BURSA
Giriş Tarihi : 03-07-2020 09:37   Güncelleme : 03-07-2020 09:37

Vekillik nasipte yokmuş

Yarım asra yakın siyasetin içerisinde bulunan, 'Demokrat' lakaplı İş insanlarımızdan Sami Bilge ile birçok konuya değindiğimiz güzel keyifli bir röportaj gerçekleştirirken, son siyasi macerasını yine kendine özgü kimliği ile yorumladı: "Vekillik nasipte yokmuş"

Vekillik nasipte yokmuş

Özkan YILDIRIM

  • Sami bey son seçimlerde İyi Parti 1. Bölgeden ikinci sıra milletvekili adayıydınız, çok az bir farkla olumsuz sonuçlandı seçimler sizin adınıza. İyi Parti’deki çalışmalarınız nasıl gidiyor, son seçimden bu zamana neler değişti

Millet ittifakı olarak 900 oy daha fazla alabilseydik seçiliyordum, ama her şey kısmet meselesi. Size şöyle bir örnek vereyim, 1977 yılında rahmetli Turgut Özal Milli Selamet Partisi'nden Malatya'dan aday adayıydı. Rahmetli Erbakan, rahmetli Turgut Özal'ı Malatya'dan değil, İzmir'den ikinci sıraya koydu aynen benim olduğum gibi,  250 oyla kaybetti. Doğal olarak 250 oyla kaybedince Turgut Özal'ı  sevenler üzülmüş olabilir ama ardından Demirel hükümeti kurdu  Turgut Özal'ı, Ekonomi Bakanlığı Müsteşarı yaptı. Şimdi protokolde  milletvekilliği daha önce ama Türkiye'nin ekonomisini yönetmek 10 tane, 20 tane milletvekilliğe bedel. Ardından 80 İhtilali oldu milletvekilleri Mamak'ta kodese konuldu. Turgut Özal ekonomiden sorumlu bakan oldu. Turgut Özal 250 oy fazla alsaydı o da Mamak'ta kodeste  olacaktı. 250 oy eksik aldı diye bakan oldu bırakın milletvekilliğini. Ardından  parti kurdu genel başkan, başbakan ve son olarak Cumhurbaşkanı oldu. Bütün bunlar 250 oy eksik aldı diye oldu. Demek ki  merhumun  o seçimde kaybetmesi daha hayırlıymış. Zahiri görünürde. Gerçeğini yine biz bilemeyiz belki Turgut Özal'ın başbakan, cumhurbaşkanı olması belki cennetine vesile olur belki de cehennemine vesile  olur. Onu biz bilemeyiz. Örnek veriyorum, ben   milletvekili  düz mantık  zahiri görüntüde  olmak isterim.

MİLLETE İYİ ÜRÜN SUNMAK HEP ANA HEDEF OLMALIDIR

Belki de orada yanlış verdiğim bir karar benim cehennemime vesile olabilirdi, onun için bize şunu yapmak düşer. Nedir? İş yapıyoruz iş yaparken, bu sözü çok severim ben işin amacı, ticaretin amacı, sanayicinin amacı, millete iyi ürün ve iyi hizmet üretmektir. Amaç bu olmalı. Kar onun mükafatıdır. Amacı kar olarak koyarsan, ana amaç. Yani ben neredeyim ürettiğim ürün isterse çöp olsun, kar edeyim de  ülkeye hiç bir faydası olmasın, ihracat yapayım ülkeye faydası olmasın yeter ki ben kar edeyim. Ana hedef bu olursa ülkeye faydalı olamazsın. Ana hedef ben telefon üretiyorsam  iyi telefon üreteyim insanlara zarar vermesin fayda versin. Kağıt üretiyorsam  iyi kağıt öğreteyim insanlara faydası olsun. Amaç bu olmalı ,kar zaten sonrasında kendiliğinden gelir ,bunun mükafatı olarak. Şimdi onun için amaç olarak sen milletvekili adayı oluyorsun. Diyorsun ki ben bir makamı temsil ediyorum ama sen güzel temsil et mükafatını toplumdan da Cenab-ı Hak’tan da görürsün. Allah böyle uygun görmüş senin zaten görevin yola çıkmak karınca misali. Karınca hacca gidiyormuş, hac niyetine girmiş nasıl gideceksin denilince, gidemezsem bile onun uğrunda ölürüm demiş... Yine Hz. İbrahim'i ateşe attıkları zaman karınca ağzında su taşıyormuş bu kadar suyla ateş söner mi  denilince, Ben de biliyorum ama tarafım  belli olsun demiş. Ben bu uğurda yola çıktım, siyasette insanlarımıza hizmet için yola çıktık biz de bu uğurda yola çıktık ama nasip olmadı. Belki de hak etmedim ,Cenab-ı Hak nasip etmedi belki Cenab-ı Hak beni korudu da  nasip etmedi. Bilemezsiniz neyin hayır neyin şer olacağını. Ben bunu o kadar problem eden biri değilim ben yine iyi bir  İyiParti'liyim . İyi Parti olarak yönetimde vesaire bu  yaştan sonra koşturmak düşünülemez ama genç  arkadaşlarımıza her zaman desteğimizi  vereceğiz. Onun dışında da normal iş hayatımıza da işte  devam ediyoruz, gördüğünüz üzere..

