Advert
Çalışmayın kardeşim
Ahmet KUNDAKÇI

Çalışmayın kardeşim

Kedilere nankör diyen halt etmiş, insanoğlunun yaptıklarının yanında kediler melek kalır...

Dostum dediğiniz, arkadaşım dediğiniz, kardeşim dediğiniz nice insanlar var ki arkanızı döndüğünüze ilk kazığı size atarlar...

İşin kötüsü bu kazığı attığının farkında da değillerdir...

Utanmadan sıkılmadan bir de yüzünüze bakar "Ağabey ne oldu" derler...

Mahalle kültürü bittiği için artık evinizin etrafında böylelerine rastlamayabilirsiniz ama ya iş çevreleri...

O işe sahip olabilmek için insanlar 50 bin takla atarken, işinin kıymetini bilmeyen öylesine çok zerzevat var ki...

Çalışmayın kardeşim, işinizin kıymetini bilmeyecekseniz çalışmayın... Zorla mı çalıştırıyorlar...

Çalışmayın bari de;

O işte çalışacak ahlaklı, dürüst gerçekten ekmeğinin peşinde olup kazandığıyla "Buna da şükür" diyen insanlar açıkta kalmasın...

Milletin 8 saat anası ağlarken kafasına göre mesai saati belirleyen ağlaklar yok mu işte esas onlara ayar oluyorum. Cini fit eder bu tipler adamı...

Benim de çalıştığım kurumda böyle tipler oldu zaman zaman hepsine muhasebenin kapısını gösterdim...Kusura bakmasınlar bu saatten sonra olursa da göstermeye devam edeceğim...

Hani böyle dedim diye adam doğrama makinesi sanmasın beni kimse... Kerameti 3 kişiydi hepsi...

İkisi, babası hatta dedesi yaşındaki insana vıdı vıdı eden bir çift karı koca idiler, diğeri ise sizlere ömür Allah rahmet eylesin...

Bir insanın işini iyi yapması iyi insan olduğu anlamına gelmez ve benim için yeterli değil.

Adam olacak azıcık, karakter sahibi olacak iyi insan...

Bir yanlış yaptığında içi sızlayacak ve benden özür dilemesine gerek kalmayacak...

Ben onun suratınabaktığımda kızarıklığı gördüğümde insan olduğunu anlayayım...

Laf bile söylemem o sızıntıyı yüzünde hissettiğimde...

Ama yok illaki inatla ve ihtirasla 'küçük dağları ben yarattım, ben olmazsam bu iş yürümez' diyen her kim varsa ben de dahil,Genel Müdürüm Erdal Şimşek ve Patronum Yasin Sağer'e açık mektubumumdur,

Beni de kapının önüne koyun...

Bu mesleğin düsturu 'öğrenmenin yaşı' yoktur...

Her gün her an yaşanan bir olay size bir şeyler öğretmeli...

30 yıldır yaptığım bu meslekte bir kişi şahit olduysa "Ben bu işi biliyorum" dediğime istifa etmeye hazırım...

Ama söylediğim şu söz vardır:  "En iyi başlığı ben atarım, en iyi haberi ben yazarım. En iyi yorumu ben yaparım." 

Bu bir iddiadır ve olmalıdır da

"Her şeyi ben bilirim ile ben işimi iyi yaparım"arasındaki farkı bilmeyenlere de anlatacak fazla bir şeyim yok...

'Nato kafa natomermerleri yontmak için de artık fazla çaba sarf etmeyeceğim...'

Hak eden insanlara ise sonuna kadar sahip çıkmaya devam...

Hadi bana eyvallah; anlayan anladı...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500