Advert
İnsansız üretim sahası Erikli

İnsansız üretim sahası Erikli

Nestlé Waters Erikli tesislerini ziyaret etmeden önce davet metninde ayak numaramızdan vatandaşlık kimlik numaralarımıza kadar bütün bilgilerimizi talep ettiklerinde doğrusu şaşırmıştım.

Fabrika gezisi başlamadan önce yapılan sunumda çevre, insan güvenliği ve sağlığının ne kadar önemli olduğunu anladım. İlk önce iş güvenliği sorumlusu tarafından giyim kuşamlarımız ve tesis içindeki davranışlarımıza kadar her şey benim bile anlayabileceğim sıcak bir üslupla anlatıldı.

Ardından marka hakkında bize bilgiler verildi. Hedefler anlatıldı. Bütün sektör verilerinde uzak ara birinci olan bir şirketin Bursa’dan çıkmasından gerçekten gurur duydum.

Son sunumu Erikli & Nestlé Waters Türkiye Teknik Direktörü Sami Bulut yaptı ve fabrika ile ilgili teknik bilgiler, kapasiteleri, öngördükleri yatırımlar konusunda bilgiler verdi.

Tesisin tamamının 19 futbol sahası büyüklüğünde, sadece üretim hattının ise 10 futbol sahası büyüklüğünde olduğunu öğrenince içeride orta ölçekli kasaba nüfusu ile karşılaşacağımı düşünmeye başladım.

‘Şimdi gezme zamanı’ dediler ve ayakkabılarımızı, önlüklerimizi, reflektörlerimizi giydirdikten sonra maske ve bonelerimizi takıp fabrika girişindeki hijyen bandına yönlendirdiler. Elimize sabun almadan ve üç ayrı steril musluktan yıkamadan kapılar AB kapısı gibi açılmıyor.

Teknik Direktör Sami Bulut yönetiminde fabrika içine girdiğimizde içerisi yıllık tatile girmiş otomobil fabrikası gibi sakindi, içeride insan yoktu.

Makineler çalışıyor, kapalı sistemde şişeler bantlarda oluşuyor, doluyor, kapaklanıyor, etiketleniyor, ambalajlanıyor ve gözümüzün önünden akıp gidiyordu ama çevrede insan yoktu.

O anda aklıma insansız uzay aracı geldi. Evet burası da insansız üretim yapan fabrikaydı. İçerdeki bütün sistemler otomatik ve robotlar tarafından çalıştırılıyor. Her bandın kontrol panellerinin başında ve sonunda üretim sürecini gözlemleyen görevlilerden başka üretimde kimseyi görmek mümkün değil.

Üretim bantları şişe büyüklüğüne göre saatte 60 binden saatte 72 bine kadar üretim yapıyor. Düşünebiliyor musunuz? Günde ortalama 60 milyon yani yaklaşık Türkiye nüfusu kadar su şişelenen bir tesisi geziyorsunuz.

Yaşamın başlangıç noktası olan suyun evlerimize gelene kadar nasıl korunması gerektiğinin anayasasını bu tesisisin üretim manifestosundan öğrendim.

‘Su akar, Türk bakar’ sözü burada hükmünü yitirmiş ve şişeleme sırasında bile tasarruf edilmesini planlamışlar. Biz yeter ki doğanın dengesini bozmayalım, Uludağ’ı rahat bırakalım ki eteklerine serdiği tükenmeyen bereket ile hem Bursa’yı hem ülkemizi kalkındıralım.

‘Bursa sudan ibarettir’ diyen Evliya Çelebi’den bu yana asırlar geçti. Biz Atıcılar’da, Gürsu’da fışkıran artezyenleri biliriz ama zamanla onları zehirleyen kaçak boyahaneleri de biliriz.

Kuveyt’in petrolü ne ise Bursa’nın suyu odur. Suyumuzu talan ettirmeyelim ve ekonomiye kazandıralım. Bu anlamda gördüklerimden ve öğrendiklerimden mutlu oldum.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500