Advert

TUTKU ÖTESİ AŞKLA

Tüm aile bireylerinin yönlendirmesinin tam tersine kendi değimiyle resim-çizim’i değil, müziği tercih etti. Ve aldığı bu karardan dolayı da hiç pişman olmadı. Çünkü Açelya Elmas için müzik sadece bir tutku değil, aynı zamanda en büyük aşkı.

TUTKU ÖTESİ AŞKLA

SEVİNÇ ÇELEBİ  

Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda 2 sene opera ve 4 sene müzikal okuyan, müzik eğitimi almasına rağmen profesyonel kariyerine ilk olarak oyunculukla başlayan Açelya Elmas geçtiğimiz yıl “Sevabın Hazır Mı” isimli şarkısıyla müzik dünyasına da “merhaba” dedi ve içtenlikle tüm hayatını ve single çalışmasını agazete’ye anlattı...

Sizi sizden tanıyalım kısaca desek…

İstanbul doğumluyum her şeyden önce. Ancak şu anki karmaşık halinden değil. Bir zamanların güzel İstanbul’undan bahsediyorum. Hani daha mahallelerin mahalle, kültürün kültür ve komşulukların olduğu dönemlerden… Mimar Sinan Üniversitesi mezunuyum. 6 sene kadar batı eğitimi aldım. Broadway, Türk Müzikalleri… İlk iki sene opera okudum. Dört sene de müzikal.

HAYALLERİMİ GERÇEKLEŞTİRDİM

Küçük yaşlardan beri müziğe meraklıydım. Sürekli konservatuarda, sahnede olma hayalleri kurardım. Hiç durmadan şarkı söyler, söz yazar ve ayna karşısında rol yapardım. Sonrasında ailem beni farklı bir alan için hazırlandığımı düşünürlerken, ben gizlice Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nın sınavlarına hazırlandım… Opera - Şan bölümünü kazanıp hayalimi gerçekleştirdim.

SAHNE HAYATIMIN BİR PARÇASI OLDU

Okul yıllarında zaten hep sahnedeydim. O yıllarda bile sahne artık hayatımın bir parçası, vazgeçilmezi haline gelmişti… “Anlat Şehrazat” müzikalinde rahmetli Müşfik Kenter, Candan Erçetin, Meltem Cumbul, Kadriye Kenter gibi çok değerli isimlerle oynadım. Ve ara ara hep sahne aldım. Ancak okul döneminde başlayan oyunculuk hayatım, müziğe ara vermeme neden oldu.

O zamanlar cesaret edemedim

Sonrasında “Ihlamurlar Altında” dizisinin dizi müziklerinden biri olan “Günahkarsın” adlı şarkının sözlerini yazıp kendim yorumladım. Arkasından bir sürü albüm teklifi geldiyse de açıkçası o zamanlar cesaret edemedim. Sonunda doğru zamanın geldiğini hissettim ve ilk single çalışmam ile dinleyicilerimle buluşmuş oldum.

10 PARMAĞINDA 10 MARİFET

Özetle; bir yandan oyuncu, bir yandan şarkıcı, bir yandan yazarım… ve artık mütevazi olmayacağım… Kısacası Açelya Elmas kimliğinde bir sürü özelliği barındıran bir kişiliğe sahip.

Müzik aşkınıza rağmen halk sizi, dizi ve filmlerle tanıdı…

Evet… Her ne kadar çok severek müzik üzerine aldığım altı senelik bir eğitim olsa da, kariyerim oyunculukla başladı. Hatta o kadar güzel başladı ki (Deli Yürek’le) akabinde Eyvah Babam, Lale Devri, Ihlamurlar Altı, Kurşun Yarası, Koçum Benim, Karagül, Hangimiz Sevmedik ve bu zincire bir sürü sinema filmi eklendi. Ve öyle yoğun bir oyunculuk hayatım oldu ki aldığım o müzik eğitimi neredeyse geride geçmişte kaldı diyorduk ki… en son artık dayanamadım ve ‘gönlümden geçeni yapmak istiyorum’ diyerek geçen sene 'single' çıkardım.

“Sevabın Hazır mı” adlı single çalışmanın hazırlık aşaması ne kadar sürdü ve bu projede kimlerle çalıştınız?

“Sevabın Hazır Mı” adlı çalışmamın sözleri çok sevgili Gökhan Şahin’e, müziği ve aranjesi değerli dostum, sahnedeki partnerim Nida Şan’a ait. Şarkı söylemeye karar verdikten sonra dostlarım beni Nida Şan’la tanıştırıp ona emanet ettiler.

Bundan sonra sırada bir albüm projesi olacak mı?

Çok istiyorum ve bu yönde de çalışmalarım var. Single projeleriyle devam edeceğim ve yeni şarkımız da şimdiden hazır.  

Son dönemde yapılan albümleri nasıl buluyorsunuz?

Bence ülkemizde çok güzel albümler yapılıyor ve ortaya başarılı işler çıkıyor. Ben içindeki duyguya ve hissettirdiğine bakıyorum her zaman.

Peki ya sahne ve konser çalışmalarınız olacak mı? Yakın zamanda müzik dışında başlayacak başka bir projeniz var mı?

