Advert
Şehrin göbeğinde çöplük ve silah sesleriyle yaşıyoruz  Bursa mı teksas mı
Sevinç Çelebi

Şehrin göbeğinde çöplük ve silah sesleriyle yaşıyoruz Bursa mı teksas mı

Tüfekten saçılan mermi kovanları, çöplük, pislik almış başını gidiyor... Mahallemiz resmen Teksas oldu… Yetkililere duyurulur ve gerekli müdahale yapılmazsa güzelim şehir yaşanmaz hale gelecek.

Sayın yetkililer; Öncelikle dilimin döndüğünce yer tarifi yapmaya çalışayım.

Yeni Karaman Mahallesi’nin Akasya Sokağı (boydan boya)

Hüseyin Karabacak Ortaokulu/ Eşrefoğlu Rumi İmam Hatip Ortaokulu kenarları, 2. Ergün Sokak (boydan boya),

Turan Mehmet Caddesi’nin komple kenarları, 1. Hürriyet Caddesinin kenarları lakin kısım kısım… 

Bu adresi tarif etmeye çalıştığım yer tarım arazisinin çevresi ve boydan boya 6 gen şeklinde tel örgülerle yarım yamalak kapalı (tam kapanması gerekirken) tarım yapılan arazi.

ÇÖPLÜĞE DÖNÜŞTÜ

Şehrin göbeğinde bulunuyor ve de tam da bu alanda tarım yapılıyor, fakat çevresindeki tel örgülerin etrafı; yazıktır, günahtır ancak ekmekler yerlerde, otlar, çalı çırpı ve pislikten geçilmiyor. Ve gün günden çöplüğe dönüşen yerde, çöplük misali artık kokuda oluşmaya başladı.

KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL

Ortada sebze tarımı yapılıyor ama bunu yapanlar ne o tel örgülere bakıyorlar ne de etrafındaki pisliklere. Sadece tarımını yapıp çevresinin pisliğini umursamıyorlar. Oranın pisliği yüzünden bahçelerimizde sokaklarımızda fareler geziyor. Uyarıp söyleyince de, ‘istediğiniz yere şikayet edin’ cevabını alıyoruz.

KORKU İÇERİSİNDEYİZ

En önemlisi de o tel örgülerin çoğu kesilmiş ve açılmış, akşamları o çalılıklar arasında alkol kullananlar, etrafa zarar verenler vs, orada vakit geçirip olay çıkartıyorlar. Daha dün akşam tüfekle ateş açıldı. Demek ki artık hayatı tehlikemiz de oluştu. Ve bizler mahalleli olarak korku içerisindeyiz.

BU DURUM VAHİM

O tel örgülerin yenilenmesi ve etrafındaki çalı çırpının komple yakılarak ya da kökten sökülerek temizlenmesini istiyoruz. Bu alanın içerisinde 2 adette ortaokul var. 2 haftaya okullar açılacak çocuklarımız tehlikede. Lütfen gereği artık yapılırsa seviniriz. Tüm fotoğrafları ekledim. Tüfekten saçılan mermi kovanlarının da fotoğraflarını görebilirsiniz. Orada gözüken binada Hüseyin Karabacak Ortaokulu. Mahallemiz resmen Teksas oldu… Yetkililere duyurulur ve gerekli müdahalenin yapılması önemle rica olunur.

Mahalleli adına

A.H.

Kırık koltukla yolculuk!

17 Ağustos 2018 tarihinde Nilüfer Turizm ile Ankara-Muğla Saat 23:00 seferine bilet aldım. Biletimde 30 numaralı koltukta oturmam yazıyordu. Fakat, yılların firmasıyla konforlu bir yolculuk yapacağımı düşünürken koltuğumun kırık olduğunu fark edince hayal kırıklığı yaşadım.

Durumu muavine söyledim ve “Bizim yapabileceğimiz bir şey yok hanımefendi, böyle seyahat etmek zorundasınız” cevabını aldım! Ve mecburen Ankara’dan Muğla’ya kadar, seyahatim boyunca kırık koltukta uzanarak yolculuk yapmak zorunda kaldım. Bu mecburi uzanma sonucu belime kramp girdi.

O gece biletimin değiştirilmesini veya iadesini talep etmeme rağmen, isteğimi gerçekleştirmeyen firma yetkililerinden, yaşadığım akıl almaz yolculuktan dolayı ücretin tarafıma ödenmesini talep ediyorum. Nilüfer Turizm firma sahiplerine yaşadığım sıkıntıyı, mağduriyeti duyurur gerekeni yapmalarını önemle arz ederim.

