Advert
Ben Bir ‘EYT' yim
Sevinç Çelebi

Ben Bir ‘EYT' yim

Bir EYT yani emeklilikte yaşa takılan bir mağdur olarak, 1999 yılında çıkarılan ve Cumhuriyet tarihinde ilk defa geriye doğru işletildiği için devletimizin bana göre bir ayıbı olan kanunla bugün sıkıntıdayım ve sıkıntıyı yaşayan 3 milyon mağdur olarak nedense sesimizi kimse duymak istemiyor.

BU KONU NİÇİN ÇÖZÜLMÜYOR?

Konu milletvekillerimizin sosyal hakları olduğunda, gece yarıları mutabakat sağlanabiliyor, başbakanımız imzalamaya fırsat bulamadan maaşlar hesaplarına yatabiliyor da, bu konu niçin çözülemiyor?

Hadi bir inceleyelim;

EYT ve staj mağdurlarının toplamının 5 milyonu geçtiği hükümetin bu konuyu detaylı bir şekilde incelediği hatta bu inceleme sonucunda SSK hizmet dökümlerinde staj başlangıç tarihlerinin gözükmeye başladığını geçtiğimiz dönemde gördük. Peki bu kadar analiz sonucunda ne oldu da EYT mağdurlarına hiçbir çözüm bulunamadı?

5 MİLYON KİŞİ ÇOK GELDİ!

Cevap basit; 5 milyon kişi çok geldi. Çünkü bu durum, seçim meydanlarında kimsenin ödeyemediği KEY (Konut Edindirme Yardımı) biz ödedik demeye benzemez. Bu sayının doğal yollardan azalmasını (Ölüm, Yaşı gelenin emekli olması gibi) beklenmektedir.

BİZE NEDEN YOK?

Vatandaşta doğal olarak: "3 milyon Suriyeli’ye gelince para var da bize mi yok" diyor, bana göre de haklılar, çünkü bu grup devlet tarafından “Gençsin yaşlan da gel” denilirken iş verenler tarafından “Yaşlısın çalışamazsın” mantığı ile işe de alınmıyor.

GÜNÜ KURTARIYORLAR

Nasıl 1999 yılında, bu yasa çıktığında ortada yoksalar, nasıl 2008 yılında emeklilik maaşı bağlama oranları değiştiğinde (Askeri ücretten çalıştıkça maaşın düşmesi) ortada yoksalar, şimdide ortada olmayan sendikalar (Lütfen memlekette sendikamı var demeyin ben araştırdım var) her zaman olduğu gibi sessiz, toplu sözleşme olduğunda aslan kesilenler, konu bir çok üyesini de yakından ilgilendiren toplumsal konulara gelince ‘aman sıkıntı çıkmasın’ mantığı ile günü kurtarıyor.

SIKINTI ÇEKMEYELİM

Muhalefette “Uzun süreden sonra iktidar yolu gözüktü, ne gereği var şimdi olmadık vaatlerde bulunmaya. Olur da bize çalışma bakanlığı filan düşerse sıkıntı çekmeyelim” düşüncesi ile seçimin yaklaştığı bu dönemde sessizliğini koruyor, hatta ve hatta EYT deseniz “O da ne, biz böyle bir şeyi ilk defa duyduk” diyecek kıvamdalar.

HEPİNİZE UZUN ÖMÜRLER DİLİYORUM

Ben bir EYT’li olarak, tek çözüm yolunun 3 milyon olan sayımızın 1 milyona düşmesi olduğunu düşünüyorum.                                       

Allah hepinize uzun ömür versin fakat bizim içimizdeki uzun ömürlü olanlarının çilelide olacağı aşikar.

Sözlerimi Cumhurbaşkanımızın da sıklıkla kullandığı Şeyh Edebali’ye ait, Osmangazi’ye nasihati olan, benim uzun uzun anlatmaya çalıştığım konuyu özetleyen bir söz ile bitirmek isterim.                       

İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!                   

Not: Bazı basın kuruluşları bilinçli olarak bu konuyu erken emeklilik olarak duyurmaktadır, amaç halka erken emekli olmak isteyen bir zümre var görüntüsü vermektir. Hiç kimse erken emekli olmak istememektedir. Oyun içinde kural değiştirilen kanunun iptali, yada kısaca hakkımızı istiyoruz, vesselam.

Adını vermek istemeyen bir okur

Emekli Aday Adayı

Doktor mu karar veriyor sekreter mi?

