Advert
Çocukluğumuzu yaşamak bizim de hakkımız!
Sevinç Çelebi

Çocukluğumuzu yaşamak bizim de hakkımız!

Yaşları 11 ila 15 arası… Pırıl pırıl, capcanlılar. Gözleri gülen bu çocuklar Başaran Mahallesi’nde ikamet ediyorlar. Ve her çocuk gibi, onlar da çocukluğunu dolu dolu yaşamak istiyorlar.

Yaşıyorlar da aslında, hem de tehlikenin bilinciyle ve de hayatlarını hiç pahasına sayarak! Nerede mi? Başaran Mahallesi’nde, Osmangazi Belediyesi’nin 2009 yılında yaptırdığı ‘İpek Parkı’ adlı küçücük parkın içinde elektrikli havuzda. Çünkü başka alternatifleri yok. Eğlenmek için geldikleri İpek Park’ına bir de ‘İmam Parkı’ lakabını takan çocuklar, anlatımlarına göre büyüklerinden bir çok kez mahallelerine bir spor kompleksi istemişler, ancak hiçbir şekilde seslerini duyuramamışlar…

BELKİ BİR GÜN ÜMİDİYLE

Böylece Bursa’nın bir çok yerine yapılan spor komplekslerini hep uzaktan, özenerek seyretmişler ve belki de doğup büyüdükleri yere, Başaran Mahallesi’ne de birgün bir havuz, spor kompleksi yapılır ümidiyle bugünlere gelmişler… Son çare olarak agazete aracılığı ile birde yeni göreve gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Alinur Aktaş’a seslenmek istemişler. Her gün başta küçük parkta bulunan süs havuzuna ve aslında şehir içinde buldukları tüm süs havuzlarına korkarak, ama yine de girmişler.

SESİMİZ OLUR MUSUN?

İşte tam da bu çocuklar iki gün önce bana ulaşıp, seslerine yansıyan içlerindeki o güzel çocuk heyecanıyla “Sevinç abla, bizim de sesimiz olur musun? Çünkü bizde tüm çocuklar gibi bir yerlerde spor yapabilmek, serinlemek ama en çok da yüzmek istiyoruz…” dediler.

“Elbette ki olurum, anlatın hele. Kimlere ve niçin seslenmek istiyorsunuz…” dedim… Çocukları dinlemeye başladığımda itiraf etmeliyim ki anlatılanlardan bir an ürperdim ve korktum da… Çünkü gazeteci kimliğimin dışında ben ayrıca bir de iki çocuk annesiyim…

GİDEBİLECEĞİMİZ BAŞKA YER YOK

Yüzme ve oynama, aslında bir şeylerle oyalanma isteklerine karşı koyamadıklarını anlatan çocuklar;

“Gidebilecek herhangi başka bir yerimiz olmadığından, her gün “İmam Parkı”na geliyoruz ve ya çarşıda pazarda gördüğümüz her havuza dalıyoruz. Gerisi malumunuz, hem elektrik çarpacak diye korkuyoruz ama dayanamıyor yine giriyoruz. Kaldı ki şimdi yine yaz geliyor ve biz bir şekilde yine geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi sıcak havadan bunalınca bulduğumuz suya dalacağız.

HEM PAHALI HEM ÜCRETLİ

Çünkü gidebileceğimiz başka bir yerimiz yok. Bildiğimiz Merinos ve Atıcılar’da havuzlar var ancak onlar da bize hem çok uzak hem de ücretli. Mahallemizde birçok ailenin açıkçası bunun için pek de durumu yok… Bizi oralarda veya sokakta oynadığımızı gören bazı ‘abiler’ bizi serseri yerine koyuyorlar belli ki ve gelip bize ‘bir şeyler vermeye çalışıyorlar’. Bugüne kadar ben kimseden hiçbir şey almadım, ama gözümün önünde bazı çocukların 2 TL’ye şeker, sigara aldığını gördüm…

TEMİZ VE TEHLİKESİZ BİR MAHALLEDE BÜYÜMEK İSTİYORUZ

Annem ve babam ilkokulu mezunu olduklarından benim ve kardeşimin hep okumamızı istediler. En iyi şekilde bizi yetiştirmek için de ellerinden geleni yapıyorlar. Özellikle madde konusunda bizi sürekli uyarıp duruyorlar. Ancak bizde çocukluğumuzu, gençliğimizi yaşamak istiyoruz. Ve bunu güzel ve tehlikesiz ortamda, mahallede yapmak istiyoruz.

SPORU ÇOK SEVİYORUZ

Ben sporu çok seviyorum. Yanımda oynadığım arkadaşlarım da öyle. Şimdi mahallemizde bir spor kompleksi olsa hepimiz okuldan sonra oraya gidip, spor yapar kendimizi istediğimiz dallarda geliştirebiliriz. Bu yüzden de artık mahallemize biz gençlerin vaktimizi en iyi şekilde değerlendirebileceğimiz alanlar inşa edilmesini istiyoruz… Size fotoğraflar gönderdik e-mailinize lütfen onları da yayınlayın. Şimdiden teşekkür ederiz…”

BİZ ÇOCUKLAR GÖRÜYORUZ

Dertlerini tertemiz ve düzgün bir şekilde, çocuk saflığı ile bir çırpıda anlatan çocuklar, ayrıca oynadıkları İpek Parkı’ndaki oyun aletlerinin de kırık dökük olduğunu ve bu durumu yine çocuklardan başka hiç kimsenin görmediğini söylediler.

