Advert
Göreceksiniz hayatınıza kolaylık gelecek Sağlıklı okur yazar olun
Sevinç Çelebi

Göreceksiniz hayatınıza kolaylık gelecek Sağlıklı okur yazar olun

Kalp damar hastalıkları, kanser, obezite, diyabet gibi kronik hastalıklarla mücadelede doğru bilginin topluma anlaşılır bir dille iletmesi, toplumun da bu bilgilere kolay bir şekilde ulaşabilmesi, anlayabilmesi, yorumlayarak uygun davranışlar geliştirebilmesi için “Sağlık Okuryazarlığı” kavramı her geçen gün önem kazanıyor.

Bu kapsamda Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Osmangazi Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görevini sürdüren Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Ahmet Timur, sağlık okuryazarlığı ile ilgili çeşitli bilgileri bizlere aktardı. Sağlık okuryazarlığını kısaca tanımlayan Uzm. Dr. Timur, “Sağlık okuryazarlığı, insanların yaşamları boyunca sağlıklarını korumak, sürdürmek ve geliştirmek, yaşam kalitesini yükseltmek için bilgi kaynaklarına ulaşabilme, sağlık ile ilgili bilgileri ve mesajları doğru olarak algılama ve anlama konularındaki istekleri ve kapasiteleridir” dedi.

DAHA ÇOK HASTALANIYORLAR

Düşük sağlık okuryazarlığı olan kişiler daha çok hastalandığını vurgulayan Uzm. Dr. Timur, bu kişilerin ayrıca daha çok hastane tedavisi gördüğünü ve hastalıklarının tedavisinde de yeterli başarı sağlanamadığını belirtti. Sağlık okuryazarlığı yüksek olan bireylerin ise hastalanmadan önce koruyucu sağlık hizmetlerinden faydalanma bilincine sahip olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Timur, “Sağlığın korunmasının sadece sağlık profesyonellerinin işi olmadığını bilirler. Kendi sağlığı ve toplum sağlığı için kendisinin de yapması gereken şeyler olduğu sorumluluğundadırlar. Sağlık personelinin kullandığı kelimeleri, online bilgileri, sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen bilgileri ve hasta eğitim broşürlerini anlarlar, tedavilerine uyum gösterirler. Tıbbi durumlarına ilişkin bilgileri ve belirtileri uygun şekilde ifade edebilirler; tedavileri ile ilgili karar verme sürecine katılırlar. Sağlık bakımında aktif rol alırlar; hastanede kalış süreleri kısalır” şeklinde konuştu.

O DÜZEY BİLİNMELİ

Toplumun sağlık düzeyinin daha iyi noktalara taşınabilmesi için sağlık okuryazarlığının üst seviyelere taşınması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Timur, “Bu aşamada öncelikli olarak yapılması gerekenlerden biri de toplumun sağlık okuryazarlığı düzeylerinin ortaya konulmasıdır. Konu ile ilgili Bursa genelinde yaptığımız saha çalışmaları iki bin üzerinde vatandaşımızın katılımı ile gerçekleşmiş olup, veriler önümüzdeki günlerde ortaya çıkacaktır. Bu çalışmanın özelde bizlerin Bursa’da yürüteceğimiz çalışmalara, genelde ise Bakanlığımıza faydalı olacak bilgiler ortaya çıkartacağını ümit etmekteyiz” diye konuştu.

BİREYİN KİŞİLİK KAZANMASINNDA AİLEYE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR

ÇOCUKLUKTAN YETİŞKİNLİĞE

“Ergenlik nedir?”, “Ergenlik dönemi özellikleri nelerdir?”, “Bu dönemde kişiyi neler bekliyor?” bu gibi sorular hem aileler hem de ergenlik dönemindeki kişiler için merak edilen soruların başında gelmektedir. Bireyin kişilik kazanması anlamında hayatında önemli bir zaman dilimini kapsayan ergenlik dönemi ile ergen kişilere yaklaşım konusunda Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Ruh Sağlığı Tütün ve Diğer Bağımlılık Yapıcı Maddelerle Mücadele Birimi’nden Psikolog İrem Gürbulak açıklamalarda bulundu.  

