Advert
STK kurmakla adam olunmaz

STK kurmakla adam olunmaz

BİLDEF’in hemşeri günleri etkinliğine gittim. Açılış günü etkinliğin oy avcılarının işgali altında olacağını düşündüğümden ertesi gün rahat rahat gezerim diye düşündüm.

Birkaç gün önce yaptıkları basın açıklamalarında organizasyonun büyüklüğünden ve Anadolu’yu kucaklayacaklarından bahsedenlerin icraatta sıfır çektiklerine; 21’inci yüzyılda, kasaba panayırı ilkelliğinde devam eden bir etkinliğe tanık oldum.

Hal böyle olunca da katılımcıların azlığından kaynaklanan boşluklar çürük diş gibi sırıtıyordu. Şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim ki, sözde İl Dernekleri stantları beklerken bizim ilçe belediyeleri ve yerel firmalarımız olmasa koca salon iki tane 5’erli takımın halı saha maçına dönerdi.

Bizim belediyelerin böyle organizasyonlara harcayacak kadar çok parası yok diye düşünüyorum.

Bu düzenlenen hemşeri dernekleri etkinliklerinden baydığımı söyleyeyim. Maksada hizmet edenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmezken, resmen gayrı sıhhi ortamda alışveriş pazarına dönüşmesine kızıyorum.

Zabıta efendiler, Gıda İl Müdürlüğü, gıdalarını +5 C üzerinde saklayan Bursa esnafına ceza yağdırırken, burada +25 C’de satılan peynir, sucuk, pastırma, açıkta satılan yitecekler için ne yapıyorlar merek etmiyorum. Çünkü ‘vaziyeti idare’ ettiklerini biliyorum.

Bu rezillik her yıl tekrarlandığı için biz de her yıl yazıyoruz ama Bursa’da Bursalı’nın derdinden anlayan olmadığı için işlem devam ediyor.

Bir ara etkinlik takvimine baktım ki kan beynime sıçradı. 1 Nisan’da ana sahnede ‘Bulgar Türkleri Etkinliği’ programı var diye yazıyordu.

Bizim akıncılarımız, evladı fatihanlarımız, bu vatanın öz evlatları kıytırık bir derneğin gözünde ‘Bulgar Türkü’ oluvermiş.

Siz yan gelip yatarken Bulgar Türkü dediğiniz o insanların dedeleri Balkanlar’da 300 yıl Türk imzasını atanlardı.

Bu bir hata değil yanlıştır. Hata bilmeden, yalan ve yanlış bilerek yapılır.

Biliyor musunuz? Sizin Bulgar Türkü dediğiniz insanlar kendilerini göçmen olarak kabul etmezler. Yani parayı bulmak için göç eden insanlar değildir. Onlar keferenin göçe zorladığı ve vatanına koşan insanlardır. Yani muhacirlerdir.

Sizin göç ettiğiniz Bursa’ya sanayiyi, üretimi o insanlar getirmiştir. Çalışkanlıkları ile Bursa’nın yerli insanına örnek olmuşlardır. Çatal, bıçak tutmayı, masada yemek yemeği öğretmişlerdir.

Nereden mi biliyorum?

Eski bir Bursalı olarak kendimden biliyorum.

Bu ayıp size yüz yıl yeter, göç ettiğiniz, yaşadığınız ve doyduğunuz Bursa’yı iyi tanıyın.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500