Sayın Başkan bu çocukların sesine kulak vermek gerek

Bu yüzden son çare olarak Büyükşehir Başkanı Alinur Aktaş’a seslenmek istemişler; Bir kez daha elçiye zeval olmaz diyerek aynen aktarıyorum…;

“Alinur Aktaş Başkanım, biz Başaran Mahallesi’nin İpek Parkı’ndah size sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Lütfen bizi duyun. Burada ufak bir havuz var, ancak bu havuzun içinde elektrik de var. Buna rağmen hem elektrik çarpacak diye korkuyoruz hem de bu havuzun içine girmeye devam ediyoruz.  Bu yüzden diğer mahallelere yapıldığı gibi bizim mahallemize de bir havuz, top sahaları, spor kompleksi yapılsın istiyoruz. Büyük de olmayabilir, 5-6 kişi girebilsin yeter. Hiç sıkıntı yok! Sırayla gireriz. Zaten alışığız… Hatta bu havuzu bile büyütebilirler.

İPEK PARKI DÜZENLENSİN

Mahallemizde bir bu parkımız var o da bakımsız, oyun aletleri kırık dökük yerlerde. O yüzden İpek Parkı yeniden düzenlensin istiyoruz. Biz sadece çocukluğumuzu yaşamak istiyoruz…”

Başaran Mahallesi’nden bir grup çocukGemi değişince koltuk da değişir mi?

Sık sık İstanbul’a gidiyorum ve genel olarak deniz yolculuğunu tercih ediyorum. Ancak ikidir cam kenarı diye BUDO firmasından değişmeyen koltuklardan yer alıyorum, gemi değişikliği yüzünden bir bakmışım ki iki bey arasında oturuyorum.

Şimdiye kadar başka bir yerde böyle bir durum görmedim! Özellikle yetkili beylerden sadece bir empati yapmalarını ve BUDO yetkilerinin daha fazla kimsenin mağdur olmaması için acilen bu duruma bir düzenleme getirmesini, önemle rica ediyorum.

E.S. Uludağ Teleferik’ten eksik bilgilendirme

11 Mart 2018 tarihinde arkadaşımla birlikte teleferik gişesinden 2 tane bilet almak istedik. Fakat satıcı arkadaş öğrenci pasomuzun birini kabul etmeyince bizde mecburen 1 tam ve 1 öğrenci bileti aldık. Tatile geldiğimiz için tatsızlık çıksın istemedik, sustuk…

BİZE SORULMADAN…

Ayrıca biz sadece gidiş bileti aldığımızı ve bunun için ücret ödediğimizi sanıyorduk. Halbuki satıcı arkadaş biletlerimizi hem gidiş ve dönüş olarak kesmiş üstelik de bize dönüşün aynı gün yapılması gerektiğini aktarmamıştır. Ki bizde bunu bilmiyorduk.

İLK DEFA GELMİŞTİK VE BİLMİYORDUK

Uludağ’a sık sık gelen insanlar değiliz, hatta bu ilk gelişimizdi. Dolayısıyla burada ki işleyişin nasıl olduğunu bilmiyorduk. Ve f5 Mart’ta çalışan arkadaştan kendi yaptığı yanlışı düzeltmesini istediğimizde. Satıcı arkadaş, bir şey yapamayacağını, elinde olan bir şey olmadığını ve benim dikkat etmem gerekli olduğunu söyledi…

TURİSTİK ANLAYIŞINA SIĞMIYOR

Bana göre bu hiç de turistik anlayışına sığan bir tutum ve davranış değil. Çünkü bilet satıcısı bize tek yön mü, ya da gidiş dönüş bileti mi istiyoruz sormadı! Sormamakla birlikte pasomuzun birini geçersiz saydı… Kısacası kafasına göre bilet kesti, biçti ve bizi de bile bile mağdur etti…

ONA GÖRE HAREKET EDERDİK

Çünkü her yerde biletler gidiş için alınır. Talep doğrultusunda gidiş-dönüş olarak alınır. Şayet bilet satan arkadaş bize bunu sorsaydı ve bilgilendirseydi, bizde ona göre hareket ederdik.

BİLGİLENDİRMEK BU KADAR MI ZOR!

Sadece gidiş için bilet alır ve bir bilet için iki katı ücret vermezdik. Dönüş biletimizi de dönerken alırdık. Israrla öğrencinin bir tanesini kabul edemeyeceğini bildireceği kadar, bize bu kısa bilgiyi de aktarabilir ve bu da uzun bir vaktini almazdı.

SADECE MÜŞTERİ DEĞİL PRESTİJ DE KAYBEDER

Bu durumda biz sadece ‘bir bilet’ paramızı kaybettik. Ancak önemle vurgulamak isterim ki bu uygulama başkalarına da yapılırsa, Teleferik şirketi sadece müşteri değil prestijini de kaybeder diye düşünüyorum…

Can T. Ankara

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500