BURSA
Giriş Tarihi : 25-08-2020 08:35   Güncelleme : 24-08-2020 17:01

YAPARSAK YİNE BİZ YAPARIZ

Mustafakemalpaşa'da Saadet Partisi’nden  Belediye Başkanlığı seçimlerinde olsun milletvekilliği genel seçimlerinde olsun genç yaşına rağmen birçok kereler aday olan ilçenin ve Bursa’mızın tanınmış simalarından Veteriner Hekim Sayın Burak Çelik ile mesleğinden siyasete bir röportaj gerçekleştirdik.

YAPARSAK YİNE BİZ YAPARIZ

Özkan YILDIRIM

•                  Öncelikle Burak Bey bizleri, ekibimizi Mustafakemalpaşa ilçesindeki bu güzel işyerinizde konuk ettiğiniz , ağırladığınız  için teşekkür etmek istiyorum. Mustafakemalpaşa, Bursa gerçekten de sizi yakından tanıyor ama bir de okuyucularımız için sizi tanıyabilir miyiz?  Sonrasında elbette sorularımız  olacak.

Mustafakemalpaşa’mıza, ilçemize  kadar gidip  bizlerle röportaj yaptığınız için öncelikle ben de sizlere teşekkür etmek istiyorum. Ben Burak Çelik 1976 yılında annemin, babamın öğretmen olması ve yurdun dört bir yanında görev almaları  neticesinde Manisa Akhisar'da doğmuşum. Bu yüzden Liseyi de  Gönen'de bitirdim, sonrasında kazanmış olduğum Konya Selçuk Üniversitesi  ,  Veterinerlik Fakültesi’nden 1999 yılında mezun oldum. Mezun olduktan sonra 2 yıl kadar özel sektörde Konya'da çalıştım sonra memleketimize Mustafakemalpaşa'ya gelelim dedik, işimizi  burada  devam ettirmek istedim. 2001 yılında “Güven Veterinerlik “  adı altında burada hizmet vermeye başladım. Evliyim ,Allah bağışlarsa bir erkek, iki kız çocuğu babasıyım.

•                Saadet Partisi ile buluşmanız nasıl oldu Burak Bey?

2001 senesinde burada iş yerimize açtığımda Konya'dan tabii buraya geldiğimizi Saadet Partisi’ndeki  arkadaşımız  bildirmişler, ilk olarak 2001 senesinde ilçe yönetimine girdim. 2007 yılında meclis üyesi adayı oldum.2010 ve 2014 yılları arasında Saadet Partisi Mustafakemalpaşa İlçe Başkanlığı’nı 2 dönem yürüttüm. 2009,2014 yılında Mustafakemalpaşa Belediye Başkan adaylığım , yine 2011  Milletvekilliği  genel seçimlerinde , 2015 yılında yapılan 2 seçimde ve son olarak 2018 yılındaki seçimlerde milletvekili adayıydım. Toplamda 2 Belediye Başkanlığı ,4 milletvekilliği seçimleri ve bir de meclis üyeliği  seçimi olmak üzere  toplamda 7 kere  adaylığım söz konusu oldu.

•             Burak  Bey son zamanlarda yeni kurulan partiler olsun ,genel güncel konulardaki görüşleriniz olsun, Millet ve Cumhur ittifakına bakış açınız başta olmak üzere  genel manada bizlere kısa bir siyasi  değerlendirme yapar mısınız?

NİYETLER İYİ AMA...

İyi olsun diye herkes bir yola giriyor, niyetler iyi ama maalesef istenilen sonuçlar elde edilemiyor. Siyasi partiler için geçerli olan bir şey bu. Bugün Tarım ve Hayvancılıkta üretimin kimse   kötüye gitmesini istemiyor ama yıllar içerisinde her iki sektörde de geriye gittik yine sanayileşmede  kimse kötüye  gitmek istemiyor  fakat  burada da bir kötüye gidiş söz konusu  maalesef. Bu noktada kimsenin niyeti kötü değil ama uygulamaya , icraata baktığınız zaman bu gözükmüyor.

MİLLİ GÖRÜŞ VE DİĞERLERİ..