RUHSAL BUNALIM BAŞLAMADAN

Çocukluktan erişkinliğe geçişte bir orta aşama olan ergenlik dönemi, bilinen fiziksel değişimlerin yanında ruhsal anlamda da önemli değişimlerin yaşandığı bir süreçtir. Dürtüsellik, yalnız kalma isteği, otoriteye karşı direnç, huzursuzluk, riskli davranışları merak etme, dikkat çekme isteği, çabuk sinirlenme, karşı cinse ilgi duyma, kendilerini her şeyi yapabilir olarak algılamaları gibi ruhsal değişimler yaşanabilmektedir. Bu dönemde ergenler için arkadaş grupları ve onların değerleri büyük önem taşımakta buna karşın anne babadan ayrışma isteği, farklı bir birey olma çabası ve bu durumu anne babaya da kabul ettirme isteği yoğundur. Bununla birlikte aileler tarafından kimi zaman çocuk kimi zaman yetişkin olarak algılanan ergen; kendinde var olan fiziksel, sosyal ve cinsel gelişmelerine ayak uydurmakta zorlanmakta ve buna bağlı olarak kimlik karmaşası yaşayabilmektedir. Aileler için ise bu dönemde yaşanan hızlı değişimler kaygı verici olarak görülmekte ve bu süreç kimi zaman krize dönüşebilmektedir. Oysaki ergenlik dönemi yaşamın diğer dönemleri gibi doğal bir gelişim aşamasıdır.

SÖZ KONUSU AİLESİ İSE İLETİŞİM ÇOK ÖNEMLİ

Ergenlik döneminde çocukların çevresinde riskli ve erken cinsel davranışlar, suça sürüklenme, okul başarısında düşüş, madde kullanımı, ekran bağımlılıkları ve kendine zarar verme gibi olumsuz durumlar ne yazık ki yaşanabilir. Önemli olan bu dönemde ailelerin, çocuklarının yaşayabileceği problemleri önceden fark edip buna uygun metotlar geliştirmesidir. Ailelerin bu dönemde koruyucu bir yol izlemesini sağlayacak en önemli etmen, onunla arasında açık ve güvene dayalı bir iletişim kurmasıdır. Aileler çocuklarıyla ne kadar yakın ve güvenli ilişki kurarsa, sorunlarının neler olduğu hakkında bilgi sahibi olma şansları artacaktır. Ancak iyi bir iletişim kurmanın yolunun ilk olarak eleştiri ve yargılama yapmadan dinlemek olduğu aileler tarafından unutulmamalıdır. Ailelerin bu dönemde dikkat etmeleri gereken bazı kritik noktalar şu şekilde sıralanabilir;

ONLARIN ÇEKİRDEK ÖRNEĞİ

Çocuğunuzun hayatında çok önemli yeri olan arkadaşlarının nasıl insanlar olduklarını bilmeniz önemli. Ancak dozu kaçırmamak yani gencin özel hayatına da dikkat etmek gerekir. Bu nedenle onları eve davet ederek kısa bir süre sohbet etmeye gözlemlemeye çalışabilirsiniz. Zararlı alışkanlıklar konusunda yapılmış pek çok araştırma bize madde ve alkol kullanan, sigara kullanan ebeveynlerin çocuklarında daha fazla bu tür maddeleri kullandığını söylüyor aslında sadece bağımlılık konusunda değil her davranışımızda onların davranış ve düşünce olarak bizden kopya çektiklerini unutmayalım. Bizim dünya görüşümüz üzerinden kendilerine bir pencere açıyorlar. Bu sebeple; çocuğunuzun kötü alışkanlıklara alışmasını istemiyorsanız davranışlarınızla ilk önce siz onlara ÖRNEK olmalısınız. Israrlarla başa çıkması için çocuğunuza “HAYIR” demeyi öğretmeniz zararlı davranışlardan korunmasında kritik bir öneme sahiptir.

Sorumluluk duygusu aşılanmalı

Evinizde çocuğunuzun yaşına ve aile değerlerinize uygun sınırların ve kuralların olması çocuğunuzu daha disiplinli hale getirecektir. Bu sebeple aile içinde kurallar olmalı, bu kurallar da net ve uygulanabilir olmalıdır. Çocuklarınızın sadece okul ve dersleriyle ilgili değil, aile ve sosyal hayatlarıyla da ilgili sorumluluklar verin. Sorumluluklar onun sağlıklı bir yetişkinliğe hazırlayacaktır. Bu noktalara dikkat etmek ergenlik dönemini aile içinde daha sağlıklı geçirmenize fayda sağlayacaktır. Bununla birlikte unutmamız gereken husus ergenler bu dönemde aileden uzaklaşma eğilimi gösterebilmektedirler. Onlar bu şekilde davranmak isteseler de siz birlikte vakit geçirmenin yollarını arayın, hedefleri hakkında birlikte konuşun ve en önemlisi koşulsuz her zaman sevginizi gösterin. Sevginizden emin olmak onları rahatlatacaktır. Son olarak; ergenlik farklı ve değişimlere gebe bir yolculuktur. Bu yolculuğa eşlik etmeniz aile olarak sizin için de hoş bir deneyim olacaktır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500