Advert
Bisikletin Mi Var Derdin Var
Sevinç Çelebi

Bisikletin Mi Var Derdin Var

Uludağ yolundaki Milli Parklar’ın uyguladığı ‘ücret tablosuna’ ne zaman bisiklet fiyatı da ilave edildi bilmiyoruz. Ancak bilmeyenlere duyurulur. Uludağ’a bisikletle girmenin bedeli artık 5 TL’dir ve muhtemelen seneye de 10 TL olur…

Sormak istiyoruz şimdi bizde; Bu nasıl bir zihniyet!? Bu nasıl bir komedi? Çünkü bisiklet demek, yaya demek! Dolayısıyla bırakın bisiklet sahiplerinden para almayı, Orman Bakanlığı’nın Bursa’dan bisikleti ile Uludağ’a çıkanlara ödül vermesi gerekirken uygulamaya koyduğu 5 TL’lik ücretle resmen cezalandırıyor…

Halbuki kapıda duran görevliler, Uludağ koruma alanına giren bazı araçları görmez, ihbarlara cevap vermezken, göllerin içine kadar giren jeeplere ceza yazmazlar iken, bisikletlileri mi gözüne kestirdi!?  

Bursa şehri, yeşilin kaybolmaya devam ettiği, sanayi şehri, tarım şehri, evliyalar şehri, spor şehri ama…

Her şeyin bedeli var!

Allah aşkına. Lütfen bir araştırın. Dünyanın hangi ülkesinde dağa bisikletle çıkmak para ile acaba çok merak ediyorum.

Bisiklete para alanlar, söyleyin bilelim?
Sonra sporu yaygınlaştırmak istiyoruz demeyin!

Ayıp nedir biliyor musunuz?

Siz önce çevreyi temiz tutma bilinci aşılayın,

egzoz emisyon ölçümlerine bakın,

yağ doldurup dumanından ağacın rengini değiştiren otobüslere bakın,

piknik yapıp sağa sola çöplerini atanlara,

içip içip şişeleri savuranlara bir bakın…

Ancak bunlara bakmak zor elbet. Çünkü zaman ve emek istiyor… Üstelik bir geliri de yok! O zaman bakmaya da gerek yok…

Tüm bunlara bakmak yerine, bisikletiyle Uludağ’a kadar çıkmış kişilerden para al!

Milli Parklar? Sizi milli duygulara ve bir an evvel uygulamaya koyduğunuz bu büyük yanlıştan geri dönmenize davet ediyoruz.
Bu komedi konuyu BİMER’e de aktardığımızı belirtiyor saygılar sunuyoruz.

Çünkü bizler Türkiye vatandaşıyız,

Bursa’nın evlatlarıyız,

Uludağ Eteklerinde büyümüş bireyleriz. Ve Bursa’nın değerlerini en iyi bilen ve korumaya ant içmiş kişileriz…

Doğruya asla itiraz etmeyeceğimiz gibi, eğriye de boyun eğmeyiz.

Saygılarımızla

Bir grup bisiklet sevdalısı

BİMERE GÖNDERDİĞİMİZ YAZI

Sayın Yetkililer. Bursa Uludağ Milli Parklara bisiklet ile girişten ücret talep edildiği haberi sosyal medya üzerinde çok geniş yer buluyor. Bursa’nın spor şehri olduğunu ve daimi olması için elinden gelen gayretleri gösteren çok değerli yöneticilerimizin de olduğunu bildiğimizden. sporsever, doğasever vatandaşlar olarak bu konuyla alakalı bisiklet seven doğa sevenlerin de rahatsızlığını bildiğimizden, dinimizin emrini dile getirmek istedik.

Bu yapılan haksızlıktır.

Sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN da sportif etkinliklere karşı duyarlı olduğunu bildiğimiz için böyle bir konudan haberdar olmasını isteriz. Konuyu uzatıp vaktinizi almak istemiyoruz. En yakın zamanda ivedilikle haksız talep edilen ücretin geri çekilmesi bu tür yerlerde asıl ücretin çevreyi kirletip doğayı katledenlerden misliyle cezai işlem yapılmasını siz yetkililerin vatandaşlardan gelen taleplerle kulak kabartacağınızı bilerek, talebimizi beyan ediyoruz. İlginiz ve alakanızdan ötürü şimdiden teşekkür ederiz.

Saygılarımızla

Bir grup bisiklet sevdalısı

Bunun bir dengesi yok mu!?

Burulaş tarafından teleferik tarafında artırılmayan sabah seferlerinden dolayı mağdurluğumuz her gün devam etmektedir. Duraklarda durmayan otobüsler, dursa da insanların üst üste olduğu otobüsler ne zaman son bulacak?

İŞİMİZİ ZORLAŞTIRIYOR

Veee sabah iş saatlerinde yaşlıların çok fazla olduğu ayrı bir konu. Ücretsiz kartlar vesilesiyle yaşlıların sabahtan gezmeye çıktığı aşikar. Bu durumda işe gidenler ciddi mağdur oluyor. Bunun farkında mısınız?

OTOBÜS SAYISI ARTTIRILSIN

Yaşlılara bir hak tanınıyorsa çalışanlara da kesinlikle tanınmalıdır. Ya da ücretsiz kartları kaldırılmalıdır! Çok fazla gezmelerini istiyorsanız da otobüs sayılarını acilen arttırılmalıdır.

