Advert
Tiyatro Hayattır
Sevinç Çelebi

Tiyatro Hayattır

Bursa’da tiyatroya emek veren sanatçılar, ‘27 Mart Dünya Tiyatro Günü’ nedeniyle Atatürk Anıtı’na çelenk koydu. Sanatçılar tiyatroya gönül verenlerle birlikte bu sanatın ustalarına olan saygıyı da gösterdi.

Uluslararası Tiyatrolar Birliği tarafından belirlenen ve 1961’den bu yana her yıl 27 Mart tarihinde kutlanan ‘Dünya Tiyatro Günü’, Bursa’da tiyatro sanatına gönül verenlerin bir araya geldiği anlamlı bir törenle kutlandı. Tiyatro emekçileri bu yıl 57.’si kutlanan ‘Dünya Tiyatro Günü’ nedeniyle Heykel’de bir araya gelerek günün değerini paylaştı.

BU YILKİ BİLDİRGE

1962 yılından beri her yıl Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) tarafından kutlanıyor. Ve her yıl bu özel gün için bir bildirge yayınlıyor. Ancak bu yıl 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nün uluslararası mesajlarında önemli bir yenilik var:

ITI’NIN 70. KURULUŞ YILI

Çünkü bu yıl sadece Dünya Tiyatrolar Günü değil, aynı zamanda ITI’nin 70. kuruluş yılı. Bu sebeple bu değerli kurum, hem tiyatronun, hem de ITI’nin kültürler arası niteliğini daha iyi vurgulamak ve öneminin altını çizmek amacıyla, uluslararası mesajın beş UNESCO bölgesinin her birinden, birer yazar tarafından kaleme alınmasına karar verdi. Burada bölgeler ve yazarlar şöyle:

Asya Pasifik Bölgesi: Ram Gopal BAJAJ, Hindistan
Arap Ülkeleri: Maya ZBIB, Lübnan
Avrupa: Simon MC BURNEY, İngiltere
Amerika Kıtaları: Sabina BERMAN, Meksika
Afrika: Were Were LIKING, Fildişi Sahili”

Ve bu yılki ulusal bildiriyi yazar, eleştirmen ve akademisyen Profesör Dr. Zehra İpşiroğlu kaleme alırken diğer yandan bir tiyatro devi olan Bertolt Brecht’in, “Gerçekten, karanlık günlerde yaşıyorum! Doğru söz delilik. Onların, peşindeyim. Klişe üretmeyenlerin, boş laf söylemeyenlerin, sahneyi bir ego gösterisine dönüştürmeyenlerin, sulu espriler ya da ucuz etkilerle izleyiciyi tavlamayanların, yaşamdan kaçmayanların, zamanımızı çalmayanların, baştakilere yaranmak için kırk takla atmayanların peşindeyim. Beni güldüren, ağlatan, şaşırtan, yadırgatan, düşündüren, ezberimi bozan, belki de bir an durup kendime döndüren tiyatro ustalarının peşindeyim.” yazısıyla gönüllere dokundu…    

“Şimdi bir oyun izleyeceğiz... Ne hissedeceğiz, ne düşüneceğiz? Acaba hüzünlenecek miyiz yoksa gülecek miyiz? Hoşumuza gidecek mi izlediklerimiz, yoksa anlamsız mı gelecek, neden? Kafamızdaki duvarları yıkacak mı, bize yeni bir güç, yeni bir umut verecek mi? Oyunun sonunda bütün bunları bizlere yaşatan tiyatrocuları büyük bir heyecan ve sevgiyle gönülden alkışlayabilecek miyiz? 

Şimdi söz izleyicide.”

Tüm tiyatroseverlerin, tüm tiyatro sanatçılarının ve gönüllülerinin bir kez daha Dünya Tiyatrolar Günü kutlu olsun…

Ev değil ‘pislik’ yuvası

Alacahırka Mahallesi, Boncuk Çıkmazı sokağımda bulunan bu evin önünden geçerken resmen tedirgin oluyorum. Fotoğraflarda da görüldüğü üzere evin kapısı, penceresi yok, harabe şekilde. Bu ev demeye dilim varmadığı yerin içinde hırsız, madde bağımlısın olma ihtimali fazlasıyla yüksek. Dolayısıyla bu durum sadece beni değil, mahallemdekilerin can güvenliğini de tehdit ediyor. Görüntü kirliliği de işin cabası. Ondan ayrıca rahatsız oluyorum. Yetkililerden gereğinin yapılmasını çok çok rica ediyorum. 

