Advert
Canların güveninin bedeli ölüm mü?..
Sevinç Çelebi

Canların güveninin bedeli ölüm mü?..

Ne nereden başlayacağımı ne de duygularımı nasıl aktaracağımı biliyorum… Çünkü olup bitenlere kelimeler yetmez, vicdan dayanmaz aslında!..

Elimizde olan videodaki ve size gönderdiğim fotoğraflarda da görünen bomboş arazi, sözde barınak diye adlandırılan, kuş uçmaz, kervan geçmez bir arazi. Ve de bu araziye sözde barınak deniliyor!

Ancak durum o ki; bu barınağa atılan sessiz canlar, resmen ölüme gönderiliyor. Halbuki ‘oraya’ atılanlar her ne kadar yaşama zorla direnen, kanlı canlı köpekler olsa da, bence onlar da insanlar kadar yaşam hakkı olan canlılar…

ÜÇ KURUŞ İÇİN ÖLÜME TERK EDİLDİLER

Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde bundan bir kaç yıl önce pek çok lüks kaplıca tesisleri kuruldu ve tesis sahipleri gelen müşteriler rahatsız olmasın diye üç kuruş daha fazla kazanabilmek uğruna şikayetlere başladı. Bu şikayetler üzerine de belediye uydurma bir barınak tahsis etti ve hiçbir donanımı olmayan, kuş uçmaz, kervan geçmez bu dağa köpekleri götürmeye başladı. Bir nevi ölüme attı!..

ANNE YAVRU DEMEDEN ZEHİR VERİLDİ

Ancak bu da yetmedi! Şikayetlerin ardı kesilmeyince zehirlenmeler başladı. Anne, yavru demeden zehirlenme işlemi uygulandı!.. Merak ediyoruz, siz hiç zehirlenen bir canlı gördünüz mü? Tarifsizce, acı çekerek, ölümüne çırpınan bedenlerin medet umarak çaresizce bakışlarına şahit oldunuz mu? Halbuki bir tek günahları, hayvan olup karnını doyurmak istemeleri idi oysa... Son yemeklerinin tarifsiz acılarla ölüm olduğunu bilseler bile onlar cellatlarına güvenecek kadar masum ve açlar, ne acı değil mi? Küçücük süt emen yavruları, anneleri acımasızca öldürdüler.

YA GEREKENİ YAPARIZ…

Hâlâ susacak mısınız? Onlar bize ölümüne güvenirken biz onlara yapılanlara göz mü yumacağız? Fazla da söze gerek yok. Artık gerekeni ya hep beraber yaparız eğer hayvan seversek ya da beddualar edip otururuz ve bir süre sonra yine her şey unutulunca yeni kurbanları seyredip onlar için de beddualar ederiz...

ONLARIN DA YAŞAM HAKKI VAR

Çözüm buysa şayet, her sene acımasız döngüyü yaşar dururuz...

Ve de sormak istiyoruz;

Tüm bunlar olurken güçlü basın nerede?

Hayvan severler nerede?

Daha ne bekleniyor?

Geçen sene de, ondan önceki sene de o bölgede bu manzaralar vardı!..

Bu sene değişen ne oldu?

Kocaman bir hiç…

Vicdan... Merhamet... İnsaf artık Sındırgı Belediyesi!..

Ve ben, bir insan, bir hayvan sever olarak, bir ümit, bir canlıyı dahi kurtarabilme adına ve tüm hayvan severler adına, Türkiye’mizin neresinde olursa olsun tüm belediyelere sesleniyorum ve çağrıda bulunuyorum:

  • Lütfen bu duruma bir son verilmesi için elinizden geleni yapın…
  • Lütfen hayvan ölümlerini durdurun…
  • Bu dünya hepimizin! Ve de yaşam hakkı her canlının.
  • Dolayısıyla; masum ve bize güvenen canlılara lütfen sahip çıkın… Biz zaten çıkıyoruz!

 

Nilüfer DİKER

BAHAYKO üyesi

 

Ebru ŞAHİNLER

KİHAYKO gönüllülerinden

Eşim tutmasa, koridora fena halde çakılacaktım!..

Kısa bir süre önce eşimle birlikte, Kayapa Mahallesi’nden 33/H Hasanağa Mahallesi (Köy) Uludağ Üniversitesi arasında BURULAŞ’a ait sarı belediye otobüsüne bindik. Araç oldukça kalabalıktı. Eşim sürücü arkasında boş olan iki kişilik koltuğa oturdu. Ben de yanına koridor tarafına… Ancak fark ettim ki bu koltuğun yanında ne olması gerektiği gibi plastik bir kol, ne bir askı ve oturulan yerin yakınında, tavan ile zemin arasında da demir veya daha sağlıklı bir tutunma aparatı yoktu!.. Oysa, tüm araçların ön kısmında emniyet kemeri bir zorunluluktur ve bu belediye otobüslerinde de uygulanmalıdır.

UCUZ ATLATTIM

Çünkü otobüs virajlarda savrulurken tutunacak yer olmadığı için az daha koltuktan koridora düşmek üzereydim ki son anda eşim beni tuttu ve deyim yerindeyse görünmez bir kazayı ucuz bir şekilde atlatmış oldum.

Sürücü arkasındaki, yaşamsal tehlike arz eden tutunma yeri kırılmış ve muhtemelen gereksiz görülüp hiç takılmamış!

Yaşadığım bu olaydan sonra, engelli, yaşlı, güçsüz veya yalnız çocuklar bu koltukları nasıl kullanıyor doğrusu merak etmeye başladım.

İlgililerin dikkatine sunarım.

Kemal BAŞEREN

Acil okul ihtiyacımız var!

Güneştepe Mahallemizin acil olarak okula ihtiyacı var. Caddenin üst tarafına TOKİ Şehit Jandarma Er Ali Bakış İlkokulu açıldı ancak aynı mahallede olmamıza ve bir tek cadde ayırmasına rağmen bu okula çocuklarımız kayıtlarını yaptıramıyor ve Lütfü Banuşoğlu İlkokulu’na gönderiliyor.

ADİL BULMUYORUZ

Bu durumu kesinlikle adil bulmamakla birlikte, okullarımız nüfusumuza göre bu kadar yetersizken, kayıt yapabilecek okulların öğrencileri başka okula göndermelerini de kesinlikle doğru bulmuyoruz. Bu yüzden mahallemize, çocuklarımızın rahatça gidebilecekleri öncelikle bir okul sonra da park veya parklar istiyoruz. 

YERİMİZ DE VAR!

Bunların yapılması için ve de zaten okul yapımı için ayrılan yerimiz camimizin hemen karşısında mevcut olduğunu köşeniz aracılığı ile yetkililere duyurmak istiyoruz. 

SAHİPSİZ KALDIK

Elbette ki her bölgenin kendine göre sıkıntılarının olduğunu da biliyoruz. Ancak Güneştepe Mahallesi’nin sıkıntılarının biraz daha farklı olduğunu önemle belirtmek istiyoruz. Sahipsiz kalan mahallemizdeki, yanlış yollara girmiş olan çocukların değerlendirilmesi veya sosyal aktivitelerle kazanılması açısından bir an evvel boş yere okul ve park yapılmasını çok rica ediyoruz.   

Saygılarımla
Mustafa AYDEMİR

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500