  •    Sami Bey yeni partilerde kuruldu son zamanlarda biliyorsunuz. Gelecek Parti ve Deva Partisi adlarında. Ve bu partilerin Bursa'da teşkilatlarının kurulması ile ilgili birçok siyasetçiye teklifler gittiğini  duymaktayız. Size de bu manada teklif geldi mi acaba?

Cevap vermemeyi daha doğru buluyorum. Ben İyi Parti'liyim Ben bugünkü Türkiye konjektürün de İyi Parti'liyim. Benim için Meral Akşener bütün siyasi liderlerden daha üstte, İyi Parti mevcut partilerden Türkiye için daha iyi hizmet edeceğini inandığım Parti. Yeni kurulan partilerin demokrasi açısından, yarışır olmalarından, alternatiflerin olmasının  ülkemiz için faydalı olduğuna inanıyorum. Yani değişik fikirler her zaman iyidir, rakibim yok istediğim gibi at koştururum yerine muhalefetin de güçlü olmasını istiyorum. Ben yeni partilere soğuk bakmıyorum ama benim partim İyi Parti’dir...

  •    Son birkaç aydır erken seçimin yapılacağı ile ilgili söylemler basında olsun sosyal medyada olsun çok gündemde, siz nasıl görüyorsunuz, sizce erken seçim olabilir mi acaba?

Ben olabileceğini şu an için zannetmiyorum, neden zannetmiyorum? Bugün mevcut meclis sayısı ve başkanlık Recep Tayyip Erdoğan'ın elinde. MHP ile beraber  yeterli sayılarıyla mecliste istedikleri kanunları da çıkartabiliyorlar. %51 ile de başkanlığı almış durumdalar. Şimdi bunu niye riske atsın, zaten kıl payı başkanlık alınmış o günden bugüne de AK Parti’nin eridiği gözleniyor. İktidarı destekleyen partiler eriyor büyük ihtimalle yapılacak seçimleri  tekrardan alma ihtimalleri yok. Diyelim ki; Başkanlığı aldı ama meclisteki çoğunluğu alma ihtimali yok. Neden içinden 2 tane parti çıktı Deva Partisi ve Gelecek Parti’si. Yeni kurulan partiler  CHP'den  3-5   oy , İyi Parti'den de 2-3  oy alabilir ama asıl alacağı oy  AK Parti'den gelecek oylarıdır. O zaman AK Parti’nin milletvekili sayısı düşecek belki de zaman ne gösterir bilinmez bugün açık söylemek gerekirse Deva Partisi de Gelecek Partisi de tek başına seçime girmeleri onlar içinde intihar olur, bugünkü şartlarda ve bugünkü konjektürde. %10 barajını aşma şansları mümkün değil, ama İyi Parti'nin böyle bir sıkıntısı yok. Onun için onlar da ittifaka girer ve girdikleri zaman onların alacakları her oy Tayyip Erdoğan'ın karşısındaki ittifakın hanesine yazılır ve meclise daha fazla milletvekili çıkartmalarına  neden olur.

SUNİ GÜNDEMLERE KANMAYALIM..

