Advert
TÜGİAD farkı ile: Simiittççiiiiee

TÜGİAD farkı ile: Simiittççiiiiee

TÜGİAD farkındalık yaratmaya devam ediyor. STK’ların iletişim hızını, vizyonunu ve ivmesini üyelerin profili belirler ama bunları yürütmek başkanların kişiliği ile doğru orantılıdır. Böyle gönüllük esasına dayalı görevlerde dönemler başkanların adıyla anılır. Onur Özkul’da kısa zamanda bu işi görev bilen bir anlayışla TÜGİAD adına ve TÜGAİD’la birlikte çok önemli konukların ağırlandığı oturumlara imza attı. İlk konuk Sunay Akın’dan insanın insan halini o kadar güzel öğrendik ki… Ardından da insanın umut halinin yatırıma dönüşmesi için sadece paranın yetmediğini hatta paranın gerekmediğini Simit Saraylarının sahibi Haluk Okutur çaka çaka anlattı. Benim rüyam olan ve aslında hızla uygulamaya sokmak konusu dışında bütün niyetlerimizin örtüştüğü yeni yatırım düşüncesi olan katma değerli gıda ticareti konusunu dinlerken kendimi dinlemiş oldum. Şimdiden TÜGİAD’ın üçüncü konuğunu merakla bekliyorum.

Konuşmasının satır aralarında sizlerle paylaşmak için şu notları çıkardım.

Erzincanlı Haluk Okutur'un Simit Sarayı mucizesini dinlerken, Erzincanlı Hamdi Ulukaya'dan Uludağ Ekonomi zirvesinde dinlediğim Chobani Yoğurt mucizesi aklıma geldi...


İkisi de bilmediği bir işe kalkmış
İkisi de yatırım sermayesi bakımından sinek sekizli kıvamındaymış...
İkisi de önce proje yaptırmamış hayal kurmuş...
İkisi de çok hızlı hareket etmişler...
İkisi de önce patron şirketi olup kendilerine alan boşalttıkça kurumsal yapı oluşturmuş...
İkisi de entelektüel kültürü olan ve bunu ifade edebilecek fıtrata ve özgüvene sahipler...
İkisi de uluslararası başarıya imza atmayı başarmış...
Aralarındaki tek fark marka anlayışı olmuş...
Haluk Okutur üretime ülkesinde başladığı için Türk markasını öne çıkararak farkındalık yaratmış..
Hamdi Ulukaya ilk adımı ABD de attığı için lobi direnci riskini kırmak için Greek Yogurt markasını kullanmış...
Haluk bey' e sordum. Çok başarılı olan Hamdi beyi kutluyor ama marka yaratma yöntemi konusunda kendisine katılmıyor ve beğenmiyor...
İkisi de Erzincanlı olunca havasında, suyunda inovasyon mu var diye bakmak için Erzincan'a gidesim geldi.

 

Uğurlar olsun! Karaloğlu Valim…

Bursa’ya her gelene ağam demek şartmış gibi maşallah tepeden tırnağa uyulmakta olan bir alışkanlığımız da gelirken ağam deyip boyun kıranların gidenlere paşam demek yerine arkadan çakmaları kifayetsiz muhterislerin arazlı ruh hali olarak görüyorum.

 

Karaloğlu Van’dan Bursa’ya geldiğinde Van halkının sevgisini ve saygısını da getirdi. Bunu “resmi” kanallardan öğrenmedim. Bizzat gittim öğrendim.

 

Ben Karaoğlu Valim döneminde maksada uygun hiçbir yürüyüş ve protestonun yasaklandığına tanık olmadım. Belirlenen güzergâhlarda görevli güvenlik güçleri eyleme destek oldular. Haddini ve güzergâhını aşanlara, Valilik binasına dayananlara da ben hak vermedim.

 

Bizim de özel sohbetlerimiz vardı. Hızlı düşünen ve eylemci bir insandı.  Belediye bürokratlığı yaptığı dönemlerden tecrübesiyle her konuya vakıf olduğu için gerek uygulamalarda, gerek sorunlarda pratik ve hızlı çözümleri oldu.

 

Giden Vali acı konuşurmuş derler. Ben Bursa’nın fikir önderleri, sosyal ve ekonomik yapısı hakkımda şikayetlerimi ilettiğimde sana katılıyorum ama ben söylesem kıyameti koparırlar demişti.

 

Münir Karaloğlu hizmet anlayışı ve hızı ile Bursa’dan hızlıydı. Eminim ki Antalya’da güzel işlere imza atacaktır. Birkaç kişinin ifade ettiği rütbe-i tenzile katılmıyorum. Antalya Bursa’dan an az on kat ileridedir. Kelle sayısı kurbanlık koyunlarda makbuldür.

 

Benim Karaloğlu sevdamı duygusal(!) nedenlere bağlayanlar içinde şunu ifade edeyim. Vali Karaloğlu himayesinde BYEGEM listesi ile yaklaşık 30 kişilik bir kafile ile Van Gazetecilerinin konuğu olarak Van’a gittim. Onları geldiklerinde ağırlamaya çalışan birkaç isimden birisiyim. Bunun dışında Dubai, Fransa, İtalya, Almanya gibi turların hiçbirinde bulunmadığım için bizde yerleşik olan sitem etme adeti üzerine birkaç yazı yazabilirdim ama yanlış olurdu. Gerekli olduğuma inansalardı zaten davet edilirdim.

 

Bir de bin yıllık Bursa’ya logo ve motto bulamamış fikir fakiri olan bizler, Valinin logosuna takmış gidiyoruz. Yahu sen yaptın da o mu değiştirdi?

 

Güle güle Sayın Valim varsa hakkım helal olsun.

 

İğneli yorum…

 

CHP Nilüfer’in düzenlediği “kahvaltılı” basın toplantısına katılmadım. Bunun gerekçelerini Ceyhun İrgil vekilimle de paylaştım. Mehmet Tansal Başkanı severim. İş ahlakını ve etik anlayışını çok taktir ettiğimi kendisi de bilir.

Basın toplantısında Ak Parti İlçe Başkanı Celil Çolak’ı ve basın toplantısında söylediklerini hedef almış olduğunu okudum. Siyaseten doğru yapmıştır ona sözüm yok ama benim Esentepe Mahallesi’ndeki yalan ve taammüden tecavüz üzerine yazdığım yazıya onlarca dönüş aldım ama sen ne diyorsun, doğru mu diye CHP örgütünden tek bir telefon almadım. Eğer kendimizi sorgulayamazsak başkalarına laf etme hakkımız kalmaz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500