İç hastalıkları uzmanıyım. Annemin operasyon öncesi ivedilikle kardiyoloji muayenesi olması gerektiği için Doruk Özel Bursa Hastanesi’ne başvurdum ama randevu alamadım. Çünkü hastanede Doktor K.K’nın sekreteri B. Hanım tarafından reddedildim. Aslında olup bitenler buraya kadarı normal olabilir.

SAF YERİNE KOYDU

Ancak, “Ben de bir hekimim. Doktor beye iletirseniz bana yardımcı olacaktır” dediğimde, sekreter B. Hanım bunu ilettiğini söyledi. Çok acıdır ki bu cevabı veren sekreter, o ana kadar benim doktor olduğumu bilmiyordu. Ve belli ki beni saf yerine koyuyordu. Bunun üstüne “Benim doktor olduğumu bilmiyordunuz ki” dediğimde karşılık olarak “Doktor olmanız fark etmez, doktor bey almaz” cevabını verdi. Anlayamadım: Hangi hastaya bakacağına doktor mu karar veriyor, sekreter mi?

SÜREKLİ GİTTİĞİM BİR HASTANEYDİ

Merak ettim. Bu nasıl bir etik anlayışıdır? Bu nasıl bir saygısızlıktır? Ricam doktor beye iletilse ve kendisi reddetse bu şikayeti asla yazmazdım. Ancak sürekli başvurduğum hastanenin bu umarsız ve saygısız tavrı çok ve kesinlikle kabul edilemez olduğundan bunu yazmak, duyurmak ve gereken kişiye(lere)gereken uyarıların yapılması için ricayı farz kıldım !

Saygılarımla

R.K.

 Acıbadem Hastanesi mağdur etti!

Felçli, konuşma ve yutma refleksini kaybeden hastamı, burundan beslenme hortumunu çekip çıkardığı için acil olarak en yakınımızdaki sağlık kuruluşu olan Bursa Acıbadem Hastaneleri’ne 112 ambulansı ile götürdük. Hastaneye malzememiz, yani takılacak olan yeni beslenme hortumumuz ile gittik.

ETİK MİDİR TÜM BUNLAR?

Ancak Acil’de, kendi malzememizi kullanarak yapılan işlem için, SGK’lı hastamızdan 300 TL alındı. Sonrasında eve nakli için de 500 TL ambulans ücreti istendi... Soruyorum bende; Ey Acıbadem Hastanesi! Hasta da, malzeme de bizden. O zaman bu neyin ücreti? Etik midir tüm bunlar. Soruyorum tekrar tekrar; Etik midir tüm bunlar ve hangi Hipokrat yeminine sığıyor?

Bu arada önemle belirtmek isterim ki, hastane ile ev arasındaki mesafe en fazla 2 km’dir... Saygılar….

DOKTORLAR ÇOK RAHATLAR

Ayrıca gördük ki Acil’de çalışan doktorlarınız rahatlarına son derece düşkün. Ve bizde gidişimizle rahatsızlık verdiğimiz için son derece asabi tavırlar sergiliyorlar!..

Meral Ş.

***

YILDIRIM BELEDİYESİNDEN CEVAP VAR

Sayın Sevinç ÇELEBİ

24 Nisan 2018 tarihli gazeteniz köşesinde yayımlanan “Ekmek Parası Tamam da…” başlıklı, Namazgah Mahallesi’nde seyyar satıcılardan duyulan rahatsızlığı konu alan okurun şikayeti Belediyemiz Zabıta Müdürlüğünce incelenmiştir.

İlçemiz dahilinde seyyar satıcılık yaptığı tespit edilen şahısların faaliyetlerine müdahale edilerek haklarında gereken yasal işlemler uygulanmakta olup konunun takibine devam edilmektedir.

Bilgilerinize sunarız.

Yıldırım Belediyesi

Basın ve Yayın Müdürlüğü

***

OSMANGAZİ BELEDİYESİ’NDEN CEVAP VAR

 Sayın Sevinç Çelebi;

agazete’deki Vatandaş Hattı köşenizde 28 Nisan 2018 tarihinde ‘Salıncakları Gerçek Sahibine Bırakın’  başlıklı habere yer verilmiştir.

Yazıda bahse konu olan parkın, yapım çalışmaları devam etmektedir. Mayıs ayı sonu itibariyle de çalışmaları tamamlayarak park donatı malzemelerinin montajı yapılacaktır.

Konuya duyarlılığından dolayı okurunuza ve konuya bize ilettiğiniz için size teşekkür eder, esenlikler dileriz.

Osmangazi Belediyesi

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500