Advert

Yazmak için geç değil

İki kız çocuğu babası Murat Atlı, küçükken okumaya geç kaldığı kitaplara yetişme umuduyla çıktığı yolda yazdığı ‘Ateşin Yakmadığı Adam’ kitabıyla hem kendi evlatlarına hem diğer çocuklara en güzel hediyeyi verdi.

Yazmak için geç değil
 
 
Özlem ATAÇ 
Kestel’de oturan, reklam matbaa ve aynı zamanda üretim peyzaj işiyle ilgilenen Murat Atlı, yazdığı çocuk kitabıyla çocukların dünyasına girmeyi başardı. İki kız çocuğu babası olan Atlı, çocukların hayal dünyasına inmenin çocuk kitapları okumakla olabileceğini belirterek, “Hem kendi çocuklarıma hem diğer çocuklara verebileceğim en güzel hediyenin bu olduğu düşüncesiyle yola çıktım” dedi. Kısaca kendinden bahseden Atlı, “İlk, orta ve lise öğrenimimi Kestel'de tamamladım. 2003 yılında 19 Mayıs Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı’ndan mezun oldum. İki kızım var. Yazar olma tutkusu, üniversite hazırlık zamanlarında iken başlamıştı. Okumayı çok seviyordum ve halen de okurum” dedi. 
GEÇ KALDIĞIM ÇOCUK KİTAPLARI
Çocukken okumaya geç kaldığı çocuk kitaplarına nasıl yöneldiğini anlatan Atlı, “Yerli ve yabancı yazarların kitaplarını ayırt etmem. Sadece bir yazarın kitap serilerini ardı ardına okumam. Sürekli farklı kitapları tercih ederim. Böylelikle bir yazarın misyonunda takılı kalmamış oluyorum. Yazar ve kitaplarının, okuyuculara vermiş olduğu mesajlar benim için önem teşkil ediyordu. Üniversite okurken yabancı dil eğitimimi de aldım. Farklı dillerin farklı kültürleri yazılan kitaplarda bizleri o bölgenin örf ve adetlerini benimsememize yol açtıklarını gözlemledim. Kendi kendime ‘bir kitap yazacak olsam, okuyucularıma hangi mesajları vermem gerektiği’ sorusuna beni yöneltti. Ben bir din görevlisi değilim, elbette dini bilgilerim fazla değil, ben bir tarihçi de değilim, tarihe ait dokunuşlarda bulunabileyim... Bilimsel yazsam ancak bilgisayar üzerine, programlama üzerine yazabilirdim. Bir üniversiteli olarak, çocukken okumaya geç kaldığım çocuk kitaplarına yöneldim ve kızlarım büyürken onların birçok kitabını okudum. Birçok tanınmış kahramanların hayatları ve yaşadıkları olaylar, bazı yazarlar Türkiye coğrafyasını tanıtma konulu kitaplar ve peygamberleri anlatan dini hikayeler ile karşılaştım. Oysa ki; her kitap ele alındığında başlığından ve arkasında yazan özeti ile kitabın içeriğinde yazılanın ne olduğu hemen anlaşılmakta” şeklinde konuştu.
 
 
Çocuklar kalıplaşmış 
düşüncelerden uzak kalmalı
Günlük hayatta yapılan sınıflandırmaların kitap seçerken de devam ettiğinden yakınan Atlı, “Gittiğim bir kitap fuarında karşılaştığım olayda şunu anladım ki hani bizim kendi aramızda da sınıflandırdığımız sol ve sağ görüş ayrımı kitap seçerken de etkiliymiş. Sağ görüşlü hani dinci olarak tabir ettiğimiz bir anne sol görüşlü bir kitabı çocuğuna okutmak istemezken, sol görüşlü bir annenin de dini bir kitabı okutmak istemediğini gördüm. Buna inanılmaz üzüldüm. Bu tür şeyler nasıl oldu da çocukların kitap seçiminde de etkili olmaya başladı. İşte bunları düşünürken yazacağım kitaba da nasıl başlamam gerektiği düşüncesi de başımı kemiriyordu. Tabii benim için böyle bir tabir yoktu, sağ-sol görüşlü kitap… Evet, bu çerçevede yazılan kitaplar yok mu elbette var ama kitap bence evrenseldir. Her çeşit kitap okunmalı tabii bu çerçevede çocuk kitabı yazan yazarlara çok iş düşüyor. Çocukları bu ayrımdan uzak tutmalıyız” dedi. 
ATEŞİN YAKMADIĞI ADAM
Kitabı hangi konuda yazması gerektiği konusunda günlerce düşündüğünü belirten Atlı, “Bir gün balık tutarken aklıma geldi. Neden bir çocuğun hayalinden yola çıkarak bu kitabı yazmayayım. Evet bu şekilde düşündüm ve kafamda kurguladığım bir hikayeyi kaleme alarak sayfalara dökmeye başladım. İtfaiyeci olmak isteyen bir çocuk neden itfaiyeci olmak istiyor sorusundan yola çıkarak kitabımı yazmaya başladım. Anlattığım kitapta Kemal’in geçmişte yaşadığı bir olaydan etkilendiği hayat hikayesi üzerine yoğunlaşarak bir mesaj vermeyi denedim. Kemal geçmişte yaşanan talihsiz bir yangında yakın komşuları olan Edan ve ailesinin ölmesine tanık olmuştu. Ve bu yüzden itfaiyeci olmak istiyordu. Kemal’in olmak istediği meslek; arkadaşlarını, sınıf öğretmenini ve okul müdürünü neden etkileyecekti. Çünkü Kemal, ateşin yakmadığı bir itfaiyeci olacaktı peki ama nasıl?” şeklinde konuştu. 
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500