Advert
Çanakkale geçilmesin!

Çanakkale geçilmesin!

Çanakkale’de yaşanan mucizeyi anlamak için o günleri okumak ya da dinlemek yetmez, mutlaka Çanakkale’ye gitmelisiniz ve mutlaka bir rehber eşliğinde gezmelisiniz.

O bölgedeki şehitliklerin ve mezarların temsili olarak yapıldığını, aslında bütün bölgenin her karışının kan ile sulandığını gezerken iliklerinize kadar hissediyorsunuz. O günlerin yaşayan tanığı oluyorsunuz.

Çanakkale’ye birçok kez gittim ve gezdim ama üç yıl önce Osmangazi Belediyesi’nin organize ettiği gezide bu duyguları dibine kadar yaşadım. Gözlerinizle değil ruhunuzla o bölgeyi geziyorsunuz.

Rehberimiz bize Çanakkale’yi anlatırken uzun süre Atatürk’ten bahsetmeyince bizlerin tedirginliğini anlamış olacak ki; “Şu ana kadar Atatürk’ten neden bahsetmediğimi düşünebilirsiniz. Şu ana kadar deniz savaşlarını anlattım ve Atatürk karacıydı. Savaşın karada sürdürüldüğü bölgeye geldiğimizde orada yaşanan kahramanlık destanını paylaşacağız” diyerek bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlara cevap verdi.

Çanakkale Zaferi’nin mimarları

  1. Kolordu: Komutanı Esat Paşa
    • Fırka: Saros bölgesi: Komutanı Yarbay Hasan Basri Bey.
    • Fırka: Bolayır bölgesi: Komutanı Albay Halil Bey.
    • Fırka: Gelibolu Yarımadası’nın güney bölümü. Seddülbahir ve Arıburnu Cepheleri: Komutanı Albay Halil Sami Bey.
  1. Kolordu: Komutanı General Weber
  • Fırka: Kumkale bölgesi. Komutanı Albay Nicolai.
  • Fırka: Beşige bölgesi. Komutanı Albay Refet Bey
  • Fırka: Eceabat bölgesi. Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Bey’dir. Bu birliğe ilk komutan olduğunda görev yeri cepheden uzaktır.

Kara savaşlarında Mustafa Kemal Atatürk’ün komutasındaki 57’nci Alay’ın yazdığı destan dünyaya ibret, mazlum ülkelere örnek olmuştur.

Ve Anadolu’nun bağrından kopup gelen içinde 15’lilerin de bulunduğu yüz binlerce Türk genci…

Yedi düvele kafa tutan bu ruh ve komuta kademesidir.

Çanakkale ruhu, haksızlığa, emperyalizme, teslimiyete karşı bir direnmedir. Sonrasında gelişenler ve imzalanan Mondros mütarekesi halkın değil, saltanatın teslimiyet belgesidir.

18 Mart’ı ‘ama sonradan düşman tek kurşun atmadan Sarayburnu’na geldi’ diye küçümsemeye kalkan gafillerin bilmesi gereken halkı teslim alamadan Anadolu’nun alınamayacağıdır.

1917’den yıllar sonra Faşist Hitler bile "Türkler öyle bir millettir ki, eğer saldırırsak tamamını yok etmemiz gerekir. Yoksa 1 tane bile hayatta bırakırsak, yeni bir devlet kurar ve intikamını alır" sözleriyle Türk Halkının hakkını teslim etmişken, Cumhuriyete dil uzatma cüretini gösteren içimizdeki hainler hâlâ anlayamamaktadırlar.

Farklılıklarımızı zenginlik olarak görelim ve hoşgörüyü idrak edelim ki; emperyalizmin tarih boyunca geçmek istediği Çanakkale’de geçit vermeyelim.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500