Advert
2018'den ne istiyorum
Mehmet Çetinkaya

2018'den ne istiyorum

Dün hafta sonu, ay sonu ve yılsonu idi. Bugün ise hafta başıaybaşı ve yılbaşı

Bir günde pek çok insan için birçok şey değişmese de bazı insanlar için çok şey değişti.

365 gün sonra tekrar yılın sonuna geleceğiz... 2019 şarkıları söyleyeceğiz...  Arada birçok olay yaşamış olacağız.

Kimileri gene güç gösterisi yapacak. Mazlumları ezecek. O zalimler için mazlumların kanları sudan daha ucuz ve önemsiz olacak. Biz yine

'Zulüm ile abad olanın,

ahiri berbat olurdemeye devam edeceğiz...

Çıkar ve emir altında olmayan liderler mazlumların hakkını korumak için bir araya gelecek.

İmkânları zorlayıp zalimlerin oyunlarını bozmaya çalışacaklar.

Takvimde yeni bir yaprak yeni bir sayfa açıyoruz bugün…

Bizleri yeni yılda neler bekliyor… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tecrübesine göre 'içte ve dışta çok önemli gelişmeler bizi bekliyor'...

Ne söylesek tahminden öte gitmez.

Kimileri çalışarak, emek vererek kaybedecek.

Kimileri ise hiç emek vermeden oturduğu yerde kazanacak.

Kimileri kendine bir numara büyük gelen koltuklarda oturmaya devam edecek.

Kimileri koltuklarından olacak.

Elbette hak yerini bulacak herkes verdiği ya da vermediği emeğin karşılığını alacak.

Kimileri gene doğayı katledecek.

Kimileri ise karşı çıkacak.

Kimileri hayvanlara eziyet edecek kimileri onları sevgi ile besleyecek.

Kimileri rant peşinde kimileri 'cant'i peşinde olacak.

Kimileri üretecek kimileri tüketecek…

Kimileri evlenerek

kimileri boşanarak mangal partisine giderek sevinecek.

Kimileri işinden olacak kimileri işine kavuşacak.

Kimileri engel çıkaracak kimileri engelleri kaldıracak.

Kimileri dünyaya gözünü açacak kimileri aramızdan ayrılacak.

'Kimileri'nin serisi bitmez böyle uzar gider bu halka…

Doğumla ölüm arasındaki mesafeyi bilmiyoruz.

Bildiğimiz dünyaya gelirken bizim ağladığımız

giderken arkamızdan ağlamalarıdır.

Ölüm bir hakikat ve ondan asla kaçış yok…

İnananlar da inanmayanlar da ölümün varlığını inkâr etmiyor, edemiyor…

Hepimizin arzusu;

Açlığın, savaşların olmadığı bir yeryüzü… 

Dünya herkese yetecek kadar büyük herkese yetecek kadar yiyecek var.  Ama paylaşamıyoruz,

bize ait olanla yetinmeyince dengeler bozuluyor. 

Böylesine bir dünyada bizlere düşen vatanımıza milletimize ailemize ve kendimize yararlı olmaktır.

En azından zarar vermemektir.

Bize düşen el ele gönül gönüle, milli ve yerli üretimdir.

Sebeplere sarılarak kadere inanarak var gücümüzle çalışmaktır.

Herkes kendine düşeni yaparsa aşamayacağımız engel yoktur…

Yazımızı Lokman Hekim'in oğluna verdiği nasihatle bitirelim…

"Ey oğul; hayatında üç şeyden taviz verme:

1.En iyi yemeği yemekten,

2.En konforlu yatakta uyumaktan,

3.En lüks evde oturmaktan…

Oğlu 'babacığım biz fakiriz nasıl olacak bunlar' deyince, Lokman Hekim şöyle cevapladı;

1.Sadece acıktığında yemek yersen en iyi yemeği yemiş olursun.

2.Çok çalışıp yorgun bir vaziyette uyursan, en konforlu yatakta yatmış olursun.

3.İnsanlara iyi muamele yaparsan, onların kalbinde yer edersin. Böylece en lüks evde oturmuş olursun…

Evet; sevgili dostlar sevgiyle kalın.

Hayalleriniz ve hedeflerinizin gerçekleştiği güzel bir yıl olsun…

Dünya hayatının bir sınav olduğunu,

hem dünya hem ahiret için çalışmamız gerektiğini unutmayalım.

Birbirimizi sevmekten korkmayalım ve birbirimize halisane dua edelim…

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır" buyuruyor.

Birbirimize köstek değil destek olalım…

Çok şey mi istedik 2018'den...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500