Advert
Kimse efendi olmak istemiyor
Mehmet Çetinkaya

Kimse efendi olmak istemiyor

Birçoğumuz köyden şehre indik. Biz inmediysek ya babamız ya da dedemiz indi.

Şehirlere göç etmenin haklı ve haksız sebepleri var elbet.

Kimi kan davasından, kimi terör belasından, kimi çocuklarına daha iyi bir gelecek kurmak için,

kimi miras davalarından, kimi tarıma olan desteklerin az olmasından, kimi eğitim hizmetinin yetersizliğinden,

kimi gelişen teknoloji karşısında yenilememesi, kimi verdiği emeğin karşılığını alamaması, kimi elektrik ve suyun olmaması, sağlık hizmetinin olmaması gibi birçok nedenlerden dolayı gelecek göremediğinden göç etti…

Göç edenler içinde şansı yaver giden oldu, gitmeyen oldu.

Köyde ağa iken şehirde köle oldu.

Çocuklarının geleceği için katlanan oldu.

İş bulamayanlar oldu. İşi bulsa da insan gibi yaşama şansını bulamayanlar oldu.

Bunalımlar ve buhranlar oldu. Katliamlar oldu. Gelenek ve göreneklerin birçoğu buhar oldu.

Sonuç itibariyle nüfusumuzun yüzde 92.5 oranı il ve ilçe merkezlerinde şehirli olarak yaşıyor.

Belde ve köylerde ise kala kala yaşlısıyla genciyle çalışanıyla çalışamazıyla yüzde 7.5 yaşıyor.

Elbette köylere yeniden göç başlatılmalı.

Öncelikle köylerin şartları iyileştirilmeli.

Eğitimi ile sağlığı ile sosyal donatısıyla beklentilere cevap verilecek hale getirilmeli.

Bayramda gittiğimiz köyümüze tarım için denemelik gelen su bile her yerin yemyeşil olmasına ve onlarca ürün ekilmesine ve biraz da göçün geriye geldiği gördüm. 

Su daimi hale gelirse daha da köye göç olacağını söylediler.

Ancak şehirlerde yaşayan birçok insanın geri dönmesi de çok zor.

Ama hayali olarak herkes ‘emekli olup köye yerleşeceğim’ diyor ve sadece hayalde kalıyor.

Ancak köye özlem az, köy ürünlerine ve insanlarına özlem çok.

Köye gitmek istemeyiz ama köy kahvaltısını isteriz,

köy peyniri isteriz, köy tereyağını isteriz, köy sütünü isteriz,

köy ekmeğini isteriz,

köy turşusunu isteriz, köy tavuğunu ve yumurtasını isteriz, köy salçasını isteriz,

köy yemeğini isteriz, köyde yapılan yorganı ve döşeği isteriz, köy tarhanasını isteriz, köy havasını teneffüs etmek isteriz

hatta köy kızlarıyla evlenmek isteriz…

Kimileri de öldüğünde köyünün mezarına defnedilmek ister.

İsteriz de isteriz...

İstekler sonsuz ama kaynaklar sınırlı.

Bu kadar istek var ama köyde yaşamaya talep yok bu nasıl olacak.

Bu kadar az nüfusla köyde yaşayanlarla bu kadar tarım ve hayvancılık yapılması bile mucize.

Bu memleketin efendisi kimdir?

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Köylü milletin efendisidir” dedi.

Peki, bugün durum böyle midir gerçekten!..

‘Türk köylüsü milletin efendisidir’ şuuru ve bilinci yerine gelmedikçe bizler millet ve devlet olarak ne kadar yükselebiliriz.

Sağlıklı ve doğal beslenmedikçe ne kadar sağlıklı olabiliriz.

Hadi köyümüze geri dönelim.

Yeniden yeni bir sayfa açarak yeniden üretelim.

Gerçek üreticiye de hep beraber destek olalım.

4T'siz yani,

Tahsilsiz,

Tarımsız,

Teknolojisiz,

Turizmsiz

bir ülke olmayalım…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500