Advert
Bir zamanlar yeşildi Bursa....

Bir zamanlar yeşildi Bursa....

 

Yıllar önce Bursa'nın  yeşil kokulu olduğunu hatırlayanlar teker teker azalmaya başladı. Eğlen-Dinlen-Evlen üçlemesinin eğlence kısmında İstanbul favoriydi ama seçeneksiz değildi. Evlen kısmında ise her yöre kendi kadınlarını öne çıkaran meziyetlerini sıralar ve evlenilecek kadınların adresini verirlerdi.

Seçeneksiz ve mutlak favori dinlenilecek tek il olarak Bursa olduğu ortak bir karar olurdu.

Bursa'nın referansları, bir adımda dağ, yarım adımda deniz, tarihi dokusu, evliyalar kenti, kaplıcası, bereketli toprakları, Osmanlının ilk payitahtı olması ve en önemlisi yeşil kokulu şehir olmasıydı.

Bursa o kadar yeşildi ki damlarındaki kiremitleri bile yeşil kokardı.

Bursa için bunların birçoğu bir zamanlardı. Artık yeşil kokan kiremitler yok.

İçinde balıkların oynaştığı derelerden zehir akıyor. Sokaklarından fışkıran artezyenler kurudu. Sokaklarından yağmurlarda lağım suları fışkırıyor.

Neymiş? Sanayi kenti oluyormuşuz. Sevsinler!

Benim Bursam anlatmaya çalıştığım Bursa idi. Nereye gidersem gideyim. Bursa'ya dönerken içimi sevinç kaplardı ve hiç bir kente özenmezdim.

Ankara'ya doğru giderken Mezitler sonrası kabus gibi gelirdi. İç Anadolu eşiğini geçince bozkırları görür ve yaşayanlar adına üzülürdüm.

Ege'yi, Akdeniz'i daha bir severdim ama yine de klimalı hayat bana göre hiç olmadı.

Üç günlük Karadeniz turumun ilk durağı Trabzon Hava Limanı oldu.

Dönüşüm karayolu ile Hopa'dan başladı. Uzun zamandır göremediğim yeşili o sahil bandında gördüm. Rize'si ile Ardeşen, Çamlıhemşin, Ayder Yaylası, onlarca şelale, Uzungöl, Trabzon sahili, Atatürk Köşkü, Ganita, Ayasofya, Boztepe'si ile her yerden yeşil fışkırıyordu. Cennetin adını oralarda Kaçkarlar koymuşlar.

Gördüm ki güzeli seviyorsan korumak da vebalindir. Biz Uludağ'ı bile kemirmeye başladık.

Senede toplam 10 gün yaşanan evleri dağın dibine bile değil kalbine çaktık ve devam ediyoruz.
Ama kız kötü yolda haberiniz olsun! Trabzon bölgenin ağabeyi olarak yaza şimdiden hazır ve tatil pazarlama için Araplardan randevu almak değil, randevu veriyorlar. 

Karadeniz yaz sezonunu şimdiden doldurmuş seneyi planlıyor.
Biz Uludağ'ı turizm yamyamlarına teslim ettik.

Gitmek için halk ulaşım aracı teleferik cepleri deliyor. WC bile ateş pahası ve zirveye beton devler konduruyoruz.

Koca yayla desen çöp dağları yetmedi. Şimdi de ağaç kesiyoruz. Atatürk Stadı’nın bile AVM olacağı algısı pompalanıyor.
Sağ yöremizdeki değerlerimizin kıymetini bilen yok.

Pazarlama yöntemlerimiz doğuştan sakat ve şekilci olarak dizayn edilmiş olarak sıfır çekiyor.

Farkında mısınız gün geçtikçe sararıyoruz ve yeşile özlemimiz artıyor. Unutulmaması gereken bir gerçek vardır.
Yeşil geçici, aptallık kalıcıdır.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500