Advert
16 Nisan’da neyi oylayacağız?

16 Nisan’da neyi oylayacağız?

Ülke olarak 16 Nisan’da sandığa gideceğiz. “EVET” veya “HAYIR” diyerek  “Anayasa değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı” sistemini onaylayacağız.

 EVET, DERSEK NE OLACAK?

 -Anayasa değişikliği ile “Hükümet Sisteminde” değişiklik olacak.  Başbakanlık ortadan kalkacak, Cumhurbaşkanı, mevcut durumdaki başbakanın da görevlerini üslenecek.

-Yasama yetkisi,“Kanun teklif etme” yetkisi hükümetten alınıp, TBMM’ye verilecek.

-Hükümet, TBMM’ye seçilen milletvekilleri arasından değil, seçilecek Cumhurbaşkanı, hükümet üyelerini dışarıdan seçip atayacak.

-Cumhurbaşkanı seçimi ile Milletvekili seçimi aynı anda yapılacak. Vatandaş, iki oy hakkının, birini Cumhurbaşkanı,  diğerini de milletvekili seçimi için kullanacak.

-Meclis, Cumhurbaşkanı ve bakanları denetlemekle yükümlü olacak. Meclis, şimdikine nazaran daha az sayıda milletvekilinin oyu ile Cumhurbaşkanı Yüce Divana gönderme yetkisine sahip olacak.

-Cumhurbaşkanlığınca seçilen Anayasa mahkemesi üye sayısı azaltılarak, TBMM üyelerinin belirlemesindeki ağırlığı artırılmaktadır. 

-HSYK yeniden yapılandırılarak yargı üyeleri arasındaki kutuplaşma ortadan kaldırılacak ve ilk kez TBMM’ye HSYK üyelerini belirleme yetkisi verilmektedir. Yargı “bağımsız” ve “tarafsız” olacak.

-Bir kişi en fazla iki kez cumhurbaşkanı seçilebilecektir. Cumhurbaşkanı TBMM seçimlerini yenileme kararı alırsa, kendi görev süresi de sona erecektir.

-Cumhurbaşkanlığının kanun hükmündeki kararnameleri sadece yürütmeyle ilgili olacak ve yasama ile yargının denetimine tabi tutulacaktır.Yürürlükteki kanunlara ve anayasaya aykırılık içerecek Cumhurbaşkanlığı kararnameleri Meclis tarafından iptal edilebilecektir.

-Cumhurbaşkanı, her türlü eylem ve işlemlerinden sorumlu olacaktır. Cumhurbaşkanının “Yüce Divana” sevki için 3/4 değil, 2/3 oranındaki milletvekili çoğunluğu yeterli olacaktır. Hakkında soruşturma açılan Cumhurbaşkanı seçim kararı alamayacaktır.

-Cumhurbaşkanı bir kanunu veto etse dahi, TBMM salt çoğunlukla o vetoyu işlemden kaldırabilecek, “VETO” yoluyla TBMM iradesi engellenemeyecektir.

- Üç ay içinde TBMM’de kabul edilmeyen OHAL kararnameleri kendiliğinden yürürlükten kalkacaktır.

 HAYIR, DEMEZSEK NE OLACAK?

'Hayır'ın radikal temsilcilerinin eleştirileri oldukça ağır işte bunlardan bir kaçı:

 -Devlet parti devleti!

-Cumhurbaşkanı seçilecek olan kişi aynı zamanda bir partinin genel başkanı olacak.Devlet parti devleti olacak.

Partili Cumhurbaşkanı,hâkimleri atayacak, Kanun hükmünde kararname yayınlayabilecek,  TBMM’yi fesih edebilecek ve orduya emir verebilecek. Meclisin ve milletvekillerinin etkisi ve yetkisi olmayacak. Her şeye bürokrasihâkim olacak. Seçtiğin milletvekilinden hizmet isteyemeyeceksin.

 - Sorumsuz yönetim!

Cumhurbaşkanı dilediği kadar Cumhurbaşkanı yardımcısı atayabilecek. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların meclise karşı siyasi sorumlulukları olmayacaktır. Cumhurbaşkanlığına Meclis başkanı değil, Cumhurbaşkanı yardımcıları vekâlet edecek ve tüm yetkileri kullanabilecek.

Cumhurbaşkanlığı yardımcıları ve bakanların yargılanabilmesi nerdeyse imkânsız hale gelecektir. Göreviyle ilgili olmayan suçlar için de dokunulmazlıkları olacak. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar suç işlemeleri halinde 400 milletvekili izin vermezse mahkemeye çıkarılamayacaklar.

 -Bağımlı yargı!

Yargı tamamen cumhurbaşkanına bağımlı olacak. Hâkimler savcılar Cumhurbaşkanının sözünden çıkmayacaktır. Anayasa mahkemesinin 15 üyesinin 12’si doğrudan cumhurbaşkanı tarafından,3’ü ise Cumhurbaşkanının kontrolündeki meclis tarafından seçilecek.

-Hâkimler Savcılar Kurulunun 13 üyesinin 6’sı Cumhurbaşkanı tarafından 7’si ise Cumhurbaşkanının meclisteki çoğunluk partisi tarafından belirlenecek. Cumhurbaşkanı hak hukuk tanımaz, zorba biriyse, seni koruyacak kimse olmayacak. Can ve mal güvenliğin kalmayacak.

Her şey tek başına

Seçimleri yenileme, meclisi fesih etme yoluyla “bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir hükmü ihlal edilecek. Seçimlerin yenilenmesi için meclis üye tam sayısının beşte üç çoğunluğu olan 360 milletvekilinin oyu gerekecek. Ancak cumhurbaşkanı tek başına bu kararı verebilecek.

-Cumhurbaşkanı kamu idari yapısı, devlet, milli güvenlik politikaları, kamu kurum ve kuruluşları, Kamu kurumu niteliğindeki mesleki kuruluşları, sendikaları, dernekleri vakıflar ve toplum örgütlenmelerinin üzerinde tek başına hâkimiyet kuracaktır...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500