Advert
Bayramlık umutları söndürmeyin
Mehmet Çetinkaya

Bayramlık umutları söndürmeyin

Mübarek Kurban Bayramı 21 Ağustos Salı günü... Yani 3 gün sonra bayram.

Hikayemizi de bayramla ilgili seçtik.

Keyifle okumanız dileğiyle.

Yaşlı adam, konfeksiyon mağazasına ait vitrine uzun uzun baktıktan sonra, ilerideki oynayan çocukların en zayıfına dönerek:

‐ Küçük, diye seslendi. Bana biraz yardımcı olur musun?

Çocuk, hafta sonlarında yaptıkları misket oyununu ilk defa kazanmış olmasına rağmen arkadaşlarını bırakıp geldi.

7‐8 yaşlarındaydı ve üzerindeki elbiseler, tek kelimeyle dökülüyordu. Yaşlı adam, çocuğun saçlarını okşadıktan sonra:

‐ Vitrindeki elbiseyi giymeni istemiştim, dedi.

‐ Bakalım üzerine uyacak mı?

Çocuk, bu teklifi ilk önce şaka sandı. Ama adam son derece ciddiydi. Onunla birlikte mağazaya girerken, ilk önce rüyada olup olmadığını, daha sonra da şimdiye kadar yeni bir elbise giyip giymediğini düşündü.

Genellikle ailedeki büyük çocuğa alınan veya komşular tarafından verilen giyecekler, elbiselerin ona dar gelmesiyle birlikte ortanca kardeşe kalır, birkaç sene sonra da dizleri aşınmış veya delinmiş vaziyette kendisine yamanırdı.

Ama her zaman hasta dedikleri babasının ne kadar zor para kazandığını bildiğinden, bu işe bir kere bile itiraz etmemişti. Şimdi ise ilk defa yeni bir elbisesi olacaktı. Üstelik de bayrama üç gün kala

Çocuk, yaşlı adamın gösterdiği elbiseleri giydiğinde, büyümüş olduğunu ilk defa fark etti. Çizgili kadifeden yapılmış pantolon, bacaklarının ne kadar uzun olduğunu ortaya koyarken, yeni ceketi de omuzlarını iyice geniş göstermişti. Fakat hepsinin üzerine giydiği kaban bir başkaydı ve artık üşümeyecekti.

Çocuk, biraz önce kazandığı misketleri onun cebine bıraktığında, iyice keyiflendi.

İrili ufaklı misketler, gayet derin olan ceplerin bir köşesinde kalmıştı. Demek ki her bir cep, en az elli misket alabilirdi.

Yaşlı adam, çocuğu sağa sola döndürdükten sonra, elbiselerin paketlenmesini istedi.

Ve iş tamamlandığında, tezgâhtara dönerek:

- Elbiseleri torunuma alıyorum, dedi. Kendisine sürpriz yapacağım için onları bu çocuğun üzerinde denedim. İkisinin de boyu falan aynı da. Çocuk, bir anda beyninden vurulmuşa döndü ve ne diyeceğini bilemedi.

Ama artık büyüdüğüne göre, bir şey belli etmemeliydi. Aynaya son bir defa baktıktan sonra, üzerindekileri yavaşça çıkartarak bir kenara fırlattığı eskileri giydi.

Adam, elbiselerin torununa uyacağından emindi. Yaptığı hizmet için çocuğa bir sakız parası vermek istediğinde, onu yanında göremedi. Haylaz çocuk, belli ki bu işten sıkılmıştı. Çocuk, arkadaşlarının yanına döndüğünde, bir kenara çekilerek onları seyretmeye koyuldu. Ve bütün ısrarlara rağmen oyuna katılmadı.

Arkadaşları, ‘Niçin oynamıyorsun?’ diye sordular. En güzel misketleri sen kazanmıştın. Çocuk, inci gibi yaşlar süzülen gözlerini arkadaşlarından kaçırmaya çalışırken ‘Misketlerim, bu elbiselere yakışmayacak kadar güzeldi’ dedi. ‘Bu yüzden onları, bayramlık kabanımın cebine sakladım.’

Evet verilen ümit ve yaşadığı kısa süreli hayallerle mutlu olmuştu ancak sonu hüsran olmuştu.

Yaşlı adam baştan gerekli izahı yapsa idi ve bu emeklerinden dolayı da az da olsa bir harçlık alacağını bilse belki hiç üzülmeyeceği gibi kazandığı harçlıkla mutlu olacaktı.

Bende çocukken benzer bir olay yaşadım ancak karşılığında aldığım küçük harçlık beni mutlu etmişti.

Siz siz olun kimsenin hayalleriyle oynamayın. Çocuklarınkiyle ise kesinlikle...

Fakir insanlarla, dürüst insanlarla asla alay etmeyin.

Baştan derdinizi anlattın, doğru anlatın, ne karşınızdakini ne de kendinizi aldatmayın.

İmkanınız varsa imkanı olmayanları sevindirin. Sevindirin ki siz de sevinip sevilesiniz.

Bayramlar dostluktur, kardeşliktir,

erken kalkmaktır, güler yüzlü olmaktır,

sevmektir, sevilmektir, merhamettir, paylaşmaktır, hayırdır, hasenattır, ticarettir,

bolluktur, berekettir,

ziyarettir, ziyafettir,

hediyeleşmektir, hatırlanmaktır,

tefekkürdür, inançtır, kültürdür, duadır,

kavuşmaktır, barıştır, hoşgörüdür,

teslimiyettir, sıla-i rahimdir, sabır ve imtihandır.

Bayramlar çocuklar için el öpmedir, kıyafettir, ayakkabıdır, harçlıktır, şekerdir,

çikolatadır, ettir, oyundur, sevgidir,

gezmektir, gelecekteki güzel hatıralarıdır, güvendir,  

heyecan ve mutluluktur.

Bayramınızı bayram gibi kutlamanız dileğiyle...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500