Advert
CHP bunu yapabilir mi?

CHP bunu yapabilir mi?

CHP, taktiksel bir hamle yaparak, bu siyasi kaosa son verebilir.

Evet,  CHP, "Gelin  Amerikan sistemini, konuşalım, bu yarım yamalak değişiklik teklifinden vazgeçelim " dese, bu kaos anında sona erer.

Başbakan önceki gün mecliste, CHP bize " Amerikan usulü başkanlık sistemini getirin, masaya oturalım dedi, kabul ettik. Ses çıkmadı..: diye bir pas verdi.

Ses çıkmadı..

Oysaki, Sayın Kılıçdaroğlu, Ahmet Hakan’ın bir programında, ”Amerika’daki gibi bir başkanlık sistemi getiriyorsanız, buyurun getirin. Ama Erdoğan öyle olsun istemiyor. Kanunlar var, devletler var, yerel yönetimler var” demiş; anında AK Parti’den cevap gelmişti:

 “Eğer Kılıçdaroğlu söylediklerinden vazgeçmezse, onlarla bu konuyu konuşabiliriz……ikiyüz yıllık ABD sisteminin  de eksikleri gidilir, gelinir, incelenir, bir metin ortaya çıkar.”

Başbakanın , kavga döğüş  getirdikleri teklif meclisten geçerken, bu konuşmayı hatırlatmasını, ben “iktidar bu teklifin mecliste kabul edilse bile,referandumda reddedile bilineceği tehlikesini görmüş” diye okuyorum.

Bu sebeple, “Gelin Amerikan sistemini tartışalım “ denilmesinin, onlara da can suyu olacağını görüyorum.

Bazı dostlar, “Bu CHP’ye nasıl güvenilir“ ; bazı dostlar da, “CHP  7  Haziran seçimlerinden sonraki koalisyon müzakerelerinde yediği kazığı nasıl unutsun“ diyor.

Rahmetli Demirel, “Siyasette 24 saat bile çok uzun bir zamandır“ derdi.

Doğrudur bu..

“Dün dündür, bugün bugündür..” diyen Demirel, 12 Mart  1971 darbesi sonrası  yaşananları hem unutmuş, hem de unutturmuş ve 31 Mart 1975’ de kurulan, 1 inci Milliyetçi Cephe hükûmetini kurmuştu.

En güçlü muhalifleri , Prof. Necmettin Erbakan, Prof. Turhan Feyzioğlu ve Alparslan Türkeş de, bu hükûmette Başbakan yardımcılıklarını kabul etmişti.

“ Konu vatan sevgisiyse, gerisi teferruattır.”

Ve, şimdi, eskiyi unutup, bir araya gelme zamanıdır.

Efendim,   “ Amerika’ da eyalet sistemi varmış , vatan bölünürmüş..”

Hayır.. Bin kere hayır..

Bu eyalet sistemine geçilerek değil; “ Dar bölgeli, 2 turlu seçim sistemiyle” aşılır.

Bu sistem, aynı zamanda, yine hepimizin yıllarca şikâyet ettiği, “Genel Merkez Sultasını “ da ortadan kaldırır.

Yıllarca, “ ..aşiret reisleri, Kürt beyleri  meclise gelir “diye karşı çıkanlar,  son yıllarda, onların meclise blok halinde geldiklerini görmüyorlar mı?

Hem onlar anayasamızın eşit vatandaşları değil mi?

Dar bölgeli seçim sistemine geçilirse, göreceksiniz ki, Diyarbakır’ dan, sadece Kürt kökenli vatandaşlarımız değil, Ermeni, Süryani, Yezdani ve Türkmen kökenli vatandaşlarımız da meclise girecektir.

Haa “ bölücüler “derseniz, “ Parti liderleri. Belediye Başkanları.. Eşbaşkanlarıile birlikte içerde değiller mi, çıt çıktı mı? “ derim

“Ya hendekler, ya mahvolan şehirler “ derseniz.

İşte siyaset buna sebep olanlara hesap sormakla başlar..

Ama şimdi vatanı düşünmenin zamanıdır.

Son zamanlarda artan terör olaylarının bir hedefi de, hükümeti OHAL yönetimi altında seçime icbar etmektedir.

Bunu başarırlar, referandum ve OHAL şartları altında yapılırsa, Türkiye bitip tükenmez bir meşruiyet tartışmalarına girecektir.

En az 3 parti buna evet derse, meclisteki oylamada 367 'yi geçileceği için referanduma ihtiyaç kalmayacaktır.

Hem daha iyi bir anayasaya sahip oluruz, hem referandum günlerinin gerginliğinden kurtuluruz.

Ak Parti, yan çizerse, CHP'nin de referandumda halka söyleyecek doğru dürüst bir sözü olur.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500