluyoruz.

Öncelikle dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk Dil Bayramı münasebetiyle yayınlanan mesajına yer verelim.

Dünyanın en kadim, en yaygın konuşulan ve en zengin dillerinden biri olan Türkçemiz, bizi millet yapan değerlerin en başında gelmektedir.

Milletlerin ufkunu, hayata bakışındaki derinliğini dillerinin mahiyeti belirler. Milletimizi bir arada tutan manevi değerlerimizin ve sahip olduğumuz zenginliklerin nesilden nesile aktarılmasında en etkili araç olan Türkçemizi, sanat, edebiyat, bilim ve eğitim dilleri arasında daha yükseklere taşımak önceliğimiz olmalıdır.

Çok geniş bir coğrafyaya yayılmış ve ortak bir maziye sahip olduğumuz diğer halklarla da güçlü bağımız olan Türkçemiz, bizi birbirini anlayan, birbirine sarılan, birbirine destek olan büyük bir ailenin parçası haline getirmektedir.

Türkçemizin son birkaç yüzyılda geçirmiş olduğu dönüşümlerden kaynaklanan olumsuzluklar ve dilimize sirayet eden yabancılaşma ile mücadele ederken, bize özgü düşünmeyi öğrenmemiz, bilimsel çalışmaları artırmamız, kültür, sanat ve edebiyat alanında seçkin eserler üretmemiz büyük önem taşımaktadır.

Asırlar boyu büyük medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan bu topraklarda, barışın, hoşgörünün ve sevginin dili Türkçemizi yaşatmak, korumak ve geliştirmek için tüm vatandaşlarımızın hassasiyet göstermesi gerekmektedir.

Çocuklarımıza ve gençlerimize, Türkçemizin güzelliklerini ve zenginliklerini öğretmeli, günlük hayatlarında da kullanmalarını temin etmeliyiz. Bu hususta eğitim kurumlarımız başta olmak üzere, tüm kurumlarımıza ve vatandaşlarımıza büyük sorumluluk düşmektedir.”

Peki, bugün başta eğitim kurumları Türk diline ne kadar önem veriyor?

Belediyelerimiz işyeri ruhsatı verirken Türkçe olmayan tabelalara hangi standartlara göre ruhsat veriyor?

Bizler toplum içinde konuştuğumuzda Türkçe kurallarına ne kadar önem veriyoruz?

Bizler çocuklarımıza Türk Dil Kurumu'ndan ne kadar bahsediyoruz?

Dil ve Tarih Yüksek Kurumumuzdan ne kadar haberdarız?

Ya da bu kurumlar bizi ne kadar haberdar ediyor?

Bu kurumlar geçmişimize ait eserlerin ne kadarını günümüzün Türkçesine çevirdi, daha ne kadar çevrilmeyen eserimiz var ve ortada olmayan ne kadar kayıp eserimiz var?

Önce dilimizi, tarihimizi ve geçmişimizi öğreneceğiz ki yarınımızı ve geleceğimizi iyi planlayalım ve sağlam temellerde her daim yaşayalım ve yaşatalım.

Atatürk’ün iki sözü bunları güzel açıklıyor bize

“Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.”

“Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürüdür.”

Biz dilimize, dinimize, kültürümüze, kurumlarımıza, kalitemize ve insanımıza sahip çıkmazsak başkaları hiç sahip çıkmaz. Önce biz sahip çıkacağız.

Bu yazdıklarımız, Türkçe dışında dil öğrenmeyeceğiz anlamına asla gelmesin. Bir dil bir insan ise iki dil iki insan yedi dil yedi insan demektir.

Dünyanın en çok konuşulan dilleri sırasıyla Çince, İngilizce, İspanyolca, Hintçe, Türkçe ve Arapçadır.

Unutmayalım, Türk kültürü öncelikle kendimiz, sonrasında ise bütün insanlığın yararlanabileceği büyük bir hazinedir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500