Advert
Yes or No

Yes or No

16 Nisan’da güneşli bir güne uyandım, erkenden hazırlandım ve oyumu kullanmak üzere DOSAB İlköğretim okuluna gittim. Okulun bahçesinde güvenlik için birkaç polis, çeşitli partilerden gözlemciler ve çocukları ile birlikte oy kullanmaya gelen insanlar vardı.

Yarı yarıya yakın olacak şekilde farklı kullanılacak oyların sahiplerinin hiçbirinin yüzünde nefret ifadesi yoktu. Elbette kullandıkların oyun kazanmasını istiyorlardı ama olmazsa da dünyanın sonu olmayacak gibi davranıyorlardı.

Demokrasinin ne kadar güzel ve insana yakışan bir rejim olduğunu bir kez daha anladım. Bununla birlikte halkın demokrasiyi partiler, partililerden daha çok içselleştirdiğini gözlemledim. Ve sadece kendi tercihlerinin olmasını demokrasi zanneden fanatikler adına üzüldüm.

Yaşadığım çevremden tanıdığım farklı tercihleri olduklarını bildiğim insanlarla selamlaştım. Kısa sohbetlerimizde bugünün sonucuna göre dünyanın sonunun geleceğini falan konuşmadık. Kimisine bidon kafalı, kimisine terörist demedik. Her düşünen insan gibi bugün fikrimizin sorulduğu önemli bir konuda kullanacağımız oyların vatanımız ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diledik. Bazı tatlı su kurnazları gibi  hayırlara vesile olmasını ‘Yes or No’ anlamında kullanmadığımızı sonucun topluma yansıması olarak ifade ederek gülüştük.

DOSAB’da 2147 numaralı sandığın başına gittiğimde yine sandık kurulu başkanı ile çeşitli partilerden gözlemciler beni güler yüzle karşıladı. Kısa bir süre bekledikten sonra beni şahsen tanımalarına rağmen seçmen bilgi kağıdımı ve kimliğini göstererek mührü, tercih pusulasını ve zarfımı teslim alarak vatandaşlık hakkımı ve görevimi yaptım.

Köşesi olan ve kamu vicdanının sesi olmak iddiası sahibi her gazeteci gibi bu referandum ile ilgili olarak görüşlerimi, rezervlerimi, eleştirilerimi yaparken, bizde 45 yıldır uygulanan lider sultalı parlamenter sistemden memnun olmadığımın altını da çizdim. Ama profesyonel ve partiye kayıtlı siyasetçi ya da sinyalci gazeteci olmadığım için oyumu namus görüp tercihimi kendime sakladım.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500