Detaylara girersek eleştirecek çok konu var ama ben bunu riske edebileceklerini düşünmüyorum ama niye bunu söylüyorlar gündemi değiştirmek için bunları ortaya çıkarıyorlar. İşte erken seçimmiş, işte darbe gündemiymiş, Ayasofya’nın ibadete açılacağıymış böylelikle  asıl gündemi ortadan kaldırmaya çalışıyorlar darbe diye bir şey yok bundan sonra olması da mümkün değil.. İktidarın her geçen gün eridiğini gördükleri için  acaba daha fazla erimeden bir seçim yapalım mı diye düşünürler mi?,Onada  çok ihtimal vermesem de düşünebilirler  ama ben daha çok gündemi değiştirme taktikleri diye düşünüyorum. Bir sürü konuyu  gündemi değiştirmek için ortaya atıyorlar. Düşünebiliyor musun şimdi Ayasofya’yı  Camii yapalım mı diye gündem oluşturuyorlar Ayasofya'nın camiye dönüştürülmesi ile ilgili ilk olarak İyi Parti verdi meclise  teklif verdi.MHP çekimser, HDP çekimser, AK Parti red oyu kullandı. Şimdi AK Parti diyor ki ben teklif vereceğim. Biz verdik  siz reddettiniz.Bunları vatandaşa iyi anlatmamız lazım, bazıları hala olayın farkında değil..

  •   Yerel seçimler üzerinden  1 yılı az aşkın  bir zaman geçti. Bu bağlamda belediyelerin çalışmaları ile ilgili neler söylemek istersiniz?


BAŞKAN OLSAM İLK İŞİM “DOĞANBEY KONUTLARINI” YIKMAK OLUR.

Henüz daha bir yılı yeni aşmış belediye başkanlarımıza biraz şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum, yani konuşmuş olmak için konuşmayı doğru bulmuyorum, buda bana yakışmaz. Mesela Alinur Aktaş'ın İpek böceğini kaldırmak fikrini ben doğru buluyorum ben bugün Belediye Başkanı olsam ilk icraatım  Doğanbey konutlarını yıkmak olur. Ben bu Doğanbey Konutları yapıldığı zaman o günkü valiye bir iftar yemeğinde “Sayın valim bu kentin Valisi olsam ve Doğanbey Konutları o günkü parayla 200 milyona mal oldu. 200 milyon lira bir şahıs veya bir şirket için çok para bir kent için hiç para 200 milyonluk burayı yıkarım burayı Bursa'nın yapısına uygun 2-3 katı geçmeyen oraya bir meydan yaparım etrafında Çarşı, dükkanlar vesaire gibi turistik alanlar yaparım. Burada  100 metrekare dairesi olanlara  Bursa  çevresinden atıyorum Hasanağa'da 100’er metrekare arsa veririm. Vali bey  “Sami Bey bu dediğinizi ben de yaparım ama valinin  gücü bunu  yapmaya yetmez yoksa ben de yaparım” dedi. Belediye Başkanı olsam, sayın Cumhurbaşkanı ile irtibata geçerek bunun mücadelesini veririm bir önceki söylemiş olduğum gibi projeyi  ortaya koyarım tabi bunun Mimarlar, Mühendisler, şehir  plancıları, buna uygun 50 tane plan yapar ama bu haliyle bırakmam kesinlikle. Bu Doğanbey Konutları dünya Mimarlık tarihinin en kötü projesi seçildi. Türkiye değil, Bursa değil dünya Mimarlık tarihinin bugüne kadar dünyada gelmiş geçmiş en kötü proje seçildi. Düşünebiliyor musunuz…. Şimdi Mudanya Belediyesinin teklifi var, dünkü gazetede diyor ki; Büyükşehir Belediyesi'ne sizin BUDO’yu satacağınızı duyduk. BUDO’ya Mudanya Belediyesi olarak biz talibiz, ayrıca İpek Böceğini de Cumhuriyet Caddesi'nden kaldıracağınızı duyduk biz Mudanya olarak talibiz Güzelyalı'dan Arnavutköy'e kadar denizden bunu gidip gelmek için yapmayı düşünüyoruz diyor. Şimdi eğer Mudanya Belediyesi bunu becerebilirse güzel bir şey ama ben bunu Mudanya'nın normal trafiğin işlediği caddeden yapacağım derse bu olmaz. Bugünkü gazetelerde var Mustafa Dündar'ın Hisar’da  yaptığı çalışmalar doğru kardeşim, hatta bugün aramayı düşündüm. Başkan yoluna devam et diye. Almira Otel’in karşısında yapmış olduğu Meydan çalışmaları da yine doğru. Muhalefet yapmak için muhalefet yapan insanlardan değilim bu ülke bu felsefeden çok büyük çile çekti.

NECATİ BEY’E  OYUMU VERECEĞİM DEDİM...

