Advert
Saat 22:00’den Sonra İçki Satışı Yasak(Mış)Arka-Nız Yoksa
Sevinç Çelebi

Saat 22:00’den Sonra İçki Satışı Yasak(Mış)Arka-Nız Yoksa

Bu satırları seyrekte olsa alkol tüketen biri olarak yazıyorum. Büyük marketlerin birinde saat 22:05’de kasada bekliyordum.

Önümde de genç bir grup var.

Kasiyer ürünleri geçerken, gençlerin almak istedikleri alkollü içecekleri kasadan geçirmedi. Çünkü saat 22:00 geçmişti…

Benim alışverişimin içinde de bira var olduğundan, birden gözler bana çevrildi. Bende “Onların aldıklarının alkol oranı yüksek, benimki sadece bira olduğundan sorun olmamalı” diyerek espri yaptım. Fakat gençler bunu ciddiye aldı ve olabilir mi acaba diye beklemeye başladı.

Olursa belki de içkilerini değiştireceklerdi.

Ancak biz düşünüp, tahmin edene kadar gördük ki benim biralar da geçmedi. Dayanamayıp kasiyere döndüm ve “Bu ne arkadaş, her gece kolonya, her gece kolonya kör olacağım sayenizde” dedim.

Sonra gençlere yanaştım ve “şaka yapıyorum beyler, aman ha, sakın kolonya filan içmeye kalkmayın” dedim.

Şimdi gelelim asıl probleme.

Aslında, konuya gelmeden önce bu anımı, anekdot misali anlatmak istedim… Çünkü yaklaşık bir yıl önce Yunuseli Mahallesi’ne taşındım. Evimin hemen karşısında ağaçlık bir bölge var.

Ve hafta içi, evimin neredeyse dibinde sayılan bu  bölgede, saat 18:00’da, üç kişilik bir grubun ağaçların ortasında lastik yakarak alkol aldıklarını gördüm.

BU YOL ÖNEMLİ BİR YOL

Dolayısıyla, çocukların oyun oynadığı, genç kızlarımızın geçmek zorunda kaldığı, yaşlı insanlarımızın camiye (Gazeteciler Cami) gitmek için kullandıkları bir bölgede alkol alınıyor olmasından ciddi anlamda rahatsız oldum.

Vakit kaybetmeden de 155’i arayıp detayları verdim ve normal olarak beklemeye başladım. Ancak saat 18:45’e kadar ne gelen ne de giden oldu. Bu sırada karşımdaki ‘alem’ aynen devam ediyordu. Akıbeti öğrenmek için tekrar 155’i tekrar aradığım ve “arkadaşların’ yaktığı lastik artık sönmek, içkileri de bitmek üzere. Lütfen hiç olmazsa kahveleri bitmeden gelin” desem de yine ihbarı dikkate alan olmadı.

Nitekim saat 19:30’da içkiler gerçekten bitti, küçük tuvalet ihtiyaçları itinayla giderildi ve şükür grup dağıldı… Tüm bu süre zarfı içerisinde, eşim, çocuğum, ve eminim o bölgeye bakan bir çok kişi daha, kendi evlerinin balkonlarına çıkamadı!

YİNE YOK YİNE YOK

Buna rağmen Polis gelmedi. Kaldı ki bu olay ilk ve son olmamakla birlikte, özellikle bu bölgede, sistematik olarak tekrarlanıyor. Yetmedi, geceleri araçlar halinde geliniyor ve içkiler içildikten sonrada aynı araçlar ile trafiğe çıkılıyor.   

Bildiğimiz kadar, TOKİ’ye ait olan bu ağaçlık alandaki otlar, düzenli kesilmediği için, her türlü ‘pis’ işlere yakın olan kişilere kamuflaj imkanı veriyor. Torbacılar ve uyuşturucu madde satıcıları aynı alanda neredeyse bayilik verecek hale gelmiş.

Öyle ki; sabahları aynı yerden içki şişeleri toplayarak evini geçindirebilen insanlar var. Bu bölgede kavgalar da eksik olmuyor, ambulanslarda bonzai krizine girenleri topluyorlar.

Yine yetmedi içi ise tam bir çöplük. Hani belediye bu gün bir kamyon gönderse rahatlıkla çöp ile doldurur. Belki de bir tur daha atmak zorunda kalır.

Eğer bir yerde sorun var ise, zaten birden fazla sebebi vardır.