Saygılarımla

T.K.

İş bitmeden müdahale edilmeli

Hamitler Mahallesi sakinleriyiz. Ali Bostancı Evleri, Yeni Pazar yeri ve 3. Hançer Sokak arasına yapılan parkın içindeki basketbol ve voleybol sahasının içindeki tesviye alan en ufak yağmurda göl olduğunu bildirmek istiyoruz. Baştan savma iş yapıldığı şimdiden belli. İş bitmeden müdahale yapılması isabetli olur. Yetkililere duyurulur ve gereğinin yapılması arz olunur.

Hamitler Mahallesi Sakinleri

 Bu sorumlular neden işlerini yapmazlar!

 Demirtaş Cumhuriyet Mahallesi 1251 Sokakta ikamet ediyoruz. Sokağımızda yağmur suyu gideri olmadığından göl manzaranız her daim hazır.

Yetkililere sesleniyoruz: Yağmur yağdığında lütfen gelin ve durumu kendi gözünüzle görün. Bir bakın vatandaş ne halde ve ne tür çileler çekiyor. Evine girebiliyor mu? Özellikle de yarı bodrum daireler çok vahim durumdalar…

HERKES HABERDAR

Ricamız bir an önce sıkıntımız giderilsin. Muhtar da belediye de bu durumdan haberdar, fakat bir icraatı yok. Çöp vergisi, atık su emlak vergisi, bunlar hep ödeniyor. Hizmete gelince: yok! Peki soruyoruz o zaman bizde, biz üzerimize düşeni yapıyoruz, ya sorumlular neden görevini yapmıyor?

Demirtaş Mahallesi Sakinleri

 

 

 

 ŞOK Market’in ‘şok’ etkisi

Yıldırım’a bağlı 152 Evler Mahallesi Aksu Sokak’ta oturmaktayım. Sokak içerisinde açılan “Şok” Marketinin sokağımıza verdiği rezillikten çok fazla şikayetçiyim.

SOKAĞIMIZ ÇÖPLÜĞE DÖNDÜ

Mallarını boşaltıp çöplerini arka tarafına rastgele bırakmaları sonucu sokağımız çöplüğe döndü. Bunun yanı sıra çok erken ve geç saatlerde mal indirmelerinden dolayı çıkan gürültüden de ayrı olarak şikayetçiyiz. Belediyemizin bir an önce bu duruma el atmasını önemle rica ediyoruz.

Saygılarımla

S.T.

**

Kaldırım yok!

Samanlı’dan Millet Mahallesine çıkan trafik lambalarının olduğu bölgeye kaldırım yapılmasını rica ediyorum. Bu bölgede otobüs durağı mevcut fakat etrafında kaldırım olmadığından çamur içinde. Her gün ben dahil bir çok kişinin servis beklediği bu yerde, geniş alanda su birikintisi ve çamur var.

AYAKKABILARIM ÇAMUR İÇİNDE

Ben resmi bir kurumda çalışıyorum. Ve servisi beklerken ayakkabılarım çamur oluyor. Bu hem beni rahatsız eden bir durum hem de çevrem için kötü bir izlenim. Şikayetimi dikkatte alarak en kısa sürede çözüme ulaştırmanızı rica ederim.

Ceren P.

***

Ne zamana kadar?

14/N Aksungur Bursa Otobüsü ‘keyfi’ otobüs mü?

27 Mart 2018 (Salı günü), saat 08:43’te Aksungur 14/N No’lu otobüsü Bursa Korupark önünde durması gerekirken (orada işine gitmek için bekleyen yolcuları almadan) 3. şeritten, hızla geçti.

CEVABIN BÖYLESİ…

Aksungur’da yakaladığımız otobüs şoförüne “Sizin göreviniz nedir, nasıl bu yolcuları almazsın?” dediğimizde ise “git şikayet et keyfin bilir” diye gayet saygısız yanıt verdi. Orada bekleyen yolcular işlerine geç kaldılar. Niye? Devletin imkanlarından yararlanmak için oradan maaş alıp görevini hakkı ile yapmayan bu adam yüzünden. Bu durumları bizler ne zamana kadar bildirmeye devam edeceğiz? Ne zaman bunlara müdahale edilecek ve bir son verilecek? Artık en azından bir cevap bekliyoruz.

Elanur ŞEN

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500