Advert
Yargının arka bahçesinin telâkki edilmesi…

Yargının arka bahçesinin telâkki edilmesi…

 

Kimse yargıyı kendi arka bahçesi yapmaya çalışmasın!

Yargının siyasallaşması ve insanların yargıya güveninin kaybolması, terörden daha tehlikelidir…

Bu topraklar ne savaşlar, ne isyanlar, ne zulümler gördü; 33 senedir yaşadığımız gibi.

Sonunda biz kazandık! Yine de biz kazanacağız!

Ama bu güzel vatanının topraklarını silah zoruyla, işgalle değil de, halkın iradesiyle işbaşına gelenlerin hayatımızı zehir etmeleriyle gönüllü ve kaçarcasına terk etmek mecburiyetinde kalmamak umudunu taşımak ve muhafaza etmek duygularını tatmadan bu topraklarda hayat boyu değil, ebediyen kalmak arzusuyla n nefes almak istiyoruz.

Malınızın, canınızın, kanınızın, nefes almanızın, korkmadan yaşamanızın, temiz havayı ciğerlerinize çekerek kırlarda, parklarda, ırmak kenarlarında veya sokaklarda dolaşmanızın teminatıdır yargı.

Bunu unutursak, yargıyı kendi düşüncelerinizin arka bahçesi haline yapmağa çalışırsak; o bahçede nefes aldıklarını sanan yargıçlar, yeni komşunun arka bahçesini daha güzel görürlerse, oraya nakl-i mekân ederler.

Bir de bakarsınız, o yargıçlar, başkasının bahçesine gül ekiyorlar, bir bakarsınız, bitişikteki yeni komşu, o ekilen gülleri kokluyor.

Tıpkı, birkaç sene evvel,  sizin arka bahçenize aldığınızı sandığınız binlerce yargıcın sizin bahçeden  Feto’ya  gül toplaması gibi…

İktidar maalesef bu duygu ve hevesten kendini kurtaramadı.

Yeni kısmi anayasa değişikliğinde bunu görüyoruz.

HYS kurulunda, Bakan ve müsteşarın bulunması, yargı bağımsızlığına ve kuvvetler ayrılığı prensibine aykırıdır.

Bu kurulu siyasetçilerin tasallutundan kurtarmak lâzımdır.

İktidarlar kimseye ebedi değildir!

Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettikleri gibi, insanlar da fanidir.

Bir bakarsınız devran değişir; bir başka iktidar, bir bakarsınız bir başka Adalet Bakanı ve Müsteşarı kurula girer.

O zaman, mağdurlar değişir, eski mağdurlar, yeni mağrurlar olur.

Ama biz yine adaletten mahrum kalırız.

İşte Cumhuriyet Halk Partisi, şimdi bunun için, anayasa değişikliğini, 1955 ‘ten beri kurduğu arka bahçesine götüremiyor.

Çünkü, yandaki bahçede sadece  daha zengin bir komşunun arka bahçesi ne bakan yargıçlar değil;, külliyenin güzelliklerinin  ve imkânlarının cazibesine hayran kalmış binlerce insan var kürsülerde.

Biliyor musunuz?Ben milletvekili olduğum süre içinde ve tüm bütçe görüşmelerinde, partim adıma Anayasa Mahkemesi bütçesi hakkında konuşurdum.

Bütün kararlarını okur, yeni kurulan Adalet Partisi iktidarına kelepçe vurulması teşebbüslerini teşhir ederdim; ama itiraf edeyim ki, Anayasa Mahkemesi’nin 15 Temmuz’dan sonra kendi iki üyesinin savunma hakkını reddederek, haklarında,  Sosyal çevreden edinilen bilgi ve şahsi intiba ile ‘ihraç etmesi’gibi bir kararı hatırlamıyorum.

Bunun için diyorum ki, terör belası yenilir; iktidarda veya muhalefette bizi tedirgin insanlar unutulur; ama adalete güvenin kaybolmasından daha büyük bir felâket yaşanmaz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500