Advert
Umut Oran’dan ‘Süper Demokrasi’ formülü

Umut Oran’dan ‘Süper Demokrasi’ formülü

16 Nisan referandumu için kendi ifadesiyle ‘hayırlı’ çalışmalar yapmak üzere kentimize gelen Umut Oran, CHP İl Başkanlığı’nda basınla buluştu.

AK Parti’nin Anayasa’nın 18 maddesinde değişiklik yaparak ülkenin yönetim sistemini değiştirme düşüncelerini halka ve kendi tabanına anlatamadığını, bu nedenle MHP’yi yanına alarak, kendileri gibi düşünmeyenleri hedef gösterdiklerinin altını çizerek bunun bir çare acizliği olduğunu iddia etti.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde 14 milyon seçmenin sandığa gitmediğini, bunun da İstanbul’da üç seçmenden birinin, ülke genelinde dört seçmenden birinin sandığa gitmediğini gösterdiğini ve seçmen sayısına göre Recep Tayyip Erdoğan’ın yüzde 39,7 oy aldığını söylerken, sandığa gitmeyenlerin tümünü muhalefete yazması ise hesap hatasıydı.

Ülkenin önünü tıkayan 12 Eylül darbe anayasasının toptan değiştirilmesi gerektiğini söylerken, içinden cımbızla seçilen 18 madde ile anayasanın ülkeyi içinden çıkılmaz bir sürece taşıyacağını iddia etti.

CHP’yi ve hayır diyecek insanları hain örgütlere yandaşlık yaptığı gerekçesiyle suçlayan insanların, geçmişte Oslo’da, Habur’da, İmralı’da, Dolmabahçe’de karşılıklı görüştüklerini ve uzlaştıklarını, öte yandan her istediklerini vermekle öğündükleri FETÖ’yü yaşanan 15 Temmuz kalkışması ile dışladıklarını oysa CHP’nin bunlara her zaman mesafeli olduğunun altını çizdi.

Halkı sandığa davet eden Umut Oran, hayır çıkacağına inandığını ifade etti.

Parlamenter demokratik sistemi savunan Oran, dünyanın gelişmiş ilk 20’sinin 18’inde parlamenter sistemin, ABD’de başkanlık, Fransa’da ise yarı başkanlık sisteminin olduğunu ifade ederken, en geri kalmış 20’nin ise tamamının başkanlık sistemi ile yönetildiğini vurguladı.

Kendisine yönelttiğim soruda, Türkiye’de parlamenter sistemin Seçim ve Siyasi Partiler yasalarının değiştirilmemesi sonuncunda aksaklıklarla dolu olduğunu hatırlattığımda, bunu 12 Eylül Anayasası’na bağladı. Oysaki 12 Eylül’ü hazırlayan koşulların başında belki 61 Anayasası yoktu ama lider sultasını sürdüren Seçim ve Siyasi Partiler yasasının inatla değiştirilmemesinin payı çok büyüktü.

Bunu hatırlattığımda çarenin ‘Süper Demokrasi’de olduğunu iddia etti.

Bu nedir dedik!

Bu Anayasa’nın geniş katılımlı uzlaşma ile tüm maddelerinin tek paket olarak değiştirilerek, Orta Çağ’dan uzaklaşan, kutuplaşma ve bölünmeleri engelleyecek, katılımcı çoğulcu özgürlük anlayışı olan, darbeci vesayetin sonsuza kadar önünü tıkayan, sosyal adalet ve sosyal güvenliğin sosyal devlet tarafından uygulanacağı bir düzendir diye anlattı.

2019’da yürürlüğe girecek 18 maddenin lehine ve aleyhine yapılan çalışmaları izlerken harcanan enerjinin yılsonuna kadar ödenmesi gerektiği iddia edilen 193 milyar dolar dış borç miktarının azaltılmasına, geçim sıkıntısının yarattığı olumsuz sosyal olayların çözümüne, sanayi ve tarımda üretime harcanması daha iyi değil mi düşünmeden edemiyorum.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500