Saygılarımla

R.B.

 Nezaketsizlik hat safhada!

Ne yazık ki hala, toplu taşıma araçlarında ve bekleme noktalarında, özellikle de engelli vatandaşlar, gaziler, hamile kadınlar, 65 yaş üzerindeki kişiler kendileri için ayrılmış bölümlere oturamıyorlar.

Bu projeye şehirlerde olduğu kadar, köyler arasındaki otobüslerde de uyulmuyor.

Sözüm ona; Hat d/17 Babasultanköyü’ne giden araca. Kendileri için ayrılmış bir bölüm olmadığı gibi, yukarıda belirttiğim gruplar için otobüste uyarı da yok. Halkın bilinçlendirilmesi için, araç içine yazılar yazılmasını rica ediyorum. Bu şekilde az da olsa bir bilinç sağlanacağını düşünüyorum.  

SIK SIK TARTIŞMALAR OLUYOR

Çünkü her gün, özellikle de sabah ve akşam saatlerinde deneyimlerim sonucu, aracın kapasitesinin insan kapasitesinin çok fazla olduğuna şahit oluyorum. Her gün gözümüzün önünde oturmaya ihtiyacı olan bu kişiler ayakta seyahat etmek zorunda kalıyorlar ve bu sebepten dolayı sık sık tartışmalar yaşanıyor.

OTURDUKLARI YETMEZMİŞ GİBİ

BİR DE YER TUTUYORLAR

Bu durumu yaşamamak için ya ilk duraktan binmek zorundasın (o da imkansız), ya da şans senden yanaysa şayet, vicdanlı bir kişinin kalkıp sana yer vermesini bekleyeceksin. İlk duraktan binen kişileri bizler arımızda ‘Şanslı kişiler’ olarak adlandırdık. Çünkü bir tek onlar oturma şansı yakalıyorlar. Oturan kişiler, oturdukları yetmezmiş gibi bir de akıllı telefonlarıyla diğer tanıdıkları grup ile iletişime geçerek onlar için çanta koyup yer tutuyorlar. Bu da sözün bittiği yer!

DÜNYA İLE İRTİBATI KESİYORLAR

O dakikadan sonra, oturan kişinin başına ister yaşlı, ister çocuklu, hasta, bedensel engelli, bitkin, kısacası sizden daha zor durumda ve oturma ihtiyacı olan … kim gelirse gelsin, dünya ile irtibatı kestikleri için, ister bilinçli deyin ister bilinçsiz için bir tepki ve dahi yer verme eyleminde nezaketinde bulunmuyorlar.

İşin en acı tarafı da, tüm sos çığlıklarımıza ve tüm yaşanıp bitenlere bolca şahit olan, gerek söz konusu araçlarda “sorumlu yetkililer”, gerekse şikayet ettiğimiz ilgililer de bir türlü oralı olmadılar ve bu yoğun saatler için çözüm üretme yoluna gitmediler. Ayıptır yahu! Kul çekse, Allah çekmez. Lütfen herkes üzerine düşeni yapsın artık. Araçlar büyütülsün, çoğaltılsın, yaşlılar ve ihtiyaç sahipleri de kullar tarafından görülmezden gelmesin. Üç günlük dünya olduğunu kimse unutmasın…

 

Saygılarımla

Sezgin MERT

 

***

 

Geçit Mahallesindeki çöp kokusu

ne zaman bitecek?!

 

Anlamsızca şehrin göbeğinde yer alan bir çöplük sebebiyle gün içerisinde sık sık evlerimiz çöp kokusuyla doluyor. Camları kapatıyoruz, ancak bu sefer de eve dolan kokuyu dağıtmak için bir yol bulamıyoruz. Çöp kokusundan istifra edenler mi yok, bayılanlar mı, bunalanlar mı? Özellikle de rüzgar estiğinde dayanılmaz hal alan koku insanı hayattan soğutuyor.

ALLAH ISLAH ETSİN

2018 yılında, belediyelerin işlerine gelen her türlü proje için bolca para akıttıkları bir dönemde insanları bu çöp kokusuna mahkum etmek, zulümdür, ayıptır, günahtır. Şu güzel yaz günlerinde camlarımızı açıp oturamıyoruz. Yazıklar olsun! Ve nasılsa bizi hiç kimse duymadığından, ‘Allah ıslah etsin’ demenin dışında daha diyeceğimiz hiçbir şey kalmadı. O yüzden bir kez daha sıkıntımızı aktarıyor ve dileriz bir duyanımız olur diyoruz.

Saygılarımla

Geçit Mahallesi Sakinleri 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500