Advert
21. dakika!..

21. dakika!..

Bu yazıdan önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trumph 16 Mayıs’ta TSİ 19.40’da Beyaz Saray Oval Ofis’te 20 dakika görüşmüş olacaklar ve haber bültenleri kamera ile fotoğraf çekimlerinden yansıyan görüntüler üzerinden vücut dillerini, el sıkışmalarını, gülüşlerini yorumlayıp görüşmenin maksadının oluşması üzerine ahkam keseceklerdir.

Türkiye’nin elindeki ABD ile görüşeceği ve ABD’nin dahli olan dosyalar bellidir. ABD’nin bu dosyalara bakışı da uygulamalarından göründüğü üzere nettir.

Yani aslında 20 dakikalık görüşmenin vücut dili değil sonrasında atılacak 21. dakika adımları önemlidir.

DEAŞ (IŞİD) ile mücadeleyi şu anda en üst düzeyde veren, hem içeride ve dışarıda bu işin icraatını yapan ve yapmaya devam Türkiye’nin karşınına konuşturulan PYD ve YPG gerçeğinin açılımını öğreneceğiz.

Cumhurbaşkanımızın ifadesi ile FETÖ konusu “Dosyaları kendilerine takdim edeceğiz. Fakat Sayın Trump'ın burada iradesini tabii çok önemsiyorum. O işi sonuna kadar kovalayacağız. Bana göre Amerika Birleşik Devletleri, FETÖ'nün adeta bir kuluçka yuvası haline gelmemelidir” diyecek kadar nettir.

O nedenlerdir ki; “Bu ziyaretimi Türkiye-Amerika ilişkilerinde yeni bir milat olarak görüyorum" diyen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan masaya ticari ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi konulu yuvarlak ve muğlak gündemle değil, Türkiye-ABD ilişkilerine gerçekten noktalayacak çok çetin bir gündemle oturacaktır.

Trump’un vücut dilinin senkron bozukluğu, ağzından çıkanların beyin süzgecinden geçmeden yansıması gibi hallerine tanık olduk. Böyle bir tabloyu yeniden izlemek beni şaşırtmaz ama ben Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın böyle bir muamele ile karşılaşırsa yeni bir ‘one munite’ olayına imza atarak ilişkilere virgül değil, nokta koymasını kuvvetle muhtemel görüyorum…

Sözün özü bütün gizem 21. dakikada saklıdır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500