Yeni partilerle ilgili bizim  bütün siyasi partilere bakışımız şöyle; Siz Parti tüzüğünüzü neye göre hazırlıyorsunuz. Siz batıyı ,Amerika'yı İsrail'i dost  kabul edecek misiniz, müttefik  kabul edecekmisiniz, Avrupa Birliği'ne girmek için mücadele edece kmiseniz. Evet edeceğiz  diyorsanız  Merhum Erbakan Hocamızın söylediği gibi, “Türkiye'de bir milli görüş var bir de diğerleri var” diyorum. 61 parti olur 62 olur, 63 olur fark etmez bir milli görüş vardır ve bir de diğerleri vardır isterse 500 tane parti olsun.

BATININ İYİLERİNİ ALMAMIZ LAZIM

Saadet Partisi olarak görüşümüz şu, yönümüzü biz batıya döndüğümüz sürece ,tabii ki batının iyilerini güzellerini teknolojisini alacağız. Ama medeniyet olarak, kültür olarak , batı medeniyetiyle ya da Batı kültürü ile bizim kültürümüz uyuşmuyor. Maalesef biz batının iyilerini almamız gerekirken batının kötüsünü alıyoruz. Mesela batının aile yaşantısını  alıyoruz, batının ahlakını alıyoruz. Mesela en son İstanbul sözleşmesi gündemde biliyorsunuz, bu sonuç itibariyle aile yapısını mevcut hükümetin bakanları bile itiraf ettiler “kendi aile yapımızı bozduk” dediler. İstanbul sözleşmesi fayda sağlayacak derken hiçbir fayda sağlamadı .Çünkü her türlü işlemde kadının sözü dinlendiğinden ailenin yapısı bozuldu, bizim babamız da öyleydi ,sizin de babanız da öyledir ailenin direği babalarımızdır. Ama siz babalarımızı  dışarı  atmanız durumunda ne olur bir binanın direği  çekildiğinde ne olursa o olur..

•                Saadet Partisi olarak Mustafakemalpaşa’daki çalışmalarınız nasıl ilerliyor?

Ben şu an, Bursa İl yönetim kurulu üyesiyim, Mustafakemalpaşa’da arkadaşlarımız  gerçekten çok aktif bir şekilde çalışmalarına devam ediyor. Bursa İl Yönetimi olarak Her pazartesi Bursa'da toplantılarınız oluyor Biz de hepsini katılmaya çalışıyoruz.

•             Röportajımızın  başında da bahsetmiş olduğumuz gibi siyaset dünyasının yanı sıra Mustafakemalpaşa da uzun yıllardır veteriner hekim olarak da hizmet vermekte siniz..

KÖYLÜMÜZLE, ÜRETİCİMİZLE  HEP İÇ  İÇEYİZ..

Evet, Veteriner hekim olduğum için köylü ile üretici ile zaten iç içeyiz ,onların yaşamış olduğu problemleri yakından biliyorum. Kendimizin hayvanları da  var ayrıca. Aynı zamanda  köylünün yaşadığı sıkıntıyı onlarla birlikte yaşıyorum. Üreticimize teknik  manada her türlü desteği vermeye çalışıyoruz. Artı bunun yanı sıra televizyon programı yaptığımız için sadece Mustafakemalpaşa değil bütün ülkemizde hayvancılığın gelişmesi adına bildiğimiz bilgileri insanlarımızla paylaşıyoruz. Hz Ömer’in söylediği gibi  “bir harf  öğretenin kölesi olurum” bu manada bu çok önemli. Bizde hiç bir karşılık beklemeksizin sahip olduğumuz bilgiyi hem ekranlar aracılığıyla hem YouTubekanalımız  aracılığıyla insanlarla paylaşıyoruz. Bu ülke bizim ,  bu topraklarda biz yaşıyoruz , ülkemizi seviyoruz ,devletimizi seviyoruz, milletimizi seviyoruz, biz işin tarım boyutundayız biz sanayici değiliz. Sanayi ayrı bir alan , teknoloji ayrı bir alan , Turizm ayrı bir alan, maliye ekonomi ayrı bir alan bizim branşımız tarım ve hayvancılık  biz tarım ve hayvancılıkla ilgili üzerimize düşen görevi yerine getirmeye çalışıyoruz. Yani ülkemiz aslında tarım ülkesi , baktığınızda bir tarım kuşağı içerisindeyiz. Biz istiyoruz ki; Mesela bugün baktığımız zaman Hollanda ile Konya'nın metrekare anlamında aynı büyüklükte  i olduğunu söylüyorlardı. Ben buna  gerçekten açıp baktım. Hollanda'nın yüzölçümü ile Konya'nın yüzölçümü gerçekten birebir neredeyse aynı ama Hollanda o kadar alanda bütün dünyaya her konuda ihracat yapıyor. Maalesef biz Türkiye'deki tarım politikalarının istikrarlı olmasından dolayı bu şekildeyiz işte geçtiğimiz üç dört ay önce et fiyatları mesela biraz yükseldiğinde üretici iyiyken  tüketici   sıkıntıya girmiş   oluyor iki uçlu değnek gibi  bunun çok  yükselmemesi yine  çok alçalmaması lazım. Ustaya demişler ya işte burada mutlaka bunun püf noktasını bulmamız lazım diye aynen o şekilde.

