Advert
Bu sese kulak vermek insanlık görevi Yaşamak benim de hakkım!
Sevinç Çelebi

Bu sese kulak vermek insanlık görevi Yaşamak benim de hakkım!

Devletimin çok değerli büyüklerime sesleniyorum; 8 yıldır sesimi duyurmaya çalışıyorum. Benim büyük devletim. Suriyelilere kapımızı açtınız, sahip çıktınız. Buna sözüm yok. Bize de dara düşene yardımcı olmak yakışır. Ancak nedense, bana hiç kimse sahip çıkmıyor! Kimse sesimi duymuyor…

 Sayın çok değerli Cumurbaşkanım, Başbakanım, Bakanlarım, Milletvekillerim, Müsteşarlarım, Belediye Başkanlarım ve Özel Kalem Müdürlerim. Lütfen bir kadroyu bana çok görmeyin. Allah rızası için beni de görün.

ÖNCE BACAĞIMI KESTİLER   29 KEZ AMELİYAT OLDUM. SONRA DA BÖBREĞİM İFLAS ETTİ…

18.07.1981 doğumlu (36 yaşında), lise mezunuyum. 1990 yılında trafik kazası geçirdim. Sol bacağım ezildiğinden dolayı, bacağımı kestiler. 7 yıl tedavim sürdü. Bu 7 yıl içerisinde 29 kez ameliyat oldum. Bu kazadan dolayı sol böbreğim iflas etti. Şükürler olsun ki tedaviyle şifama kavuştum.

BABAMI VE AĞABEYİMİ ÖLDÜRDÜLER

31.07.2007’de arazi kavgasından dolayı babam ile ağabeyime pusu kurdular ve aynı gece ikisini de öldürdüler. Bunun üzüntüsünden dolayı 28.07.2008 yılında beyin kanaması geçirdim ve yine tedaviyle şifama kavuştum.

KAN DAVASINA YANAŞMADIM

Akrabalarımızın beni ve ailemi babam ile ağabeyimin kanını almamız için çok sıkıştırdılar. Bizlerde memleketimiz olan Şanlıurfa’dan göç etmek zorunda kaldık. Şu anda 36 yaşındayım ve iş sıkıntısı içindeyim. Yüzde 80 özürlü raporum var. Evde bakım ücreti alabilmeme rağmen, ben evde bakım ücreti almak istemiyorum.

EKMEĞİMİ ÇALIŞARAK KAZANMAK İSTİYORUM

Çünkü devletime faydalı olup emeğimin karşılığını almak istiyorum. Devletimizin engellilere verdiği önemin ve değerin farkındayım. Bu yüzden de köşeniz aracılığı ile büyüklerime seslenmek istedim.

LÜTFEN DURUMUM TEKRAR DEĞERLENDİRİLSİN

Engelli ve işsiz olduğum için evlenemiyorum. Beyin kanaması geçirdiğimden dolayı ezberim köreldi diye KPSS’den 56 aldım. Belki de durumum göz önünde bulundurulursa bana da kadrolu bir iş verebilirler düşüncesiyle derdimi anlatıyorum.

Kimsem yok diye mi ortada kaldım…

Kimseye iftira atmak değil niyetim. Ancak bir çok kişi (kendileri söylediler) sırf yakınları var diye açıktan yerleştirildiler. Benim kimsem yok diye ortada kaldım. Allah rızası için bana yardım eder misiniz? Sesime ses, duygularıma tercüman olur musunuz. Ben kimseden para istemiyorum. İş istiyorum… Tek isteğim alnımın teriyle paramı kazanmak.

CUMHURBAŞKANIMIZ TEK ÜMİDİM

Siz değerli basın mensuplarından ve Sayın Cumhurbaşkanımızdan başka hiç kimsem ve çarem kalmadı. Çok kötü durumdayım. Bana kadrolu bir iş verilirse şayet, bende çalışır evlenip yuvamı kurarım. Böylece benden kıymetli her şeyimi alan hayatta yalnız ve ortada kalmam. Lütfen bana sahip çıkın. Allah rızası için bu engelli kardeşinize yardım edin. Para vererek değil. Kadrolu iş vererek. Çünkü benim Allah’tan başka gerçekten kimsem yok! Halbuki yaşamak benim de hakkım…

Saygılarımla

Şevket AKINCI Otobüs mü, yoksa kazaya davetiye,‘teknesi’mi!?..