AK Parti üyesiydim  Necati Bey'e oyumu vereceğim demiştim o zamanlar. Vali Şahabettin Harput'un oğlunun düğününde Ankara'da böyle 20 kişilik falan bir grup, Bülent Arınç bana orada  “Sami Bey  bu duyduğum haber yanlış mı acaba dedi, sizin Necati Bey'e oy vereceğinizin haberini aldım. Recep Altepe'ye oy vermeyecekmiş siniz” diye sorunca  “Doğrudur bakanım, Necati Bey’e oyumu vereceğim” dedim. Birçok arkadaşımız benim  dedem CHP’li, ben de CHP’liyim. Ben efendim 10 yaşından beri  MHP’liyim. Ya isme mi bakıyorsunuz, ben kesinlikle ilkelere bakarım yoksa ben ömrümü verdim MHP’ye. Alparslan Türkeş beni evladı gibi seviyordu. Şimdi yapılan uygulamaların Alparslan Türkeş'in hedefleri ile uzaktan yakından alakası yok. Ben şimdi Bülent Arınç’ı arasam ,buyrun Sami Beyciğim der bana... Yani Bülent Arınç bu ülkede meclis başkanlığı yaptı, Başbakan yardımcılığı yaptı ben kendisi ile gayet iyi tanışıyorum çocuğunun düğününe gitmiş insanım nişanıma gitmiş insanım, Meclis Başkanlığı, Başbakan yardımcılığı yaptığı süreçte  Allah sizi inandırsın bir kere aramadım. Ama sıradan vatandaş  oldu. Ben Bülent Arınç'ı her kandilde her bayramda arıyorum. Bülent Bey  geçenlerde kitap imzalamaya buraya geldiğinde Merinos’a, beni aradı imza gününe geldim gel  görüşelim diye ama ben yurt dışındaydım maalesef olmadı…

HURAFELERDEN  GENÇLERİMİZİ ÇOCUKLARIMIZI KORUYALIM...

    Sami Bey sizinle sohbet güzil... Son olarak neler  eklemek isterseniz vatandaşlarımıza  netür mesajlar vermek istersiniz?

En az hatayı ortak akıl yapar bu unutulmamalı. Hz. Peygamber diyor ki; istişare sünnettir... İstişare işte, demokrasiye uymak, Cumhuriyet'e uymak, vatandaşın fikrini almak istişaredir. Vatandaşın fikrini alarak liyakatlı insanları getirmek bunlar hep istişare. Çıkalım gidelim Ulu Cami’de cuma çıkışında Müslümanlığı tarif et diye soralım 5000 kişiye.. Bakalım ne diyecekler. Ben size söyleyeyim; beş vakit namazında niyazında erkekse sakallı hacı, kadınsa tesettürlü hacı. Peki bu dinin Peygamberine soruyorlar. Müslümanlığın tarifini “Elinden, belinden, dilinden insanların emin olduğu kimsedir”. Elinden, belinden, dilinden insanlara zarar gelmeyen insandır. “Kendini güvende hisseden insandır” diyor. Sen bir insanla  dağın tepesinden onun ipi ile kuyuya inebiliyorsan işte Müslüman o , bu beni bu iple çekmemezlik  yapmaz beni yarı yolda bırakmaz. Peygamber Müslümanı böyle tarif ediyor...Kur'an'da  ayetlerimiz var,  burada Allah her ayetinde  bir şey söylüyor Kardeşim. Denizler mürekkep olsa ormanlar ağaç  bir Fatiha süresi yazmakla bitmez  oradan çıkartacak anlamı... Bunu böyle yaşamamız lazım, liyakatı öne çıkartmamız lazım. Hurafeleri  kesinlikle öne çıkartmamamız lazım. Kur'an'ın peygamberin ışığında Müslümanlığı yaşamamız lazım.. Rabbimize olan yükümlülüklerimizi, ibadetlerimizi yerine getirmemiz gerektiği gibi kesinlikle kul hakkıyla da Allah'ın huzuruna çıkmamamız lazım. Bence zekat bu manada çok önemli, Allah zengine emanet etmiş fakirin hakkını sen bunu vermezsen hangi Müslümanlıktan bahsediyorsun kaç tane zekatını veren adam var bu ülkede. Yüzde kaçtır. Namaz borcun  olduğunda o Allah'la senin aranda kalmış bir şey ama  zenginsen ve zekâtını vermiyorsan bu kul hakkına girmiş oluyor. Gençlere bu konuda doğruları anlatmamız lazım,  Uyduruk, hurafelerden gençlerimizi kurtarmamız lazım bu çok önemli. Son olarak  bütün vatandaşlarıma, hemşerilerime buradan selamlarımı göndermek istiyorum herkese sağlık, sıhhat, afiyet  ve esenlikler diliyorum.