Hadi gelin bunları bir sıralayalım;

  • BGC TOKİ’nin tam karşısında bulunan bu ormanlık bölge madem TOKİ’nin mülkiyetinde, o zaman TOKİ neden her türlü ‘pisliğe’ ev sahipliği yapan bu yere sahip çıkmıyor? Sahip çıkmadığı gibi kimseye vermiyor ve ya vermeye yanaşmıyor?
  • Kim ve ne için bu bölge saklanıyor?
  • Park ve Bahçeler Müdürlüğüne (Belediye’ye) burayı düzenle ot'unu, çöpünü temizle, yürüyüş yolları yap, geceleri batakhane olmasın ışıklandır dediğinizde, “Burası TOKİ’nin mülkiyetinde diyerek” sorumluluk almıyor.
  • Halbuki; “Burası kamusal alan oluşmuştur” diyerek el atması gerekirken, görmemezlikten geliniyor. Hoş, belediyemiz sağ olsun, daha yolları ve kaldırımları da görmüyor ya, o da ayrı mesele.
  • Emniyet Teşkilatı’nın Bağlarbaşı’nda tek bir karakolu var, onunda memur sayısı, araç sayısı belli olduğundan, doğal olarak ‘hizmette belli’ havasında. Yani yetersiz.
  • Geçtiğimiz sene yaz aylarında şikayetler artınca güya özel ekip gönderildi, geceleri (yaklaşık 15 gün) ekip arabaları dolaştı… Ya sonra?.. Sonrası yok! Bu bölge kaderi ile baş başa bırakıldı.
  • Belediye’nin Doğanbey TOKİ’nin Yunuseli Havaalanı’na taşınmasının konuşulduğu bu günlerde, yeni yerleşim yerleri ile ilgili aciz kaldığını, yol ve kaldırımların dahi yapılmadığını bizzat yaşıyoruz.

Bu yüzden de, Doğanbey TOKİ’de yaşayan vatandaşlara sesleniyorum: “Sevgili Doğanbey TOKİ Sakinleri, sizlere oradan çıkın denildiğinde, geleceğiniz yer budur. Bilin istedim. “                            

Devletin bu kadar kurumu, bu sorunu çözemiyorsa, o zaman ben Maliye Bakanlığı’nı göreve çağırıyorum. Lütfen bu bölgede ‘yaşamaya çalışan’ vatandaşlardan vergi alınmasın. Bir bodro mahkumu olarak devlet daha elimize geçmeden vergisini alıyorsa karşılığında da bir vatandaşın en temel ihtiyacı olan güvenlik sorununu çözmelidir. Önerim bu bölgedeki vatandaşlar vergiden muaf olsunlar.

Böylelikle bizde kendi kolluk gücümüzü oluşturalım, ve o zaman yaşanılacak bir yer oluşturmuş oluruz, insanlarda daha senesini doldurmadan taşınmaktan vazgeçer.             

SONSÖZ                                             

Bilindiği üzere saat, 22:00 sonrasında alkol satışı yasak. Tabi uygulanan yerlerde. Çünkü gördüğümüz kadarıyla Yunuseli çevresindeki tekel bayilerinin bir çoğunda bu yasak geçerli değil. Aksine sabaha kadar (02:00) hafta sonları da dahil devam ediyor.

‘Arka’sı olmayan bayilerde, alkolü dükkanın arkasındaki depodan veya evinden veriyor. Satışların gece yarısına kadar sürdüğünü bilen ve arabalarda içki içen kişiler de buralardan içkiyi buluyor. Hani olur da saat 22:00’dan sonra içki satışı yok diyen bayi olursa. Buyrun Yunuseli Mahallesi’ne gelin.

Burada sabaha kadar içkinin serbest olduğu gibi, hırsızlı, yolsuzluk, kısacası her şey serbest. Allah’tan muhafazakar bir parti iktidar da, yoksa ne olurdu halimiz…              

İsim hanesine şunu yazmak istiyorum:

VATANDAŞIN ADI YOK

Çünkü bizi vatandaş yerine koyan yok!

 ***

 ŞOK MARKETLERDEN CEVAP VAR

Sayın Sevinç Çelebi,

29 Mart tarihinde Bursa 'agazete’ndeki sayfanızda yer verdiğiniz “ŞOK Market’in ‘şok’ etkisi” başlıklı

haberinizi dikkatle okuduk.

Uyarınız ve duyarlılığınız için teşekkür ederek, konu ile ilgili açıklamamızı paylaşmak isteriz.

Bursa’nın Yıldırım İlçesinde Prof. Tezok Caddesi üzerinde bulunan mağazamızda, lodostan dolayı çöp

kovası devrilmiş ve istenmeyen bir durum oluşmuştur. Mağazanın arka tarafındaki binada oturan

müşterimizin bu konu hakkındaki uyarısı tarafımıza ulaşmıştır.

Bu olayla ilgili olarak önlemimizi aldık ve mağaza çalışanlarımıza böyle bir olayın tekrar yaşanmaması

için daha dikkatli davranmaları konusunda gerekli uyarılarımızı yaptık.

Dağıtım ekiplerimizi de mal indirimi sırasında dikkatli olmaları ve gürültüye yol açmamaları

konusunda uyarmış bulunuyoruz.

Bununla birlikte tüketicilerimizin benzeri şikâyet ve taleplerini 0212 576 33 00 numaralı Müşteri

İletşim Merkezi’ne veya http://www.sokmarket.iom.tr/iletsim linkinde yer alan İletşim Formu

aracılığıyla iletmeleri halinde gerekli müdahalenin en kısa sürede yapılacağını hatırlatmak isteriz.

İlginize teşekkür eder, iyi çalışmalar dileriz.

 Saygılarımızla,

ŞOK Marketler

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500