Advert

Terörden ne farkı var!

“İsteyen istediği gibi elini kolunu sallayıp sınıfa giriyor, öğretmeni sınıftan çıkarıp darp ediyor” diyen Türk Eğitim Sen Bursa 3 Nolu Şube Başkanı Altuğ Meşe, eğitimde şiddetin son bulması için acilen yasal düzenleme yapılması gerektiğini söyledi ve ekledi: “Aybüke öğretmen, Necmettin öğretmen ve daha nicelerini şehit eden teröristlerin yaptığından farklı değil. Biri devletin diğeri milletin geleceğini karartmaya çalışan zihniyet.”

Terörden ne farkı var!

Özlem ATAÇ  
Öğretmene şiddet olaylarına Bursa’da bir yenisi daha eklendi. Nilüfer Nesrin Fuat Bursalı İlkokulu’nda görev yapan öğretmen Hamit E.’nin bir veli tarafından darp edilmesi, eğitimcileri ayağa kaldırdı. Eğitimciler olayın yaşandığı okulun önünde toplanarak “Eğitimde şiddete hayır” diye haykırdı. Öğretmenler adına açıklama yapan Türk Eğitim Sen Bursa 3 Nolu Şube Başkanı Altuğ Meşe, eğitim camiasında bu ve bunun gibi olayların yıllardan beri yaşandığını belirterek, “Biz artık ülkenin gençliğe yol gösteren fertleri olarak daha öncesinde olduğu gibi eğitimin nesnesi değil öznesi olmak istiyoruz. İsteyen istediği gibi elini kolunu sallayıp sınıfa giriyor, öğretmeni sınıftan çıkararak darp ediyor. Gazetelerin üçüncü sayfa haberlerine kadar düşerek bayağılaşan ve her geçen gün sayıları ve niteliği artarak çoğalan eğitimciye şiddet olaylarından bıktık. Sınıfta öğrencilerimizle geleceği, bilimi, aydınlığı konuşurken dışarıya çıktığımızda ‘Acaba bizi kim bıçaklayacak, kim darp edecek?’ düşüncesiyle yaşamak istemiyoruz” şeklinde konuştu. 

BAKAN SELÇUK’A SESLENDİ
‘Bıçak kemiğe dayandı’ sözünün artık eğitimde gerçekleri yansıttığını belirten Meşe, “Bıçak kemiğe dayana dayana o kemik kırıldı. Biz o kırık kemikle artık topallaya topallaya gidiyoruz. Unutulmamalı ki bir memlekette öğretmen topallarsa medeniyet yarışında koşanların olduğu dünyada kaybedersiniz. Milli Eğitim Bakanımız Ziya Selçuk’a seslenmek istiyorum. Eğitim alanında gayretli çalışmalarınızı takdirle takip ediyoruz ancak birinci derecede önemli olan can güvenliğimizi sağlamak yolunda çalışmalar yapmanızı istiyoruz. Derdi devleti ve milleti adına çalışırken evine ekmek götürmek olan cehaletle şiddetin karşısında kendisini koruyacak tek silahı kalem olan biz öğretmenleri artık koruyun. Bizi artık eli sopalı, bıçaklı ve derdini konuşarak değil, kaba kuvvet kullanarak anlatmaya çalışanların insafına bırakmayın. Toplumun en güvenilen kesimi olan ve gerektiğinde yıkılmış bir devleti ayaklandırarak medeniyet yarışına dahil etmeyi başarabilen biz öğretmenler, bu kadar değeri hak ediyoruzdur” diye konuştu. 

MASAL DİNLEMEK İSTEMİYORUZ
“Biz atık masal dinlemek istemiyoruz” diyen Meşe, “Atalarımız ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’ diye ne de güzel söylemiş. Biz icraat istiyoruz. En kısa sürede ‘Öğretmenlik Meslek Kanunu’ çıkarılmalı ve öğretmenlerin özlük hakları iyileştirilerek ‘Öğretmenlik Yasası’ yürürlüğe konmalıdır. Bizim istediğimiz asla dokunulmazlık tarzında bir şey değildir. Artık televizyonu açtığımızda öğrencinin velisi tarafından dersinden çıkarılarak darp edilen Harun öğretmeni, okul çıkışında öğrencisi tarafından bıçaklanan Fatma öğretmeni, makamında saldırıya uğrayan müdür ya da müdür yardımcısıyla ilgili haberleri görmek istemiyoruz” ifadelerini kullandı. 

BİR YASA İSTİYORUZ
Meşe, son olarak şunları kaydetti: “Biz insanca yaşayacağımız, öğretmen onur ve gururunu ayaklar altına alan davranışlara karşı bizi otuz yıl önce şehit edilme hatta öldürülme tehdidine karşı caydırıcılığı olan bir yasa istiyoruz. Otuz yıl önce şehit edilen öğretmen Murat Çağlar’ı, daha acısı dinmemiş Aybüke öğretmen, Necmettin öğretmen ve daha nicelerini şehit eden teröristlerle mücadele nasıl yapılıyorsa bugün görevi başındaki öğretmenin canına kastedenlerle de aynı şekilde mücadele edilmelidir. Biri devletin diğeri milletin geleceğini karartmaya çalışan zihniyet başka türlü açıklanamaz.” 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500