Yaşanmış bir olaydan sinemaya aktarılan ’Zerk’ filmi vizyon için gün sayıyor. 21 Aralık’ta gösterime girecek olan Zerk filmi özgün hikayesiyle psikolojik gerilim alanında Türk sinemasına farklı bir soluk getireceğine inanıcım tam. Onun dışında görüşmeler sürüyor. Dizi ve sahne görüşmeleri var. 

Zerk filmin kadrosunda kimler var?

Oyuncu kadrosunda Ahu Sungur, Ergün Demir, bendeniz Açelya Elmas, Ali Ertem, Semra Dinçer, Arzu Suriçi, Taner Bahadır, Pervin Ünalp ve Funda Eskioğlu var.  Ayrıca Kurtlar Vadisi dizisinde “Zülfikar Ağa” karakterine hayat veren Halil İbrahim Kalaycıoğlu ile usta oyuncular Kahraman Sivri ve Bülent Seyran da konuk oyuncu oldu. Senaryo yazarlığını ve yönetmenliğini Battal Karslıoğlu’nun yaptığı filmin yapımcılığını ise Bursalı Trio Grup Pictures A.Ş.’den Ali Ertem ve Murat Aktunalı üstlendi.

Bursa'da Neyzen günleri

Bursa demişken, bildiğimiz kadarıyla Bursa Neyzen Balık’ta sahne aldınız. Burada daha ne kadar devam edeceksiniz?

Bursa çok güzel bir şehir ve bende Bursa’yı çok sevdim. Kısa bir süre de olsa haftada bir gün 80’ler ve 90’lar müzikleri eşliğinde Neyzen’de olmaktan büyük mutluluk duydum. Ancak Neyzen’le artık yollarımı ayırdım. Aslında uzun zamandır sahnedeyim. Ama sahnede olduğumu pek kimse bilmiyor çünkü biraz amatörce sahnedeydim.

ÇOK MUTLUYUM

Örneğin Taksim Sanat Evi’nde ön grup olarak yıllarca sahne aldım. Ayrıca Fransız Sokağı’nda da sahne aldım. Şarkı söylemek hep benim içimde ukteydi. Ve şimdi yavaş yavaş artık oraya doğru geçiş yapıyorum. Ve bundan dolayı da çok mutluyum. Kendi sözlerimi yazıyorum. Gerçi singilim kendi sözlerim değil. Bir yandan hayatımı kaleme alıyorum…

KİTAP YAZIYORUM

Oldukça kötü bir dönem geçirdim biliyorsunuz. Ve o dönemle ilgili yazmamı çok isteyen oldu. Zamanla beni örnek alanların ve bir çok kişiye umut ışığı olduğumu öğrendim. Bu sebeple bir yandan o dönemi (kanser olduğum) kaleme alıyorum, bir yandan şarkı sözü yazmaya çalışıyorum.

GÖZLE TEMAS KURANLARDANIM

İlk bir iki saniyem, hatta bir iki şarkı diyeyim, sahneye ve ortama (mekan, insanlar) adapte olmakla geçiyor. Çünkü ben insanlarla gözle temas kuranlardanım. Benim için hep duygular ön planda ve kalplere ulaşmak çok önemli olmuştur. Bende sahneye çıktığımda tam da o iletişimi gözle kuruyorum, kurduğum anda da çok rahatlıyorum. Yaptığım işi çok seviyorum. Fazla duygusal bir insanım. Belki de bu yüzden herhalde insanlara ulaşmayı, aynı dili konuşmayı da çok seviyorum. Muhtemelen havadaki o enerji birbirine tutunuyor ve ondan sonrası kendiliğinden, çok güzel bir şekilde akıp gidiyor.

Şu ana kadar oynadığınız karakterlerden en çok hangisini kendinize yakın hissettiniz?

Şüphesiz ‘Kurşun Yarası’ndaki karakterim derim. Orada savaşçı bir kızı canlandırdım. Bildiklerinin arkasında olan, doğrularından şaşmayan, abisine kafa kaldıran, Atatürk’e, Cumhuriyet geçişine inanıp, fikirlerin arkasından dağlara giden… Bu rol çok hoşuma gitmişti. Gerek savaşçı kişiliyi, gerekse bildiklerinin arkasından gitmesi ve dik kafalılığı karakter olarak bana çok yakındı.

Sanki biraz da kahramanlık hikayelerini seviyorsunuz gibi…

Gerçekten de kahramanlık hikayelerini ve aksiyon işlerini çok seviyorum. Sanırım bana da çok yakıştırıyorlar bu rolleri. Oyunculuk renk katalogu gibi, bir yelpaze. Her renk var içinde. Benim içimde binden fazla karakter var. Oynadığım her rolde de o karakterlerden biri hayat buluyor. Bu da benim mutluluğum. Her insana nasip olmaz böyle bir şey. Ben de o insanları hayata geçirme şansı buluyorum böylelikle.

Daha çok erkeklerin tercih ettikleri farklı spor dallarına da ilginizin olduğunu öğrendik…

Aynen (gülüyor…) Normalde bir bayanın yapmayacağı enteresan şeyleri yapıyorum sanırım. Örneğin 5 yıl boyunca Kick Boks yaptım, halter çalıştım. Silah kullanmayı, kılıç kullanmayı çok iyi bilirim. Dalış yapıyorum… Erkek çocuğu olacakmışım da yanlışlıkla bayan olmuşum sanırım.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500