Advert
Bir insanı nasıl tanıyabiliriz?
Mehmet Çetinkaya

Bir insanı nasıl tanıyabiliriz?

Bu pazar da sizlere kıssadan hisse çıkaracak bir hikâyemiz var.

Bir adam Hz. Ömer (r.a.)'in yanında bir hususta şahitlikte bulunmuştu. Hazreti Ömer ona,

-  Ben seni tanımıyorum, seni tanıyan birini getir, dedi.

Orada bulunanlardan birisi,

- Ben onu tanıyorum, deyince Hazreti Ömer,

- Nasıl bilirsin? diye sordu. O da,

- Emin ve âdil bir adam olarak tanıyorum, cevabını verdi.

Hazreti. Ömer (r.a.) tekrar sordu:

Gecesini gündüzünü bildiğin, yakın bir komşun mudur?

- Hayır, diye cevap verdi adam.

Hazreti Ömer (r.a.) sormaya devam etti:

- İnsanın takvasını ortaya koyan, muamelesidir. Bu adam, alışveriş yaptığın bir kimse midir?

Adam tekrar,

-  Hayır, dedi.

Hazreti Ömer (r.a.) bu defa;

- Bununla, insanın ahlâkının güzel veya çirkin olduğunu anlamaya imkân veren bir yolculuk yaptın mı?, diye sordu.

Adam bu soruya da,

- Hayır, cevabını verince Hazreti Ömer (r.a.),

- 'Sen onu tanımıyorsun, dedi ve sonra da adama dönerek,

- Git, seni tanıyan birini getir, buyurdu.

Hepimiz zaman zaman yaşamışızdır. Bir insanı iyi tanıyabilmek, doğruluk ve dürüstlüğünden emin olabilmek için mutlaka onunla ya komşuluk yapacaksın veya alışverişte bulunacaksın ya da beraber yolculuk edeceksin.

Aksi takdirde tanıdığın güvendiğin insan bambaşka biri olarak karşına çıkabiliyor. Ciddi anlamda yanılabiliyoruz.Onun için herkesi kendin gibi bilme. Aynı zamanda herkesi de kötü belleme.

Peşin veya vadeli fikirli olmadan karşındakini verilen ölçülerle teraziye çıkararak tartabilirsin. Tartılabilirsin. Aksi takdirde yapacağın yanlışla hem çok üzülebilirsin hem de çok zarar ziyan görebilirsin.

Hak etmediği halde değer verirsin üzülürsün.Hak edenleri ihmal edersin üzülürsün. Onun için tecrübenin bedelleri acı ve ağır olur, telafisi de çoğu zaman olmaz.

Gerçekten birini tanımak istiyorsanız öncelikle parayla olan ilişkisine bakacaksın.  

Özellikle aldığı borç parayı söz verdiği zamanda ödüyor mu yoksa sürekli bahanelerle kaçıyor mu?

Diğer bir hususta, kendinden üst mevkide bulunanlar ile kendinden vasıf olarak altta olan insanlarla olan diyaloglarına bakmamız gerekiyor.

Verdiğin maddi veya manevi emanete ne kadar sahip çıktığı da çok önemli kriterlerden biridir.

Kendine ve yakınlarına nasıl davrandığı da önemli ölçülerden biridir.

İyilik ve kötülük hepimizin içinde vardır.

Önemli olan nerede ne zaman ne kadar olduğudur.

Allah (c.c.) hepimizi ve hepinizi iyilerle karşılaştırsın.

Sözünde ve özünde duranların kıymetini bilenlerden olalım inşallah.

Allah bizi hak ve hukuk bilmeyenlerden uzak eylesin.

Gerçek ve samimi dostlara yakın eylesin.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500