Advert
Bizim ne güzel derslerimiz vardı!

Bizim ne güzel derslerimiz vardı!

 

Bizim dönemimizde özellikle ilkokullarda öğretim değil, bizleri geleceğe hazırlayacak, iyi bir vatandaş olarak yetiştirecek eğitim verilirdi.

Öğretmenlerimiz bizi beş şıktan seçmeli soruları çözen test canavarları değil, insan olarak yetiştirmek için çaba gösterirlerdi.

Biz oyun oynarken ayakkabılarımız parçalanır, düşerdik dizlerimiz kanardı ama toprak kokardık, insan kokardık. Bizim oyunlarımız bizi paylaşmaya, takım olmaya özendirirdi. Kendimizi ve ruhumuzu içine hapsedeceğimiz bilgisayar oyunlarımız iyi ki de yoktu.

Bizim Yurttaşlık Bilgisi dersimiz vardı. Nasıl iyi bir yurttaş olacağımızı öğrenirdik. Demokrasiyi,vatan sevgisini, vatandaşlık hak ve görevlerini o derste öğrenir ve bellerdik.

En önemli şeyin başkalarının haklarına saygı olduğunu o derslerde öğrendik.

Öğretmenin çok nadir de olsa vurduğu yerde gül bittiğini, öğretmenimizi evde şikayet ettiğimiz zaman evden de misli ile güllere bezenerek öğrendik.

Otobüslerde boş yere oturduğumuz zaman camdan dışarı bakar gibi yapmazdık, gözlerimiz kalkıp yerimizi vereceğimiz bir büyüğümüzü radar gibi arardı.

Biz ilk trafik bilgilerini ilkokulda öğrendik ve caddelere çıkıp uygulamasını yaptık. O zaman Bursa’da toplam trafik lambası sayısı üç taneydi ve semte lambalar diye adını verirdi ama biz karşıdan karşıya nasıl geçileceğini iyi bilirdik.

Her pazartesi günü temiz mendil kontrolü, tırnak muayenesi yapılır ve saçlarımız hem uzunluk hem de temizlik açısından denetlenirdi.

Bizde Okul Aile Birlikleri lüks otellerde balo falan vermezlerdi, geziler düzenlemezdi. Ekonomik olarak güçlü velilerden oluşurdu ve okul ile yoksul öğrencilerin ihtiyaçlarını kimselere hissettirmeden sağlarlardı.

Bizde kep atma töreni, havai fişekli uyduruk törenler yapılmazdı. Ne yapılırsa okulda ve okul için yapılırdı.

O nedenle bugünlere çok yabancı kaldık ve çocukların giyimde marka meraklarını, ayaklarını toprağa basmamalarını, yaşama hazır olmamalarını ve yarış atı gibi gerçek hayattan uzak beş şıklı sorulardan oluşan yaşamlarını hayretle izliyoruz.

O nedenle otobüslerde büyüklerine yer vermemek için uyuma ayağına yatan, camdan bakan ya da elindeki “kendinden kat be kat akıllı” cep telefonunda oyun diye şeker patlatan modern köleleri hayretle izliyoruz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500