Efsun Hanım

 

Okurlarımdan ricam var;

6 Nisan (Cuma günü), ‘Vatandaş Hattı’ adlı köşemden, yani ‘Sizin Köşenizden’, bir okurumun şikayetini “Bu nasıl bir doktor” başlığıyla gündeme getirdim.

Öncelikle bilmeyenler için bir kez daha belirtmek isterim ki, bu köşenin adı zaten üstünde, “Vatandaşın Hattı!”

Özetle; Şayet okurumuz anlattıklarının sorumluluğunu alıyor, ses kayıt cihazına konuşuyor, mail atıyor (mesaj, watShap, facebook vs.), biz bunu yayınlamakla hükümlüyüz. Ancak karşı taraftan gelen açıklamayı (metni)de, noktasına, virgülüne kadar yayınlarız. Kısacası ilkemiz ‘CEVAP HAKKI KUTSALDIR’.

Tüm bunları anlatmanın bir nedeni var elbet;

Çünkü okurlarımdan bir ricam olacak…

Sevgili okurlar, bana şikayetlerinizi ve yaşadıklarınızı anlatmadan önce iyice bir düşünün lütfen. Yaşadığınız olayları enine boyuna değerlendirin. Hani kul hakkına girmemek, hani haksız yere kalp kırmamak ve ya bir kişinin hayatını zorlaştırmamak için… Hepimiz zaman zaman sinirlenip öfkelenebiliyoruz. Ancak bu öfke halinde asıl olan sakin kalabilmektir… Çünkü sakin olmak adaletli olmayı da beraberinde getirecektir.

Çünkü bazen istem dışı bize anlatılanları,

anlatılmak istendiği gibi

ya da tam anlamıyla, anlamamış da olabiliriz… Ki sanırım öyle olmuş bu kez.

‘Bu nasıl bir doktor’ başlığıyla çıkan haberden sonra, okuruma duyduğum tüm saygıma rağmen, bana ulaşıp konuyu içtenlikle anlatan doktora da inandığımı önemle belirtmek isterim…

Ben olsam bu durumda, ki inşallah olmam, bu haberin üzerine gider hastaneye doktor beyle konuşur, kimin ne demek istediğini anlar ve helalleşirdim… Tabi bu benim fikrim… Şimdi gelelim Doktor Bey’in cevabına;

DOKTOR BEY CEVAPLADI

“Pozitif Bilime inanmış Doktorum…”

26 yıllık doktorum ve bu güne kadar hastalarıma verdiğim tedavi nedeniyle hiç bir şekilde ne yargılandım ne de sorgulandım. Aksine başarım nedeniyle adıma verilmiş bir çok başarı belgesi var. Pozitif bilime inanmış Doktorum. Tedavime (reçeteme) hiç bir şekilde kimseyi karıştırmam ve verdiğim tedaviden hekim olarak tamamen ben sorumlu olurum. Hasta yakınıyla da yaşadığım bununla ilintili bir şeydi. Çocuğunun şurup, tablet vb şeyleri kullanamadığını söyledi, ben de kendisine buradan verebileceğim bir enjektabl tedavinin olmadığını, şurubu meyve suyuna, suya vb şeye karıştırarak verebileceğini, etkisinin azalmayacağını ve ağızdan verilecek tedaviye alıştırılması gerektiğini söyledim.

Ancak hasta yakını bu sefer üstüme yürür tarzda ‘nasıl olurda iğneli tedavi vermesin’ diye bağırdı. ‘yok böyle bir tedavi’ diye tekrarlamama rağmen aynı tarzda tepki gösteriyordu ve bende ‘okuyup üfleyeyim’ mi dedim. O da ‘bana nasıl böyle bir şey söylersin’ diye bağırdı. Uğradığım haksızlığa rağmen yine de hastanın psikolojisini de düşünerek sakin kalmaya çalışıp benimle empati yapmasını önerdim. Ancak kesinlikle ve kesinlikle ‘götür çocuğu okuyup üflet’ diye bir deyim kullanmadım. Böyle bir görevim eğitimim olmadı ki böyle bir yönlendirmede bulunayım. Ancak bu suçlama beni çok üzdü önemle altını çizmek isterim ki böyle durumlar maalesef bizim motivasyonumuzu olumsuz etkiliyor. Durum bundan ibarettir. Kamuoyuna saygıyla sunulur. 

***

OSMANGAZİ BELEDİYESİ’NDEN CEVAP VAR

Sayın Sevinç Çelebi;

A Gazete’deki Vatandaş Hattı köşenizde 31 Mart 2018 tarihinde ‘Sokağımız Açık Hava Meyhanesi Durumunda’  başlıklı habere yer verilmiştir.

Bahse konu olan Kuruçeşme Mahallesi Gelin Sokak üzerinde bulunan Seyyid Usul Kültür Merkezi önünde ilgili ekiplerimizce kontroller yapıldı. Şikayete konu olan iş yerinin ruhsatlarının mevcut olduğu tespit edildi. Konuya ilişkin tarafımızca ilgili işlemler gerçekleştirilmiştir.

Ancak söz konusu adreste, akşamları içki ve uyuşturucu içilmesi ile ilgili yetki ve sorumluluk Emniyet Müdürlüğümüze aittir. Konunun emniyete intikal ettirilmesi gerekiyor.

Konuya duyarlılığından dolayı okurunuza ve konuya bize ilettiğiniz için size teşekkür eder, esenlikler dileriz.

Osmangazi Belediyesi

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500