Advert
Umudumuz ütopyadan ibaret değil

Umudumuz ütopyadan ibaret değil

Ülkemizin en büyük problemlerinden birinin eğitim olduğunu söylüyor ama içerikte problem yaşıyoruz.

Tamam anladık eğitimde sıkıntılar bitmiyor, hemen çözümüne yönelik çalışmalar başlatılıyor iyi hoş da siz sorunun ne olduğunu anlamadan çözümü nasıl bulacaksınız?

Ben size sorunu şöyle özetleyeyim;

Çocukken bizlere sorulan en sık sorulardan biri "Büyüyünce ne olacaksın?” idi.

Biz de pilot, avukat, hakim, savcı, doktor, diyoruz haliyle.

Eyvallah onlara da ihtiyacımız var. Peki, sorduklarında hiç ben çiftçi olacağım, ben hayvancılıkla uğraşacağım diyen oluyor mu, tabii ki de olmuyor, herkesin hayali ve beklentisi yüksek.

Sorunun ana kaynaklarından diğeri ise çocukken önümüze bir hedef konulmuyor ya da hedef seçmiyoruz.

Çünkü çocuğuz. İşimiz, gücümüz, aklımız, hep eğlencede. Sorulan sorulara lafta cevap veriliyor. Büyüyünce ne olacaksın; pilot. Tamam, o kadar. Hedef yok,

İzlenen, uygulanan ve yönlendiren bir eğitim sistemi yok.

Gelelim diğer sıkıntıya...

Ülkemizin eğitim politikası ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda düzenlenmiyor. Düzenlenseydi bugün “tarım ve hayvancılık bitti” demezdi vatandaş.

Ziraat fakültelerimiz var ziraat mühendisi yetiştiriyorlar tamam eyvallah ona da ihtiyacımız var.

Peki, şimdi size soruyorum, çiftçi yetiştiren bir üniversite var mı? Yok.

Devletimiz ihtiyacı doğrultusunda üniversite bölümleri açmıyor. Size şöyle somut bir örnek vereyim; Bir ülke düşünün 20 milyon nüfusu olsun. Bu ülkenin 19 milyonu mühendis, avukat, doktor, hakim, savcı, polis, asker, gibi iş alanlarında yoğun olsun.

Eeee kim ekip biçecek tarlayı? Çapayı yapacak olan adam kim? Modern tarımı ve hayvancılığı, sağlıklı gıdayı uygulayacak olan üreticiler kim?

Unutmayın arkadaşlar gıda, tarım ve hayvancılık bir ülkenin can damarıdır.

Diğer bir soru da şu; bizim ülkemizin neye ihtiyacı var?

Cevap; üreticiye…

Peki, ne üretecek bu üreticiler?

Gıda, tekstil (giyim), teknolojik ürünler, sanayi ürünleri.

Peki biz bu saydıklarımızın kaçını yabancı ülkelerden ithal etmeden kendimiz yapıyoruz? Ekonomimiz neden her yıl cari açık veriyor? Harcamalar nereye gidiyor?

Cevap; biz tüketim toplumuyuz. Çoğu ürünü dışarıdan ithal ediyoruz.

Arkadaşlar bugün bizim gıda sektörümüz maalesef yabancı sermayenin gölgesinde. Tarım, hayvancılık eksi değerlerde. Üreticiler giderek azalıyor.

Bir de şöyle bir ülke düşünün arkadaşlar; ülkenin eğitim sistemi tamamen ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda tam bağımsızlık hedefiyle sabit temeller üzerinde icra ediliyor.

Tarım, hayvancılık, gıda sektöründe yerli üreticilerin hak ettiği değeri aldığı, teknolojik ürünlerde dışa bağımlılığı olmayan, her alanda özgür ve hür bir ülke.

Ne kadar ütopyadan ibaret gibi gözükse de ben Türk gençlerinin bunu başaracağına inanıyorum çünkü onlar geleceğin Türkiye’si.

Ne kadar az bir ihtimal olsa da hâlâ umudumu yitirmedim.

Allah rızası için yabancı sermayeden kurtulmak için yeni üretim tabanlı eğitim sistemi geliştirilsin ve uygulansın.

Herkes yeteneğine göre çocuk yaşta yönlendirilerek sağlık bir eğitim modeli oluşturulsun artık.

Mesele sınav sistemleri değil arkadaşlar mesele kimin ne olmak istediğini çok geç anlaması, gençlerimizin hedefsizliği ve buna temel olan eğitim sistemimiz.

Devlet ihtiyacına göre eğitimi şekillendirsin.  İmam hatiplere ihtiyacımız var ama imam hatilerden ziyade bizim üreticiye ihtiyacımız var. Devlet ihtiyacı olmadığı üniversite bölümlerini kapatsın ve gençlerimiz daha çocuk yaşta yeteneğine göre yönlendirilsin.

Türkiye ancak böyle kurtulur. Üreteceğiz, çalışacağız, başaracağız.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk milletinin karakteri yüksektir; Türk milleti çalışkandır; Türk milleti zekidir” sözü bizlere bir şeyler hatırlatmalı.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500