Advert

Uyan Hasan bak neler oldu

Kosova Yunus Emre Enstitüsü, Kosova Türk Temsil Heyet Başkanlığı ve Fotoğrafçılık kulübü işbirliğiyle düzenlenen foto safari için gittiğimiz Prizren’de yolumuz Türk Kültür Sanat Derneği Doğru Yol’a düştü.

Uyan Hasan bak neler oldu

Biz de bu haftaki pazar hikâyemizi Sanatçı ve halk türkü derlemecisi Agim Fişar abimiz’den dinlediğimiz hikâyeyi sizlerle paylaşacağım.

Osmanlı Kosova topraklarından çekilince oradaki insanlar adalet, huzur, güven dışında yani zulme maruz kalıyorlar. Kara günlerin yaşandığı bir dönem oluyor onlar için.

Osmanlı İmparatorluğu Prizren’den çekildikten sonra, üç yıl boyunca Sırplar hâkim olmuş. Sırpların kaldığı üç yıl boyunca bu topraklarda düğün yapılmamış. O yıllarda evlenenler hep karanlıkta, müziksiz ve eğlencesiz evlendirilmişler.

Sırpların gidişinin ardından bölgeye Bulgarlar gelmiş. Bulgar dönemi ise daha ağır bir dönem olmuş. Bulgarların hüküm sürdüğü dönemde öyle bir kıtlık ve yoksulluk olmuş ki insanlar ağaç köklerini bile kaynatıp yemeğe başlamışlar. Hatta bir çuval mısır için Prizren’de insanlar kızlarını köylere gelin vermek mecburiyetinde kaldıkları bir dönem yaşamışlar maalesef.

İşte böyle bir durumda iken Prizren’de yaşanan ve günümüze kadar anlatılan bir zülüm hikâyesini Agim Fişar önce sözlü olarak sonra sazı ile anlatıyor bizlere…

Bayraklı semtinde bir çocuk çeşme başında oynuyor.

O sırada oradan geçen üç Bulgar askeri geçiyor. Çocuk askerlerden birini ıslatmış. Askerde çocuğu tokatlamış. Çocuk ağlayarak evine gitmiş, babası çocuğun ağlama sebebini öğrenince dışarı çıkıp askerle kavga etmeye başlamış. Bulgarlar çocuğun babası olan Hasan efendiyi süngü ile işkence ederek öldürmüşler.

Genç ve yakışıklı Hasan annesinin tek oğluymuş. Kuvveti ve gücü iyi olan Hasan’ı Bulgarlar orada öldürmüşler. Kısa bir sürede bu vahşice yaşanan olay Prizren’de duyulmuş.

Hasan’ın ölümünün ardından annesi evini satmış, gelini ve iki torununu yanına alarak önce Arnavutluk’a, oradan da Türkiye’ye gelmiş.

Hasan’ın annesinin yaktığı ağıt o dönemlerde bilinen ve dilden dile dolaşmış. Daha sonra unutulmaya yüz tutmuş.

Daha sonra ise bu ağıtı Seher Pirana adında yaşlı bir kadından derlemiş.

Ağıtın orijinal yazılış haliyle sizlere aktarayım.

Hasani sorarsen otoz yaşında

Süngilen vurdi Bulgar çeşme başında,

Anasi aglaymış yani başında

Oyan Hasan oyan yavrım bak neler oldi

O cüzel Prizren’ımız tiçene doldi

 

Likadan cüsterır Prizren kalasi

Dibınde çikaymiş suyun alasi

Karalara bürünmiş Hasanın anasi

Oyan Hasan oyan bak neler oldi

Osmanlı kışlaları çufarlen doldi

 

Bajdarana sügüdünde teslim bayragi

Buraya basmiştir çufar ayagi

Vatani satanlar hiç dilidi bayağı

Oyan Hasan oyan yavrum bak neler oldi

Osmanlı saraylari çufarlen doldi

Sizinde yolunuz Prizren’e düşerse Türk kültürünün sadık kapısı Türk Kültür Sanat Derneği Doğru Yol’u ziyaret ederseniz o duyguları yerinde yaşama şansını yakalayabilirsiniz.

Osmanlının oralarda da ne denli insanları güven ve adalet içinde yaşattığını hissedersiniz.

‘Küfür devam eder, zülüm devam etmez.’

 

 

 

BURSA yazar mehmetçetinkaya
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500