Advert
 Bursaspor’da futbol sadece futbol değildir…!

Bursaspor’da futbol sadece futbol değildir…!

Süper Ligin 15. haftasında evimizde oynadığımız ve 2-1 galip geldiğimiz Antalyaspor maçından sonra üzerimize kabus gibi çöken ‘acı gerçekler‘ önce Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu’nu istifa ettirdi. Ardından takımın kimyasını bozarak içinde 18 puan seriden sadece FB beraberliği ile 1 puan aldırdı.

 

Hamzaoğlu’nun giderken bıraktığı 27 puanlık sermayemiz olmasaydı. Belki de Avrupa hedefi ile yola çıkan yönetim ilk beyaz bayrak çeken kulüp olacaktı.

 

Bu noktaya nasıl gelindiğine bakmadan yaşananları şanssızlık olarak görmek akıl fukaralığıdır.

 

Geçen yıl lig bitmeden bu takım seneye yetmez diyenlere kulak tıkandı.

 

Yorumlar ya okunmadı ya da içerikler birilerinin hoşuna gitmediği için boş verildi.

 

Yazanlara derdiniz nedir diye sorulmadı.

 

Hamza Hamzaoğlu’nun gitmesini isteyen çevrelere çanak tutuldu ve duruş ve sağlam irade gösterilmedi.

 

Suçladıkları eski yönetimden daha vahim hatalar yaparak yeni hoca konusunda arayışlarda çıtayı zirvelere koyup, ligde dikiş tutturamayan bir asistan coach ile anlaşıldı.

 

İbra etmemek için mücadele ettiğiniz ve dava ettiğiniz Başkan ve Yönetim, Ertuğrul Sağlam’ın yerine Şenol Güneş’i onun yerine de Hamzaoğlu’nu getirdi. Siz hoca bile bulamadınız.

 

Para yok dendi ama elimizde pırıl pırıl şampiyon U21 oyuncuları varken, takım hem de bonservis ödenerek defolularla dolduruldu.

 

KENDİLERİNE BİLE İZAH EDEMEDİLER

 

Eski Yönetimin yaptıklarını iddia ettikleri usulsüzlükler için takipsizlik kararı beğenilmedi ve Yargıtay’a gidildi ama o yönetimin toplantılarına katılan ve bütün icraatlardan haberdar üst düzey çalışanları ile yola devam etmelerindeki çelişkiyi göremediler. Bu saçmalığı ayna karşısına geçip kendilerine bile izah edemezler.

 

Kulüp siyasete mesafeliydi ama siz kulübü siyasete alet ederek Bursa siyasetine de zarar verdiniz.

 

Futbol ile ilgili konularda karar verirken sanki otoriteleri sarsılacakmış gibi saygın ismi olan bilenlerden yararlanmak işlerine gelmedi.

 

Fenerbahçe maçında yaşananların sonrasında külhanbeyi edasıyla kanallara bağlanan yöneticiler neredeyse yaşananları onaylarcasına yorumcularla ağız dalaşına girmesi doğru mudur?

 

Ayrıca bu kulübün anahtarı ve dili olan kişilerin taraftar grupları ile barışık olmaması ve sosyal medyada adının bile anılmaması garabet değil midir?

 

Kasımpaşa maçı sonrasında Körfez Köprüsü çıkışında yaşananların vebali taraftarı bu noktaya getirenlerin üzerinde değil midir?

Şimdi aynı yönetici o saldırıyı gerçekleştiren kişileri savunacak mı?

 

Bildiğim kadarı ile Samet Hoca kayıtsız şartsız gelecekken maraton istemiyor diye, iki kulüpten yeterlilik alamamış (Kayseri, Gaziantep) bir asistan ile anlaşmak yönetim basiretsizliği değil midir?

 

Keşke Yüksel Çolak istifa etmeseydi ve tam kadro olarak kamuoyu karşına çıkıp yeni bir yol haritasını ama doğru hocayla açıklasaydınız.

 

Eminim ki Mutlu Hoca iyi insandır ve şampiyon takımın asistanıdır ama yetmiyor.

Fatura her gün artıyor ve ödenemeyecek noktaya gelmeden doğru adam bulunmalıdır.

 

Önümüzde çok zorlu geçecek olan 12 maç ve alınacak 36 puan vardır. Bunun 15 ile bu sene başımız ağrımaz ama 18 de 1 yapan da biz olduğumuza göre rehavet zamanı değildir.

 

Gelecek yılın planlamasına başlamak adına doğru isimle yola çıkılmalıdır.

 

Başkanın istifa niyeti varsa bunu bile açıklamalı ve bayrağı teslim ederken başı dik olması adına çözüm önerilerine açık olmalıdır.

 

Bu satırları yazan adamın camiada kimseye kırgınlığı kızgınlığı yoktur. Sadece bir dileği vardır. Bu ve bunun gibi arka planı olmayan samimi yazıları sonuna kadar sabırla okumanızdır.

Bu güne kadar söz konusu Bursaspor olduğunda belki liseden sınıf arkadaşımı bile kırdım ama bugün başkan yönetim etrafında birlik beraberlik ve kenetlenme zamanıdır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500