Advert
Bursa’ya yapılan mezalim!

Bursa’ya yapılan mezalim!

Doğanbey kulelerinin yükselip Uludağ’ın yamaçlarını gölgesine kattığı, Bursa’nın Yalova yolundan zihinlere nakşedilen tarihi perspektifini ucubeye çevirdiği dönemde henüz yerleşime açılmamıştı ama yüksek binaların TOKİ marifetiyle Bursa’ya kattığı ‘değersizlik’ kutsanıyordu.

Herkesi mutlu ettiklerini gururla ilan edenler aslında çakma bir mutlu son ile sırası ile hak sahiplerini, Osmangazi Belediyesi’ni, Büyükşehir Belediyesi’ni, TOKİ’yi zarara uğratmış en büyük tahribatı da Bursa’ya yaparak bedelini halka ödetmeye devam edecektir.

Bir basın toplantısında o binaların dolduğu zaman herkesin duş aldığı bir perşembe akşamı Gazcılar’ı su basar mı diye sormuştum. Ve herkesin bir arabası olsa park yeri yapılsa bile ulaşımı nasıl olumsuz etkiler diye ilave etmiştim.

İlk sorum gülüşmelere yol açmıştı ama kanalizasyon ve yol gibi iki temel alt yapı konusuna dikkat çekmek istemiştim.

Kaderin cilvesine bakın ki ikisi de olmadı. Çünkü büyük ilgi göreceği söylenilen çakma rezidanslar rağbet görmedi. Gece ışıklarının yarısından fazlasının sönük olduğu yarı terk edilmiş mekanlar olarak yaşamını sürdürüyor. Kent içi trafik ise bütünü daha kötü olduğu için UKOME görmezden geliniyor hatta normal görünüyor.

Bunlar olmadı ama ahlaki çöküntü ilk sırayı alarak saatliğine kiralanan ‘mutlu son’ mekânlarına dönüştü. Bu kötü enerji konutlardan taşarak çevreyi de tehdit etmeye başladı.

Bursa’nın kalbi olan bölgenin acil operasyon ve sosyal tedbirlerle rehabilite edilmesi gerektiğini söyleyenlerin elini taşın altına sokmayan istemezükçü muhalefet diye etiketlendiği bir dönem yaşadık.

Bu son olsun dedik ama olmadı. Şimdi de Bursa’nın aort damarı olan Altıparmak Caddesi feda ediliverdi. Suriyeli sığınmacıların ilk başlarda ucuz diye yerleştikleri Altıparmak ve çevresinde Suriyelilerin egemen güç olduğunu biliyor musunuz? Artık evini satar mısın ricasından evini satacaksın diye talimata dönüştüğünü biliyor musunuz?

Oraların çilesini yaşayanların ağzından yakında dinleyeceğiz.

Bursa’yı adım adım kaybediyoruz ve yarınlara bırakacağımız mirası yiyip bitiriyoruz.

Torunlarımıza anlatacağımız Yeşil Bursa, kaplıca kenti Bursa, meyve sebze cenneti Bursa, su şehri Bursa, tarih kenti Bursa bitti yerine Nilüfer’de yükselen binalara bakıp onlara çakma Manhattan, dandik Hong Kong, fasulyeden Dubai anlatacağız.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500