Advert
Advert
Biz Türkler…

Biz Türkler…

 

16 Nisan referandum sonuçlarına göre yüzde 51.20 ile ‘Evet’ kazanmış ve yüzde 48.80 ile ‘Hayır’ kaybetmiş olup 18 maddelik Anayasa değişikliği halkın oyu ile kabul edilmiştir.

Dikta rejimlerinde iradenin talebinin kabul oranı yüzde 90’ların üzerindendir. Demokratik bir ortamda gerçekleştirilen bir referandumun ortalama oranları bu şekildedir.

Geçen yıl İngiltere’de AB’ye devam ya da tamam demek için gerçekleştirilen referandumda yüzde 52 hayıra karşı yüzde 48 evet çıkmıştır.

Batıda sonuçlar açıklandığında tartışma biterken bizde asıl tartışmaların seçimden sonra başlaması demokrasi tuzumuzun eksik olmasındandır.

Bir kere kurumlarımıza güveniyoruz deriz ama sonuç istemediğimiz gibi çıkınca hiçbirimiz güvenmeyiz. Kurumlarımız da bu güvensizliği pekiştirmek için ellerinden ne geliyorsa yaparlar.

YSK seçimlerin güvencesidir. Hukukçu üyelerden oluşur. Ciddi bir kadrosu ve çok ciddi bir bütçesi vardır. Harcadığı önünde harcamadığı ardındadır. Buna rağmen yeterince tek tip tercih mührü ile damgalı zarfı tedarik edemeyecek kadar basiretsiz davranarak, sonuç ne çıkarsa çıksın seçime en büyük damgayı vurması affedilecek gibi değildir. Bu becerileri(!) ömürleri hatta demokrasi tarihi boyunca kendileri ile birlikte anılacaktır.

Bu referandum politikada çok geçerli olan ‘Siyasette bir artı bir iki etmez’ tezini ispatlamıştır. İki bloğu oluşturan partilerin oy oranlarına bakıldığında evet diyenlerin yüzde 60’ların üzerinde olması gerekirken 51.20 de kalmışlardır. MHP’den beklenen desteğin gelmemesi sonucunda Bahçeli için emeklilik dönemi zilleri çalarken, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin seçimin belirleyicisi biz olduk iddiası gülümseten desteksiz bir atış olarak süreçte yerini almıştır.

Referandum propaganda sürecinin eşit koşullarda yürüdüğünü iddia edecek bir tek insan yoktur. İktidarların gücünü kendinden esirgeyeceğini düşünmek safdillik olduğunu bilerek enstrüman kullanmak da muhalefetin becerisi olmalıdır.

Bu sonuçlara bakıldığında AK Parti’nin yeni referandum haritasını çok iyi değerlendirip kendisini ciddi anlamda yenilemesi, CHP’nin bu sonuçtan özellikle büyük şehirleri doğru değerlendirerek geleceğe bir vizyon çizmesi, Bahçelİ’nin emekliliği istemesi gibi çıkarımlar yapmak doğru ve anlamlıdır.

Kabul edilen 18 maddenin altı doldurularak seçim ve siyasi partiler yasası değiştirilmezse zaten var olan fiili durum bu kez referansını Anayasa’dan alarak aynen devam edecektir. Yani değişen bir şey olmayacaktır.

Biz Türkler bir şey edindiğimizde büyük bir çoğunlukla kullanma kılavuzunu okumayız. Kullanmayı deneme yanılma metoduyla kurcalayarak öğreniriz. O nedenle projeler üretemeyiz ama tamircilikte üzerimize yoktur. Bu Anayasa değişikliklerini de görerek, yaşayarak öğreneceğiz ve gerektiğinde tamirler yapacağız. Umarım bu sefer tamir ederken bozmayız.

Ben artık kullanmakta mahsur olmadığını düşünerek yeni Anayasa maddelerinin ülkeme ve milletime ‘HAYIRLI OLSUN’ diyorum.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500