Yaklaşık bir hafta önce 16M 00…. (İstenildiği halde plakası bende) B33 No’lu otobüse bindim. Ancak içeriye girdiğimde aklıma ilk gelen ‘Acaba ben bu otobüsle gitmem gereken yere sağ salim varabilecek miyim’ oldu. Çünkü kare kare fotoğrafladığım görüntülerde de görüldüğü üzere, otobüsün hali ortadaydı ve sanki her an parçalanacakmış gibi bir his doğuruyordu…

İster istemez “Şahsi aracımız bu halde olsa ve bir çevirme olsa, kesin araç bağlanır” diye de içimden geçirmeye devam ettim.

El mahkum, dua ederek yarı dolu otobüste oturmak için bir yer baktım. Ancak koltukların sağlamlığından şüphe duyduğumdan ona da cesaret edemedim.

Koltuklar iskeletten ibaret. Tabandaki delikten yer gözüküyor, ayağımı koyduğum kapağa benzeyen şey de sanki her an çökecekmiş gibi duruyordu… Ses maşallah, tankı aratmıyordu. Buyurun cenaze namazına!..

Sormak istiyorum sayın yetkililere;

  • Söz konusu otobüs, bu kadar kötü haldeyken neden hala trafik canavarı misali ortada dolaşıyor. Yolcu taşımıyor mu?
  • Hadi bizler Bursa’da yaşıyoruz ve bazı şeyleri ‘kol kırılır yen içinde kalır’ misali yutmaya çalışıyoruz… ki bu da katiyen doğru değil!
  • İlk kez şehrimize gelmiş ve bu otobüse denk gelmiş kişilerde ne tür itibar bırakmış oluruz?
  • Son olarak da; İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?

Gereğinin yapılmasını ve Bursa’mıza yakışmadığı gibi tehlike saçan bu durumdaki tüm otobüslerin, henüz geç değilken, asla trafiğe çıkmasına izin verilmemesini önemle yetkililerden tüm yolcular adına rica ediyorum.

Sevinç ÇELEBİ

Bir dondurma keyfim vardı onu da elimden aldılar…

Herkesin ayrı ayrı zevkleri ve keyif aldıkları şeyler vardır. Kimisi yemekten, kimisi gezmekten vs. keyf alır… Benimkisi de bir külah dondurmadan ibaretti.

Dolayısıyla, yıllardır, Zafer Plaza’nın hemen önünde bulunan McDonald’s dondurma kulübesinden dondurmamı alır, havuzun kenarında oturur ve bir nebze de olsa nefeslenirdim. Kendimce ‘bu da benim keyfim’ derdim.

Ne alakaysa önce; (özellikle yaz aylarında, suyun serinliğinle dinlendiğimiz) havuzu toprakla doldurdular ve içine çiçek ektiler(hiç de güzel olmadı). Şimdi de benim gibi ‘bir külah dondurmayı’ keyif bilen insanların elinden bu imkanı da aldılar.

Zafer Plaza’ya neler oluyor!? Neden güzel olan şeyleri kötüleştirmeye veya yok etmeye devam ediyor…?

Dondurma kulübesinin yerine ne yapacaklar bilmiyorum, ancak lütfen orayı da dükkana veya kafeye çevirmesinler, bıktık! Kıssadan hisse; Bir dondurma keyfim vardı onu da elimden aldılar

EL KURUTMALAR DA ÇALIŞMIYOR!

Ayrıca sinema katındaki tuvalette bulunan iki el kurutma makinesi de çalışmıyor ve sadece görüntüden ibaret. Yetkililere duyurulur……

Saygılarımla

Neri GÜMÜŞ 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500