•             Gerçekten çok yoğun bir temponuz var. Siyasi hayatınızdan  olsun ,çalışmalarınızdan  olsun arta kalan   zamanlarınız da neler yaparsınız?

DİNLENMEK ASLINDA BAŞKA İŞ YAPMAK..

Boş zamanlarım pek yok, ama olduğunda  işte ailemle  bu vakti geçirmeyi severim çocuklarımla olmak beni dinlendiriyor. Hatta ve hatta mümkün mertebe dinlenmek dediğim zaman bizim hocamız vardı “dinlenmek aslında başka iş yapmak” derdi. O insanı dinlendiren en önemli şey başka bir şey yaptığı zaman zaten onu dinlendirir derdi. Boş vakitlerimi ailemle geçirmeyi tercih ediyorum, ama sakin bir şekilde gün içerisinde iş hayatı olarak  siyaset olarak hareketli geçtiğünden ,ayrıca  medya tarafı da hareketli olduğu için biz istiyoruz ki ,daha sakin daha dingin bir süreç olsun dinlenelim ve  kendimize gelelim..

2023’E KADAR GİTMEZ GİBİME GELİYOR..

•                 Son bir sorum kaldı Burak Bey işlerinizde yoğun bir çok kişi, yorumcu  seçimlerin yapılması 2023'e  kalmaz dediği gibi , diğer bir kesimde 2023'te normal zamanda seçimler yapılır diye tahminde bulunuyorlar. Sizin bu konuda  fikriniz nasıl erken seçime gider miyiz?  Sonrasında da son mesajlarınızı alırsak sevinirim..

Şöyle söyleyeyim;  Şu anki bu salgınla da birlikte ekonomi çok etkilendi ,oldukça sıkıntılı bir dönem yaşıyoruz, Türkiye çapında, ülke olarak, ayrıca dünya olarak da aynı sıkıntı yaşanıyor. Ekonomik olarak sıkıntı içerisindeydik , bir de bu pandemi işin içine girdiğinde bu daha da arttı, 2023'e kadar bu işin seçimsiz gidebileceğini düşünmüyorum..

YAŞANABİLİR BİR TÜRKİYE

Son olarak, aslında tek bir mesajım var, bizim  Avrupa'ya değil Müslüman ülkelere, İslam alemine yönümüzü çevirmemiz lazım. Biz Müslüman ülkelerle bir türlü bir araya gelemedik, Türk devletleri ile bir araya gelemedik. Biz Erbakan hocamızın da söylemiş  olduğu gibi siyasi olarak hem dünyanın hem ülkenin kurtuluşudur bu aslında. yaşanabilir bir Türkiye demişti ilk hedef olarak, siyasi olarak. Saadet Partisi ve milli görüşün hedefleri aynıdır ,genel Başkanımız Sayın Temel Karamollaoğlu'nun da söyledikleri aynıdır. Birincisi yaşanabilir bir Türkiye. Biz evimizin önünü süpürmezsek başkasına her hangi bir  faydamız olamaz. Biz bunu 1996 yılındaki Refahyol hükümetinde Erbakan Hocamız  “Yaşanabilir bir Türkiye'nin kokusunu verdik, kendisine veremedik”  demişti. O zamanlar hatırlarsınız dar gelirlilerle ilgili olsun , memurlarla ilgili olsun %150'ye varan maaş zammı  vermişti o günler hala hatırlanıyor, bunu  kesinlikle unutulmadı insanlar, hala o günler  o yapılan zamları hatırlıyorlar. Ülke gelişmesi konusunda geleceğe , umutlu yarınlara ulaşılması  açısından yaparsa yine Saadet Partisi yapar yaparsa yine biz yaparız.Buradan Mustafakemalpaşa’da ,Bursa'da yaşayan hemşerilerimiz başta olmak üzere bütün halkıma herkese sevgilerimi, selamlarımı iletiyorum esenlikler diliyorum.