Advert
Viyana’yı alamadık ama Moena’yı fethettik…!

Viyana’yı alamadık ama Moena’yı fethettik…!

İtalya’nın kuzeyinde Alp Dağlarının yamaçlarında doğa harikası bir kayak merkezi olan Moena’nın, ilginç olduğu kadar, Avrupa’da Türk adına sıfat olarak barbar diyenlere en güzel cevabı veren bizlere de gurur veren bir öyküsü var.

1683’de Osmanlı’nın 2 nci Viyana seferinden önce Veziri Azam olan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, ilk seferden hüsranla dönen Kanuni Sultan Süleyman’ın yapamadığını yaparak Viyana’yı Osmanlı topraklarına katmak düşüncesindedir.

İstihbarata çok önem veren Paşa, Viyana içlerine 12 casus göndererek onlardan alacağı istihbarat ile sefere çıkmayı planlamaktadır ama gidenlerden uzun süre haber alamaz.

Rusça, Almanca, İtalyanca bilen ve defalarca Avrupa’ya gitmiş olan Yeniçeri Hasan’ı istihbaratçıların akıbetini ve durumu öğrenmek amacıyla Viyana’ya gönderir.

Yeniçeri Hasan bir süre sonra geri döner ve huzura çıkar. Verdiği rapor sonucunda haddini aşarak ‘Viyana fethedilmeyi bekliyor ama siz ağırdan alıyorsunuz. Derhal sefere çıkıp Viyana’yı almazsanız sizi Allah affetse bile şehitler ve tarih affetmeyecektir’ der.

Bu sözlere çok kızan Paşa, Hasan’ı kellesini almak üzere Yeniçeri Ağasına teslim eder ama Ağa’da Hasan gibi düşündüğünden onun ellerini gevşek bağlayarak kaçmasına göz yumar.

Yeniçeri Hasan’ın Moena öyküsü böylece başlar. Hasan İtalya’ya giderken bir grubun saldırısına uğrar, onları halleder ama kendisi de yaralanır. Moenalı bir çoban onu yerde bulur ve tedavi etmek üzere köye getirir.

Hasan sağlığına kavuşarak orada yaşamaya başlar hatta evlenir ama pala bıyığını kesmez ve Yeniçeri kıyafetlerini giymeye devam eder.

Bir gün Dukanın askerleri köye gelip elde avuçta ne varsa vergi diye alıp giderken yeniden geleceklerini söylerler.

Yeniçeri Hasan bu duruma çok içerler ve köy halına savunmayı, ok atmayı ve savaşmayı öğretir. Köylüler Yeniçeri Hasan kumandasında Dukanın askerleri yeniden geldiğinde köylerini kahramanca savunurlar ve askerleri bozguna uğratırlar.

O günden sonra Yeniçeri Hasan artık Hasan Ağa olur, herkesten büyük saygı, hürmet görürken, köyün adı da El Türko beldesi olarak anılır.

Hasan’ın ölümünden sonra da onun hatırasına anıt dikilir, çeşme yapılır ve en önemlisi 332 yıldır her yıl Temmuz ayında Türk günü ilan edilir ve şenlikler düzenlenerek Yeniçeri Hasan anılır.

Bir yeri fethetmek için bazen sadece insan olmanın yeterli olduğunu bildiği için Yeniçeri Hasan’ı saygı ve rahmetle anmak gerekmez mi?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500