Advert
Babayiğitlik lafla olmaz!

Babayiğitlik lafla olmaz!

Bir dönem gündeme taş gibi oturan bir söylem vardı. ‘Yerli otomobil için bir babayiğit aranıyor’ lafı manşetlerde geziyordu.

Sözün özü bir babayiğit çıkacak, ben yerli bir otomobil üreteceğim diyecek ve bir marka yaratıp üretime başlayarak, yeni nesil Japon mucizesi yaratarak dünya otomobil sektörünü sallayacak.

Baştan sona kadar heyecan veren ve milli duygularımızı şaha kaldıran bir söylem değil mi?

Aynen öyle!

Peki, gerçekten bu işler öyle mi oluyor diye sorarsak, cevabını düşünmeden verebiliriz.

Hayır!

Hani derler ya her şeyi bildiğin kadar konuşabilirsin. Bildiğinden ötesi seni de bozar beni de bozar.

Benim yıllarca etrafımda babayiğit aratan bu söylemi bir bilene sorduğum zaman cevabımı aldım ve aramaktan vazgeçtim.

Bir bilen bana; ‘prototip otomobil yapmak çok kolaydır. İstersen beraber yapabiliriz. Oto yan sanayi çok gelişti ve her şeyi bulmak mümkündür. Üç beş para koyarız. Konu ile ilgili bir iki beyaz ve mavi yakalı adamla anlaşırız ve kendi zevkimizi yansıtan müthiş bir prototipe imza atarız’ dedi ve şöyle devam etti: ‘Ama bunu yaparak otomotivci olamayız. Sadece kendimiz için bir araç üretmiş oluruz.’

Yılların birikimi, marka değeri, ekipmanlar, süreklilik, standardizasyon, sermaye, teknoloji transferi, bayilik, servisler ve aynı serinin değişik motor ve tip versiyonlarını alt alta yazdığımızda bunun global dünyada babayiğitlik ile değil, marka ortaklıkları ile yürüdüğünü görürüz.

Bütün bunları Tofaş’ı gezerken sac kalıp ile başlayıp bitmiş satışa hazır bir EGEA’yı uğurlarken düşündüm.

Şu babayiğit konusunu, EGEA üretirken neler yaşadığımı ve çektiğimi yarın sizlere geniş ve fotoğraflarla birlikte anlatacağım.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500