Advert
Alın teriyle yapılan bir ibadet: Emek
Hilmi Şanlı

Alın teriyle yapılan bir ibadet: Emek

Emeğiyle hayatını kazanan, alın teriyle geçimini temin eden ve milletçe elde ettiğimiz toplam milli gelire büyük katkılar sağlayan milyonlarca çalışanımızın gururla idrak edecekleri anlamlı gün yaklaştı.

Helal kazancını elde etmenin arayışında olan ve emeğinden başka herhangi bir gücü olmayan kardeşlerimizin, millet ve devlet hayatında yeri doldurulamaz önem ve kıymeti bulunmaktadır.

Vatanımızın her köşesinde sahip oldukları en önemli değer olan emekleriyle, milletimizin ihtiyaçlarını karşılayan, beklentilerini gideren; dayanışmanın ve birlikte çalışmanın güzelliklerini sergileyen emekçilerimizin, sosyal ve ekonomik hayatta büyük payları vardır.

 Allah'ın bize yüklemiş olduğu her türlü dünya ve ahiret işinin, O'nun emri olduğu için yine O'nun rızasına uygun olarak yapılmasının daima nafile birer ibadet olduğu bilinen bir husustur.

İslam dini, başkalarının hak ve hukuklarını göze­terek ve haramlardan da sakınmak kaydı ile her türlü geliri meşru kazanç saymıştır. Bu, ister emek sarf edilerek bizzat çalış­mak suretiyle kazanılmış olsun, ya da miras hibe v.s. gibi hukuki bir yol ile elde edilmiş olsun. Önemli olan husus, gelirin meşru sayılan yollardan elde edilmiş ol­masıdır. Kazancın belli bir ölçüsü ve miktarı da yoktur. Herkes meşru yollardan istediği kadar servet ve mülk edinme hakkına sahiptir. Bu hak kısıtlanamaz.

Kazanç ve mülk edinmenin va­sıta ve yollarından birisi de elemeği ile kazançtır. İslam hukukunda emek, en makbul ve muteber kazanç vasıtası olarak değerlendirilmiştir.

Ensardan biri Peygambere gelip kendisinden dilendi. Peygamber efendimiz o kişiye: “Evinde bir şey yok mudur?”diye sordu.

Adam: “Evet bir hasır ve bir de su kabımız vardır” dedi.

Resulullah: “Git onları bana getir.” dedi. Onları getirince iki dirheme satmış. Dirhemleri de adama vererek dedi ki: “Bir dirhemle çocuklarına yiyecek al, diğer dirhemle de bir balta satın al ve bana getir.” Adam baltayı getirince peygamber baltaya bir sap taktıktan sonra adama: “Al götür onunla odun kes sat, geçimini sağla, seni on beş güne kadar görmeyeyim.” buyurdu.

Adam da gidip odunculuk yapmaya başladı ve peygamberin yanına on dirhem kazanmış olarak döndü. Peygamber  efendimiz adama “Bu senin için, yüzünde dilencilik lekesi olduğu halde yanımıza gelmekten daha iyidir.” (İbnMace, Ticaret, 282) buyurdu.

Emek, insanın bedenen veya zihnen ya da her ikisini kullanarak bir hedefe yönelik gayeli faaliyeti ve işleridir. Halk arasında, "el emeği, göz nuru, alın teri" diye tabir edilir. Toplumun her kesi­minde icra edilen tüm faaliyetleri kapsar.

Bu  faaliyetler çeşitli maksat ve gayelere yönelik ola­bilir. Örneğin, bireysel olabileceği gibi, toplumsal faaliyetler de olabilir. Yeterki içinde alın teri, el emeği, göz nuru olsun. Ancak böyle bir kazançla huzura ulaşılır. Allah'ın rızasına uygun olan davranış da budur ki, Peygamber (s.a.v):

"Muhakkak sizden birinizin sırtında odun toplaması, her­hangi bir kimseden dilenme­sinden hayırlıdır; o kimse ister versin, ister vermesin." (Riyazü's-SalihinTrc. 1/568.) bu­yurmuştur. Çünkü, dinimizde asalaklığın ve zilletin yeri yoktur. Ayrıca dinimiz çalışmayı da bir ibadet olarak değerlendirmiştir. Nitekim Peygamber (s.a.v)'in de hazır bulunduğu bir yerde güçlü-kuvvetli birinin geçtiği gö­rülür.

Bunu gören Ashab: "Ya Rasülallah! Keşke bu adam Al­lah yolunda çalışsa" derler. Peygamber (s.a.v)'de: "Eğer bu adam, küçük çocuk­larının rızkını kazanmak için çıkmışsa Allah yolundadır, ihti­yar anne-babasının ihtiyaçlarını karşılamak için çıkmışsa yine Allah yolundadır, kendi ekme­ğini kazanmak için çıkmışsa yi­ne Allah yolundadır. Şayet gös­teriş için, böbürlenmek için çık­mışsa, işte o zaman şeytan yo­lundadır." (Et- Teriğibve't- Terhib 2/524.) cevabını vermiştir.

Hz. Peygamber her fırsatta çalışma ve kazanmayı teşvik etmiştir:"Doğru ve kendine güvenilir tüccar, yarın kıya­met günü peygamberler, sıddikler ve şehitlerle haşrolunacaktır." (Tirmizi,  Buyu, 1252)

"Helal kazanç temin etmek için çalışmak cihat­tır." (1212- Kudai, Müsnedü'ş-Şihab, I,83 nr. 56.)

"Dünya işlerinizi ıslah edip yoluna koyunuz, ahi­retinizi de ihmal etmeyip onun için çalışınız," (İbnMace, nr. 2142)

Hz. Peygamber bu hadisleri ile de dünya-ahiret dengesinin kurulmasını temine çalışmaktadır. Rasulüllah, durmadan çalışmaya, kazanmaya ilerlemeye teşvik etmekle kalmamış, bilakis helal kazanç elde etmek için çalışmak her Müslümana farzdır" buyurarak kendisine inananları ve bağla­nanları daima çalışmakla yükümlü kılmış ve çalışma­yı ibadet kabul etmiştir.

NOT: Pazartesi Kutlanacak olan Çalışanlarımızın 1 Mayıs “Emek ve Dayanışma” günlerini kutluyorum.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500